Memurlar AKP’den çok çekti çook

Memurlar AKP’den çok çekti çook

Kamu emekçileri ile AKP ilk kez 15 Ağustos 2003’te toplu görüşmelerde karşı karşıya geldi.


Kamu emekçileri ile AKP ilk kez 15 Ağustos 2003’te toplu görüşmelerde karşı karşıya geldi. Toplu görüşmelerde emekçiler, hükümetten temmuz ayından geçerli olmak üzere taban aylıklara 25 YTL zam yapılmasını, 135 YTL ise ikramiye olarak verilmesini istedi. 2004 yılı için ise her iki ayda yüzde 20’şer zam yapılması istendi. Hükümet bu talepleri kabul etmedi. Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin 2003 Eylül ayında, memurları da ülke sorunlarına duyarsızlıkla suçladı. Verilecek zammın yüzde 12’yi geçmesi halinde bütçe dengelerinin sarsılacağını ileri sürdü. Ve nihayet ilk altı ay için yüzde 6, ikinci altı ay için yüzde 6 zam yapıldı. Bir defa olmak üzere 160 milyon lira ödendi.
Öneri karşısında KESK Ankara’da eylem yapmaya karar verince, Başbakan Erdoğan, KESK’i antidemokratik olmakla ve halkın huzurunu bozmakla suçladı.
Hep bütçeye yük oldular!
2004 görüşmelerinde memurlar, ortak taleplerle hükümetin karşısına çıktılar. Kamu emekçileri, 481 milyon lira olan en düşük devlet memuru maaşının net 840 milyona çıkarılmasını istediler. 25 Eylül’de açıklama yapan Bakan Şahin, sendikaların taleplerinin bütçeye getireceği yükü 72 katrilyon lira olarak açıklarken, sendikalar bu rakamın 20 katrilyonun da altında olduğunu bildirdi.
Hükümet, Başbakan’ın araya girmesiyle kamu emekçilerine yüzde 10’luk bir artış yaptı. Bu, günlük 1 milyon 200 bin liraya karşılık gelen bir miktar oldu.
Tehdit edildiler
2005 yılında ise en düşük memur maaşının 950 milyon lira olması istendi. Hükümet ise her ki altı ay için yüzde 2.5’er zam dayattı. Talepleri kabul edilmeyen emekçiler alana çıkma kararı aldı. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, verdikleri zammı kabul etmeyerek alanlara çıkacakları tehdit etti. Bakan açıklamasında; “Devlet hiçbir tehdide boyun eğmez. Bu bir suçtur. Yeniden bir yerlere çarparsınız, bir yerlere toslarsınız” sözlerini kullandı.
2006 yılının birinci ve ikinci 6 aylarında yüzde 2.5’er zam, 40’ar YTL seyyanen ödeme yapılması kararlaştırıldı. Hükümet, bu zamla en düşük maaşın 750 YTL olduğunu söyledi. Memurlar, bunun aslında 649 YTL olduğunu açıkladılar.
2006’da ise hiçbir maddede yer almamasına karşın Şahin, yetkili konfederasyon olarak Kamu-Sen’i ilan etti. Amaç, konfederasyonları bölmekti. 2006 yılında yüzde 2.5 zam yapılması ve enflasyonun yüzde 4.88’e çıkması nedeniyle aradaki farkın ödenmesi tartışması yaşandı. Maaş zamları için yüzde 4 zam dayattı. Bunun üzerine memurlar eylem kararı aldı. Bakan Şahin bildik üslubunu kullandı: “Memurların yüzde 46’sının evi var, demek ki memurların araçları var, otopark sorunu yaşıyorlar ki bu talep karşımıza geliyor, daha fazla vermemiz mümkün değil.” Bir önceki yıl TİS ve grev sözü veren Şahin, grev yapacağını bildiren KESK’i, “Bir konfederasyonumuz grev, boykot yapacakmış. Talihsiz bir beyan. Memurların grev hakkı yok. Çoluk çocukları var. Yarın mağdur olurlar” sözleriyle tehdit etmeyi ihmal etmedi.
Kamu emekçileri, AKP’iktidarı döneminde toplu görüşmelerin hiçbirinden istediklerini alamadılar. Yeri geldi tehdit edildiler, yeri geldi birbirlerine düşürülmeye çalışıldılar...
Güvencesiz çalıştırmak istiyor

