Halk plajlara doldu

Halk plajlara doldu

Tatile gidemeyen İstanbullular hafta sonunu fırsat bilip en yakındaki sahilleri doldurdu


Tatil yapamayan İstanbullular hafta sonları plajlarda alıyor soluğu. Denize iç çamaşırı, elbise ya da şortla girenlerin sayısı azımsanmayacak kadar çok. Belediye ucuz fiyata mayo satıyor, fakat kimi parası olamadığı için kimi de denize mayo ile girmek istemediği için almıyor.
İnsanların denizle buluştuğu yerlerden birisi de Caddebostan Plajı. Buraya daha çok Kadıköy, Kartal, Pendik, Ümraniye gibi yerleşim yerlerinden geliyor, deniz özlemini gidermek ve serin bir gün geçirmek isteyenler.
‘Bir tatil de biz yapalım’
Kızı Sultan denize gitmek için ısrar edince Kadıköy’den Caddebostan’a gelmiş Öner Şeker. “Suyu temiz değil, hatta kirli bile diyebiliriz” diyen Şeker, yine de buraların kendileri için büyük lüks olduğunu belirtiyor. Şartlar müsait olmadığı için tatile gidemediklerini söyleyen Şeker, “Bir tatil de biz yapalım dedik bir günlüğüne ama yarın da iş günü maalesef” diyor. Büyükannelerini Bursa’dan ve Eskişehir’den kardeşi ve yeğenleri ile ziyarete gelen Hüseyin Yılmaz, plajın çok taşlı, yosunlu ve pis olduğunu söylüyor. “Yüzme yeri olduğu için çok fazla bakım yapmamışlar. Özen göstermemişler” diyen Yılmaz, biraz daha özen gösterilse, insanların çok daha iyi zaman geçirebileceğini söylüyor.
Hafta sonunu fırsat bilen altı arkadaş; Pınar, Sema, Seyfettin, Şaban, Veysel ve Celal de sahilde oturmuş batak oynuyorlar. Erkeklerin kızlara hem arkadaş hem de ‘koruma’ olarak geldiklerini belirtirken Pınar, “Tek başımıza gelip burada oturamayız” diye konuşuyor. Ama yine de yakın olduğu için ve fazla bir alternatifleri olmadığından burayı tercih ettiklerini ifade ediyor.
Plajın cesur kızları!
Rahatsız eden bakışlara aldırmadan gelmiş dört genç kız Pendik’ten Caddebostan’a. “Deniz keyfi nasıl gidiyor” diye sorduğumuz da Aslı Ateş, “Gitmiyor. Göz hapsindeyiz. Sinir oluyorum, rahatsız oluyoruz. Bir kere sabahtan beri laf yetiştirmediğimiz yer kalmadı” diye dert yanıyor.
“Dört kız denize çıkabilmeye cesaret edebildik. Biz Bodrum’a nasıl gideceğiz? Havuza falan da veremiyoruz bir dünya para. Bir cumartesi-pazarımız var. Bu sıcakta evde mi duralım” diye sorarak yine denizin keyfini sürmeye çalıştıklarını dile getiriyorlar.
Dilşah Erdönmez ise “Çok farklı insanlar geliyor. Çok rahat dolanıyor erkekler. Hakikaten bayan olarak rahatsız oluyoruz. Göz ile taciz ediyorlar. Ne diyeceğiz ki? Adamın gözüne de bant çekecek halimiz yok” diyor. (İstanbul/EVRENSEL)
Sevim Kahraman / Özgür Cengizbay
www.evrensel.net