Ya sosyal heyelan ne olacak?

Ya sosyal heyelan ne olacak?

Heyelan bölgesi olduğu gerekçesiyle ilk etapta 1968 evin boşaltılmak istendiği Kadifekale’de halk belediyeye güvenmiyor. Topraktaki kaymayı 30 yıldır bölgeye altyapı hizmeti götürülmemesine bağlayan halk, borçlandırılarak TOKİ konutlarına taşınmaya karşı.


Heyelan bölgesi olduğu gerekçesiyle ilk etapta 1968 evin boşaltılmak istendiği Kadifekale’de halk belediyeye güvenmiyor. Topraktaki kaymayı 30 yıldır bölgeye altyapı hizmeti götürülmemesine bağlayan halk, borçlandırılarak TOKİ konutlarına taşınmaya karşı.
Geçimlerini midyecilikle sağlayan, çocuklarını okutmakta bile zorlanan, çoğu boşaltılan köylerine ziyarete gidecek yol parası bile bulamayan Kaleliler, ellerindeki son güvenceden, gecekondularından da olma endişesi yaşıyorlar.
Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun bilgilendirme toplantısında 1968 konutun sahiplerine toplam 16-17 milyon YTL para ayrıldığını açıkladı. Buna göre ev başına ortalama 8 bin YTL (8 milyar) düşüyor. TOKİ’de verilecek evlerin parasını ödemek için 15 yıl taksit ödemeleri isteniyor.
Kadifekale’de halkın çoğunluğunu, Mardin’de köyleri boşaltılınca göç etmek zorunda kalanlar oluşturuyor. Kadifekale Kültür ve Dayanışma Derneği yöneticilerinden Abdulvahap Dal da Mardinli. Dal, bir yandan bazı evlerde çatlamalar ve kaymalar oluşan İmariye Mahallesi’ni gezdirirken diğer yandan da bize tercümanlık yapıyor.
Abdulvahap Dal, kendilerinin Mardin’den gelmiş olmaları dolayısıyla da ‘tehlike’ olarak görüldüklerini söylüyor,
Uzundere’de yerleştirilmek istendikleri TOKİ konutları çok uzak onlar için. Gönderilmek istendikleri alan için şunları söylüyor Dal: “Dağın başında yapmışlar. Bir adamın 10 nüfusu var, apartman dairesine nasıl gider? Mağdur etmeyeceğiz diyorlar. Nasıl etmeyeceklerini açıklamıyorlar. Kürtler işgal etti diyorlar. İşgal falan etmedik. Ben geldim Giritli bir ev sahibinden parasını verdim aldım. Ancak burada ev alabilecek paramız vardı. Gönül isterdi ki Karşıyaka’da ev alalım. Gönül isterdi ki hiç memleketimi bırakmak zorunda kalmasaydım.”
Okulu, sağlık ocağını kapattılar
Kadifakale’yi boşaltmak için insanları ikna etmek değil, onların yaşam koşullarını zorlaştırma yöntemi seçilmiş. Önce prefabrik ilköğretim okulu kapatılmış, ardından sağlık ocağı. Bankalar ve TANSAŞ da taşınmış. “Yıkmasak yaşamınız tehlikeye girer biz bu sorumluluğu taşıyamayız diyorlar. 30 yıldır nasıl taşıdın bu sorumluluğu o zaman? Yeni mi aklına geldi bize sahip çıkmak. Kesinlikle bu büyük bir yalan. Gerçekten yaşamımız güzelleştirilecekse biz karşı değiliz ama inanmıyoruz” diyor Dal.
Korucu olmadılar diye…
İmariye’nin bir sokağında Ayşe, Zozan, Songül, Rojbin, Rojgin, Deniz, Derya ve Rukiye… Ellerinde onlarca kot pantolon, iplerinden temizliyorlar. 13 yaşındaki Rojgin 5’e kadar okuyabilmiş. 60 yaşlarında Narince Akyol 90’larda korucu olmayı kabul etmedikleri için terk etmek zorunda kaldığı Mardin’in Toptepe köyüne tek bir defa gidebilmiş. “Yıkmasınlar evimizi yıkacaklarsa da hakkımızı versinler. Verecekleri paraya böyle bir ev alabilece miyiz?” diyor Kürtçe. Hasta ama doktora gidecek parası bile yok. 12 kişilik evde tek bir erkek şoförlük yapıyor. Geçimin gerisi kadınların parça başı işine bakıyor.
Menice Akyol en kızgınları; “17 yıldan fazla oldu geleli. Her şeyimizi bıraktık geldik buraya. Bak sabahtan beri bunlarla uğraşıyoruz. 100 taneyi 5 milyona yapıyoruz. 150 tane ancak yapabiliyoruz akşama kadar. Köye nasıl gidelim, gidemiyoruz. Dayımı öldürdüler korucular, yol paramız bile yok? ”
Penceresinde camı bile olmayan harabe bir evde kiracı olan Perihan Su da Mardinli. Kahvede çalışan eşi 5 çocuğundan birini bile okutabilecek parayı kazanamazken TOKİ taksiti ödemesi mümkün değil. 18 yaşındaki Emine ise 1 yaşında ayrıldığı köyünü bir kez bile görmemiş, “Bizim evde kayma yok. Yıkarlarsa kiraya gideriz herhalde. Gitmeyiz TOKİ’nin evine. 17 senedir burayız. Bizi kovdular köyümüzden. Şimdi de köye dönelim diye ellerinden geleni yapıyorlar.”
44 yaşındaki Ömer Çadırcı Kastamonulu. Kadifkale’de doğmuş. Evin kenarında kayan asfaltı ve çökmek üzere olan merdiveni gösteriyor. “Devletin yolunun haline bak. Çağırıyorsun ‘kumu çimentoyu verelim kendiniz yapın’ diyorlar” diye anlatıyor.
Şehmuz Ata ise mahallenin midyecilerinden birisi. 5 çocuğuna baktığı geçim kaynağı midyeciliği bir apartman dairesinde yapması mümkün değil. “Yıkarlarsa gideceğimiz yer yok, dışarıda kalırız” diyor o da diğerleri gibi. (İzmir/EVRENSEL)
Soru işaretleri var

