KENT YAZILARI

KENT YAZILARI

  • Bir önceki kent yazılarının konusu da kentler ve susuzluktu. Konu; Ankara’nın içine düştüğü susuzluk ve belediye başkanı İ. Melih Gökçek’in su kesintilerini seçim sonrasına bırakarak Ankara kentini içine düşürmek üzere olduğu korkutucu


    Bir önceki kent yazılarının konusu da kentler ve susuzluktu. Konu; Ankara’nın içine düştüğü susuzluk ve belediye başkanı İ. Melih Gökçek’in su kesintilerini seçim sonrasına bırakarak Ankara kentini içine düşürmek üzere olduğu korkutucu tabloydu. 26 Haziran tarihli yazıda; Ankara’da su kesintilerinin Ağustos ve Eylül aylarına bırakıldığı, okullar açıldığında da su kesintilerinin süreceği, seçim nedeniyle geciktirilen kesintilerin, susuzluktan daha büyük sorunlara yol açabileceği belirtiliyordu.
    Aynı yazıda, İzmir’de Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan tasarruf kampanyasından ve suya yönelik yeni yatırım projelerinden de umutla söz edilmişti. Geçen süre içinde İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından İzmirli’nin sorunu sahiplendiği, kentte ciddi oranda bir su tasarrufu sağlandığı bilgisi kamuoyuna açıklandı.
    Gelecek yıllarda kentlerimizde çok daha ciddi sorunlara neden olması beklenen kuraklık ve suların tüketilmesi, diğer yandan gerek tarımsal verimlilik ve gerekse doğal alanların varlığını sürdürebilmesi açısından da büyük önem taşıyor. Örneğin; geçmiş yıllarda ürettiği tahıl kendisine yeten ülkeler arasında sayılan Türkiye’nin bu yıl ne kadar açık verdiği ve ne miktarda tahıl ithal etmesi gerektiği de geçtiğimiz günlerin basına yansıyan tartışmalarından biriydi.
    Konya Ovası’nda, Gediz Ovası’nda, Büyükmenderes Ovası’nda, Küçükmenderes Ovası’nda yeraltı sularının giderek daha derinlere inmesi, su pompalarının sürekli daha aşağılara salınması, geçmişin bereket veren ırmaklarından bugünlerde fabrika atıkları ve kanalizasyon sularının dışında bir şeyin akmaması oldukça ürkütücü.
    Ortaya çıkan tablo, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün ve kurumun geçmişten günümüze yaptığı işlerin ne derece önemli olduğunun kanıtı. DSİ Genel Müdürlüğü, yaptığı projeksiyonlar ile bir yandan kentlerin uzun yıllarda ortaya çıkacak su gereksinmelerini hesaplayarak baraj ve su temin projelerini geliştirirken, diğer yandan geliştirdiği sulama projeleri ile tarımsal verimliliğinin artmasında önemli rol üstleniyor.
    Yalnızca kentsel ve tarımsal su temini değil elbette kurumun çalışma konuları, son yıllarda önemli oranda ihmal edilmiş olsa da kentsel alanlarda sel ve taşkınlara yol açan dere yataklarının ıslahı, taşkın önleme tesislerinin projelendirilmesi ve yapımı da DSİ’nin geçmişten günümüze yaptığı önemli işler arasında. Kurum, yaptığı çok sayıda olumlu işin yanında, bazı tartışmalı konularla da gündemde yerini aldı son yıllarda. Hasankeyf’i sular altında bırakacak olan Ilısu Barajı ve Allianoi antik yerleşmesini sular altına gömecek olan Yortanlı Barajı bunların başlıcaları.
    AKP iktidarının hüküm sürdüğü, Veysel Eroğlu’nun DSİ’de genel müdür olarak görev aldığı süre içinde, belirli bölgelerde başlatılmış olan içme suyu, sulama ve baraj projeleri sürdürülürken, özellikle kentsel içme suyuna yönelik yeni projelerde yetersiz ve yavaş kalındı. Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, yetkilerin yerel yönetimlere devredilmesi, su temini konusunda büyükşehir belediyelerinin de son yıllarda yetkilendirilmiş olması, yetki ve yetkili sayısını artırırken, çözümü zorlaştırdı.
    Veysel Eroğlu döneminde bilimsellikten uzaklaşarak hızla politikleşen kurumlar arasına katılan DSİ, geçmişte bilimsel olarak ele aldığı pek çok konuda baskıya açık hale gelirken, giderek politikleşti. Tercihlerini kentler, su ve su havzalarından yana kullanması gereken kurum, susuzlukla boğuşan İzmir kenti ile altın madeni arasında madenciden yana tavır almaktan, 50 yıllık baraj projesinden, genel müdür imzalı iki satırlık yazı ile vazgeçmekten çekinmezken, politik olarak oy kaygısı devreye girdiğinde ise eski günleri hatırlayıp birbiri ardına temeller atmaya başladı.
    İzmir’in yaşadığı susuzluğun önlenmesinde büyük önem taşıyan Çamlı Barajı’ndan vazgeçiveren DSİ, Genel Müdür Veysel Eroğlu’nun 22 Temmuz seçimleri için aday olduğu Afyonkarahisar’ı da birden hatırladı. DSİ Genel Müdürlüğü’nün web sayfasının açılışında yer alan yeni çalışmalara ilişkin duyurular oldukça dikkat çekici. Yatırımlar her nedense birden Afyonkarahisar’a yönelivermiş;
    “DSİ’de Afyonkarahisar’a 3 Tesis Daha”, “DSİ’den Afyonkarahisar’a Dev Hizmetler Bolvadin Özburun Barajı’nın Temeli Atıldı”, “Afyonkarahisar İçme Suyu Projesi Dahilinde İçme Suyu Arıtma Tesisi ve İsale Hattı’nın Temel Atma Merasimi Gerçekleştirildi.”
    Genel Müdürleri milletvekili adayı olduğunda Afyonkarahisar’ı, kentte yaşanan su sorununu, Bolvadin’i hatırlayan ve hızla temeller atmaya başlayan DSİ’nin, diğer kentlere de ilgi göstermesi için sık sık seçim yapılması ve genel müdürlerin her seçimde başka bir ilden aday gösterilmesi mi gerekecek?
    Necati Uyar
    www.evrensel.net