AKP Hükümeti, Kamu Personel Rejimi Yasası ile de memurlara güvencesiz çalışma ve performans kriterleri dayatmak istedi. Sözleşmeli çalışma ile emeklilik, memur için de hayal olurken, grev ve siyaset yapmak da yine yasaklar arasında yer alıyordu.
Taslağın bütününde egemen olan sözleşmeli çalışma, bir yıllık süre ile geçerli olacak. Sözleşmenin uzatılıp uzatılmayacağı, personel hakkında verilen rapora, notlara, amirlerin tutumuna göre belirlenecek. Esnek çalışmanın egemen olacağı taslakla fazla çalışma ücreti kaldırılıyordu. Yeni düzenlemede personel, işin yoğunluğuna göre kimi zaman fazla, kimi zaman az çalıştırılacağı için fazla mesai ücretine yer verilmiyordu. AKP döneminde özellikle sözleşmeli çalıştırma yaygınlaştı. Öğretmen alımlarında binlerce yeni öğretmen atanacağı açıklamaları da yapan hükümet, bu atamaların büyük bir bölümünü sözleşmeli olarak yaptı.
En büyük kadrolaşma

Başbakan Erdoğan, 2003 yılı Mayıs ayında Ulusa Sesleniş Konuşması’nda şunu diyordu: “Bizden önceki 57. hükümetin işbaşında kaldığı 3.5 yılda yaptığı üst düzey atamaların toplamı 1698’dir. Eşsiz kadrolaşma işte budur.” AK’nin işbaşına geldiği günden 2006 Aralık ayına kadar geçen 4 yıllık sürede 4 bin 316 kişi atandı. Cumhurbaşkanı’ndan dönenler de atanmış olsaydı bu rakam 4 bin 761’e çıkacaktı. Danıştay’a giden dosyalardan 32 bininin kamu görevlileriyle ilgili uyuşmazlıklar olduğu kayıtlarda belirtiliyor. Bu rakamın, bir yıl içinde görev yerleri değiştirilen kamu görevlilerinin açtığı dosya sayısı olduğu ifade ediliyor. AKP’nin, kendine yakın sendikaya üye olmayanları ve bu sendikalara üye olanları sürgüne yolladığı ise bir başka gerçek. AKP’nin tüm kamu kuruluşlarında yaptığı atamalar ve tayinler kamuoyunda en çok tartışılan konular arasında yer aldı. Kendi yandaşlarının atamalarının yapılmasını isteyen kişiler, bakanlardan ya da Başbakan’dan istekte bulunurken televizyon kameralarına yakalandılar.
Maaşlar eridi

