Zehir skandalına suç duyurusu

Türkiye’deki zirai ilaçların ruhsatlanmasında, fabrika, imalat ve şikayet kontrollerinde analizlerini yapan Ankara Zirai Mücadele Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nün, her yıl 100’lerce kiloluk zehirli atığı ...


Türkiye’deki zirai ilaçların ruhsatlanmasında, fabrika, imalat ve şikayet kontrollerinde analizlerini yapan Ankara Zirai Mücadele Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nün, her yıl 100’lerce kiloluk zehirli atığı Beypazarı ve Ayaş gibi ilçelerde toprağa gömdüğü yönündeki iddialar üzerine, Beypazarı Belediyesi savcılığa suç duyurusunda bulunma kararı aldı.
Ziraat Mühendisi Salih Ertürk’ün Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na yazdığı şikayet dilekçesi ile gündeme gelen zirai atık iddiaları; Beypazarlı çiftçileri şoka uğrattı. Ankara’da yaşanan çevre skandalına ilişkin açıklama yapan Beypazarı Belediye Başkanı Mansur Yavaş, ilçe nüfusunun büyük çoğunluğunun tarımdan geçimini sağladığına işaret ederek, zehirli atıkların topraklarına gömülmesine şiddetle karşı çıktı.
İnsan ve çevre sağlığının böyle büyük bir tehlikeyle karşı karşıya bırakılmasına sessiz kalmayacaklarını belirten Yavaş, “Beypazarı çöplük değil” dedi. Yavaş, “Zehirli zirai atıkların hangi bölgeye gömüldüğünü yetkililerin açıklamasını istiyoruz. En azından çok geç olmadan alabileceğimiz tedbirler varsa önlemlerimizi almak istiyoruz” dedi. Yavaş, iddialarla ilgili olarak savcılığa suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.
Öte yandan Tarım ve Köyişleri Bakanlığı harekete geçti. Çevre skandalıyla ilgili haberleri öğrenen Eker, bürokratlarını arayarak, olayın detaylı bir şekilde araştırılmasını ve kendisine rapor sunulmasını istedi.
Skandalın ortaya çıkışı
Ankara Zirai Mücadele Merkez Araştırma Enstitüsü’nün, büyük indiksiyon döküm fabrikalarında 2000 derecede imhası gereken zirai ilaç atıklarını Beypazarı ve Ayaş gibi ilçelerde toprağa gömmesi Salih Ertürk isimli ziraat mühendisinin şikayet dilekçesiyle ortaya çıktı. Ertürk, 5 Nisan 2007’de Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker ve Teftiş Kurulu Başkanlığı’na yazdığı şikayet dilekçesinde şunları dile getirmişti:
“Enstitü Müdürü Dr. Ali Tamer, ilaçları imha yoluna gitmeyip, gizli bir şekilde her yıl ayrı bir ilçede bir yere, kanun ve kuralları hiçe sayarak gömdürterek, aklı sıra yok etmektedir.
Yine B Blok’taki ilaç laboratuarlarının giderlerinden akan asitli sular kanalizasyon borularının her yıl delinmesine sebebiyet vermesine rağmen, hiçbir muameleye tabi tutulmadan direkt atık su kanallarına atılan bu kimyasal maddelerin altyapıya verdiği zararlar da işin bir başka boyutunu teşkil etmektedir.” (Ankara/ANKA)
www.evrensel.net