Kırmızı beyaz Nazi kıtaları

İstanbul Küçükçekmece’de Kürtlerin evlerine saldıran ülkücü grubun kırmızı beyaz tek tip elbise giydiği bildirildi. Saldırı sırasında sokak başında bekleyen arabaların sinyal yakarak birbirine işaret verdiği iddia edildi.


İstanbul Küçükçekmece’de Kürtlerin evlerine saldıran ülkücü grubun kırmızı beyaz tek tip elbise giydiği bildirildi. Saldırı sırasında sokak başında bekleyen arabaların sinyal yakarak birbirine işaret verdiği iddia edildi. Evleri taşlanan Kürtler, daha önce de benzer saldırılara uğradıklarını dile getirdiler.
Küçükçekmece’ye bağlı Halkalı Bezirganbahçe Mahallesi’nde toplu konutlarda oturan Kürt aileler, pazartesi gecesi ülkücülerin saldırısına uğradı. İddialara göre Bin Umut İstanbul 3. Bölge Bağımsız Milletvekili Adayı Sebahat Tuncel’in ses aracı, Kürtlerin yaşadığı toplu konutların bulunduğu siteye girmek istedi. Ancak sitenin güvenlik elemanları, ses aracını engellemek istedi. Site sakinleri ise olaya tepki gösterdi. Akşam saatlerinde başlayan gerginlik, saat 23.00 sıralarında ülkücülerin saldırısına dönüştü. Kırmızı beyaz tek tip elbise giyen ve sayıları 100 ile 150 arasında değişen ülkücü grup, “Kürtleri burada istemiyoruz”, “Ya Allah Bismillah” sloganları atarak Kürtlerin yaşadığı evlere satır, bıçak ve sopalarla saldırdı. Olay sırasında dört kişi yaralandı.
Saldırıya uğrayan Kürtler, kentsel dönüşüm projesi kapsamında yaklaşık 5 ay önce Ayazma’daki evleri yıkılarak TOKİ’nin toplu konutlarına yerleştirilmişti.
‘Üç dört kişi organize ediyordu’
Daha önce de benzer saldırılar yaşadıklarını belirten Orhan Yanar, olay anını şöyle anlattı: “Kırmızı ve beyaz tek tip elbise giyen 100 ila 150 arası bir grup, ‘Allahü ekber’, ‘Apo’nun p...leri’, ‘Biz burada PKK’lileri barındırmayacağız’ diye slogan atıyorlardı. Çocuğu üçüncü kattan indirip bıçakladılar. Üç dört kişi olayı organize edip ‘şuraya saldırın’ diyorlardı. Saldırın dedikleri yerler Kürtlerin oturduğu evlerdi.”
Sitedeki 27 blokta çoğunluğunu Kürtlerin oluşturduğu ailelerin oturduğunu dile getiren Yanar, saldırının bilinçli olarak yapıldığını kaydetti. Saldırganların siteden çıkarken polisle karşılaştığını ama herhangi bir işleme tabi tutulmadıklarını anlatan Yanar, “Polis gelir gelmez bize su sıktı. Bu gerginliği daha da artırdı” diye konuştu.
‘Küfür ediyorlardı’
Saldırı sırasında başından yaralanan Fevzi Koçak ise gergin geceyi şöyle anlattı: “Biz zannettik, asker yolluyorlar. Hanımla balkona çıktım. Kürtlere ana avrat küfür ediyorlardı. Ben dedim ‘Arkadaşlar ayıp değil mi, niye küfür ediyorsunuz? Mahalleye baskın yapıyorsunuz. Size yakışıyor mu?..’ Bunu demem üzerine ‘Ulan sizin çocuğunuzu çoluğunuzu...’ diye küfür ettiler. Eğer o an aşağı inmeseydim kendimi şerefsiz hissederdim. Aşağı indim. Üç dört kişi kırmızı beyaz elbise giymişler yönlendiriyorlardı. ‘Şuraya şuraya saldırın’ diye... Sonra taşlar gelmeye başladı. Taşlardan biri kafama denk geldi. Kafamdan kan geldi. Ben tekrar eve çıktım. Aynı elbise giymişlerdi. Kırmızı beyaz giymişlerdi, yüz kişiden fazlaydılar...”
‘Silah sesleri geliyordu’
Bir süre sonra silah sesleri duymaya başladıklarını belirten Koçak, “Korktuk. Balkondan içeri girdik. Can güvenliğimiz yok. Saldırgan grup siteden çıkınca, küçük bir polis otosu geldi, bir saat ile bir buçuk saat sonra. En son çevik kuvvet geldi. Polis gelir gelmez su sıktı. Buna tepki göstermek isteyenler taş attı. Bizim can güvenliğimiz niye yok? Biz de bu vatanın vatandaşıyız” dedi.
Kardeşçe yaşamak istediklerini vurgulayan Koçak, yetkililerin herkese eşit davranmasını istedi. (İstanbul/EVRENSEL)

