‘Ezilen hep bizik!’

‘Ezilen hep bizik!’

Milletvekili adayı gider mi hiç inşaata. Hem de asansörsüz 15. kata. “Biz gideriz” diyor EMEP adayları ve tırmanıyorlar birer dağcı gibi tek tek. ‘Yapıcılar’ inşa ediyorlar inşaatı, sıva çekmekten yorgun düşmüşler ve...


Milletvekili adayı gider mi hiç inşaata. Hem de asansörsüz 15. kata. “Biz gideriz” diyor EMEP adayları ve tırmanıyorlar birer dağcı gibi tek tek. ‘Yapıcılar’ inşa ediyorlar inşaatı, sıva çekmekten yorgun düşmüşler ve yemeklerini bekliyorlar. Hemen milletvekillerine oturacak bir yer ayarlıyor ‘sıvacı Ahmet’ arkadaşımız. “Bekleyin, birazdan toplanırız yemeğimizi yer ve sohbet ederiz” diyor. Hemen işinin başına dönüyor Ahmet usta yoksa sıvalar kuruyup çatlayacak. Hepimiz bekliyoruz. Bu arada haber geliyor ki yemekler zemin kata gelmiş. Hep birlikte iniliyor.
İşçiler hemen pay ediyorlar kıymalı pideleri, “hadi” diyorlar. Siyaset ‘anında’ başlıyor pidenin sıcaklığı ve dumanı arasında. İşçilerden en kıdemlilerinden biri hemen alıyor sözü: “Kim görecek işçiyi bu pisin kirin arasında, hangi siyasetçi ziyaret edecek”; Ahmet usta hemen giriyor lafa; “kim olacak tabii ki EMEK’çiler” diyerek tartışmayı alevlendiriyor. Halil usta da başlıyor hükümete vurarak, “Baksana Tayyip’in yakını Kayseri’de doğal gaz şirketinin başındaymış. Hepsi anasının gözü. Peki biz ne yapacağız düşünen yok ki. Yazın çalış kışın yat. Bu politikacılar bunu görsünler esas.”
EMEP Milletvekili Adayı Hasan Daşkın partinin politikalarını, işçilere bakışını özetliyor. “EMEP sadece seçimlerde değil; işçi sınıfının mücadelesinde gücü yettiğince bulunuyor, emekçileri aydınlatıyor ve sermayeye karşı güç oluşturmak için var gücüyle koşturuyor” diyerek işçi Halil’e katkı yapıyor. İşçiler de Hasan Daşkın’a katılarak, öfkeyle; “Hocam zaten sermaye kesimi bizi görmez ki! Yalana ve vaatlere karnımız tok artık. Ezilen hep bizik!”.
İşçiler genelde Avşar olduklarını ve oylarının bir kısmının MHP’ye çoğunun da AKP’ye gittiğini söylüyorlar. “Ne yapak, oylar araya gitmesin diye AKP’ye verdik” diyen Halil ve diğerleri, “Artık bu seçimde de hayırlısı neyse o olur” derken, Ahmet “Yok arkadaş bu sefer oylarımız araya değil namuslu bir yere gitsin. Aha onlar da burada zaten kardeşim” diyor. Milletvekili adaylarından Doğan Öner de işçilerden sadece oy değil mücadele için de talepleri için de birleşmelerini istediklerini ifade ederek, işçilerin sendikalarında, derneklerinde birleşerek sermayeye en iyi cevabı verebileceğini, seçimleri de buna vesile olması için değerlendirmek gerektiğini söylüyor.
Pidenin sıcağıyla başlayan toplantı çayın sıcağında ve dostluk içinde biterken, işçilerden bazıları “oyların rengi herhalde belli oldu bu sefer” diyerek bizleri uğurluyorlar ve yapılarını inşa etmeye dönüyorlar.
Yakup Aslandoğan (KAYSERİ)
www.evrensel.net