Tolga Çilingir (Şehir Plancıları Odası İzmir Şube Başkanı): Kadifekale’nin jeolojik riskli bir yer olduğunu biliyoruz. Yine de yaşayanların soru işaretleri var kafalarında. Taşınacağımız bölge nasıl bir yer? Gücümüz yetecek mi orada yaşamaya? Sonuçta belediye ‘kalkın buradan gidin’ diyor. Dayatma söz konusu. Karşılıklı bir anlaşma salanması gerekli. İnsanları yerinde tutarak yaşam koşullarını iyileştirmeye dönük dönüşüm sağlanmalı. Benzer bir yaklaşımı Romanların yaşadığı Ege Mahallesi için de önermiştik. Şu anda Ege Mahallesi planları da buranın tasfiyesine yönelik. Yerine rant sağlayacak birtakım unsurlar gelecek. Kültürü yerinde korumak, koşulları iyileştirmek zor geliyor. Kadifekale de Ticaret Odası da dahil herkesin gözünü diktiği bir yer. İzmir daraldı genişleme şansı da yok, ne yapıyor, mevcut alanları yeniden yapılandırıyor.
Ticaret odasının gözü de Kale’de

Kadifekale’de ilginç bir durum da İzmir Ticaret Odası Başkanı Ekrem Demirtaş’ın önce Güzelleştirme Derneği adı altında bölgede dernek kurarak yardım sözü vermiş. Kadifekale’ye 3 milyon turist getirecek teleferik projesini ortaya atmış. Gerisini Abdülvahap Dal anlatıyor, “Ticaret Odası Başkanı belediyeden araziyi istedi. Belediye ile arasında da aynı partiden oldukları halde çekişme var. Şimdi ticaret odasının başkanının Kadifekale’de ne işi var? Bunun altında bir şey var. Başka zaman gelip bizi sormamış ki?
Elif Görgü/Ozan Sürücü
www.evrensel.net