Provokasyona karşı sağduyu çağrısı

DTP, EMEP ve İHD’den oluşan bir heyet, mağdurları ziyaret ederek olay hakkında bilgi aldı. Heyeti, DTP Küçükçekmece İlçe Başkanı Hüseyin Barış karşıladı. Ziyaret sırasında konuşan DTP İl Başkan Vekili Halil Aksoy provokasyonlara karşı soğukkanlı olunması gerektiğini belirterek “Birileri sorumluluk duymuyor. Kanla beslenmek istiyor. Biz ne burada, ne başka yerde kan dökülmesini istemiyoruz. Tahrike gelmeyelim ve birbirimize sahip çıkalım. Tepkimizi demokratik çerçevede dile getirelim” dedi.
EMEP İl Başkanı Güven Gerçek ise mağdur ailelere geçmiş olsun dileğinde bulundu. Gergin bir sürecin yaşandığına dikkat çeken Gerçek, “Meydanlarda izliyoruz. Burjuva partilerin yaptığı siyaset ortada. İp atarak, şovenizm, linç kültürü, bununla belirli hareketler geliştirilmek isteniyor. Buna karşı soğukkanlı olmak lazım. Bu tür provokatif hareketlere karşı verilecek en güzel cevap, evleri kapı kapı gezerek, mahalle mahalle gezerek, buradaki bağımsız adayı mutlaka seçmemiz gerekir. Halkla, emekçilerle birleştikçe büyüdükçe onlar ister istemez sinmek ve gerilemek zorunda kalacaklardır” diye konuştu.
İHD MYK Üyesi Doğan Genç de provokasyona karşı dikkatli olunmasını istedi.

Nazi Kıtaları ne yapmıştı?

1933’te nazi partisi iktidara gelmeden önce Almanya’da halk kitleleri üzerinde baskı kurmak, muhalif görüşleri sindirmek, sokak kavgalarında ve mitinglerde şiddet kullanarak taraftar toplamak amacıyla sarı gömlekli paramiliter güçler örgütledi. Hücum kıtaları (SA) olarak adlandırılan bu güçlerin bir benzeri de İspanya iç savaşında Franko’nun kara gömleklileridir.

Savran: Biz Kürtleri her yerde istiyoruz

İstanbul 2. Bölge Bağımsız Sosyalist Adayı Sungur Savran, saldırıyla ilgili olarak yaptığı yazılı açıklamada, “Faşistler Kürtleri İstanbul’da istemiyor olabilirler. Kürtler bizim kardeşlerimizdir ve biz onları her yerde istiyoruz, Meclis’te de. Kürtlerin kendi temsilcilerini Meclis’e yollama hakkını engellemek, kimsenin haddine düşmemiştir! Biz asıl faşistleri istemiyoruz” dedi.
Şerif Karataş
www.evrensel.net