AKP döneminde memur maaşları şöyle bir seyir izledi:
  • Emekli sandığı kesenekleri 1 puan artırıldı.
  • Vergi iadelerinden dolayı çalışanların yıllık kaybı 600 YTL olacak.
  • Özelleştirme nedeniyle 147 bin kamu çalışanı işini kaybetti.
  • Kira yardımı kaldırıldı.
  • Çalışanlar arası sınıf ayrımcılığı yapıldı.
  • Çalışanların üretimden aldıkları pay 2002’de yüzde 8.44 iken 2006’da 7.36’ya düştü.42003 yılında TÜFE artışı yüzde 18.40 oldu, maaşlar ise 14.5 arttı. Büyüme yüzde 5.9 olarak gerçekleşti. Reel kayıp –9.8... 2004 yılında memur maaşları 12.3 arttı. TÜFE 9.3 arttı. Büyüme 9.9 olarak gerçekleşti. Reel kayıp –6.9 oldu. 2005 yılında ücretler yüzde 10.5 arttı, TÜFE 7.7 arttı. Büyüme 7.6 oldu. Reel kayıp –9.7 oldu. 2006 yılında ücretler yüzde 7.5, tüfe 9.7 arttı, büyüme 5 oldu. Reel kayıp –7.15 oldu. Büyümeden alınmayan pay nedeniyle 2006 yılında ortalama memur maaşı 895 YTL oldu. Sadece büyümeden pay alsaydı bu rakamın 1166 olması gerekiyordu. (Aradaki fark 271)
  • KESK Araştırma Merkezi (KESK-AR) tarafından yapılan araştırmanın sonuçlarına göre 2006 yılında kamu emekçilerine ortalama olarak yüzde 3.9 şeklinde yansıyan ocak ayı artışı, pek çok ürün için 4 aylık enflasyona yenildi. Kira karşısında 4 ayda yüzde 2.55 reel kayıp yaşayan kamu emekçilerinin ücretleri, ekmek karşısında ise yüzde 2 eridi. Gıda ürünlerinin bütünü için kayıp yaklaşık olarak yüzde 4’ü buldu. Yıllık bazda kayıp ise kira karşısında yüzde 9, ekmek karşısında yüzde 5 olarak gerçekleşti. Araştırma sonuçlarına göre ocak zammı karşısında kamu emekçisinin 4 ayda alım gücünü kaybettiği ürünlerden bazıları ise şunlar oldu: Ekmek, bulgur, makarna, şehriye, tavuk ve beyaz peynir.
    AKP’nin programından

    Temel Haklar ve Özgürlükler
  • Memur statüsünü yeniden belirleyecek, memurların sendikal örgütlenmelerini ve haklarını yeniden ele alacaktır. (s.15)
  • Sendikalar ve siyasal haklar konusundaki engeller ile siyasilerin kamu görevlileri üzerindeki gereksiz müdahaleleri ortadan kaldırılacaktır. (s.36)
    Açıklamalar
  • 2004 yılı toplu görüşmelerinde Erdoğan, “Sizlere grevli toplusözleşmeli sendikal haklar vereceğiz, daha ne istiyorsunuz” demişti.
  • Adam iş beğenmiyormuş. İlla memur olacakmış, Memur olunca ne yapacak? Yan gelip yatacak. Sonsuza kadar güvence. Nerede bu yoğurdun bolluğu? R. T. Erdoğan/Şubat 2005/Gaziantep)
  • Devletin büyüklüğüne baktığımızda memur sayısı çok fazla değil ama kayıtlı memurun üçte biri çalışmadan maaş alıyor. Yükünü siz taşıyorsunuz. Ali Coşkun/Polatlı Ticaret Borsası/8 Nisan 2006)
    ‘Ak’ değiller

    Kamu-Sen Başkanı Bircan Akyıldız:
    İktidar olmadan önce işçilerin, kamu emekçilerinin, yoksullarının sorunlarını çözeceklerini söyleyerek başa geldiler. İktidar olduktan sonra icraatlarıyla bizler için ‘Ak’ olmadıklarını gördük. Toplu görüşmelerde gerçek yüzlerini gördük.
    Grev ve toplusözleşme talebimizde ısrarlıyız. Üyelerimiz kendilerine bunları yapanlardan hesap soracaklar.
    Sevdiğim işi yapmayacağım

    Sözleşmeli öğretmen Sinan Akpınar: AKP iktidarı döneminde kamu emekçileri içinde en fazla zorluğu sözleşmeli öğretmenler çekti. Girdikleri ders saati kadar ücret alan, sosyal haklardan yararlanamayan ve iş güvenceleri yöneticilerin iki dudağı arasında olan sözleşmeli öğretmenler, yoksullukla boğuşuyorlar. Gaziosmanpaşa’da 3 yıldır sözleşmeli öğretmen olarak çalışan Sinan Akpınar, yaz tatilinin başlamasıyla birlikte tatilde çalışacağı yeni bir iş aramaya başladı. Bilgisayar öğretmenliği yapan Akpınar, ayda 450 YTL ücret alıyor, fakat bu ücret 250 YTL’ye kadar inebiliyor, çünkü okul tatil edilirse, hastalanıp derslere girmezse alacağı ücret düşüyor. İlk sözleşmesi yapıldığı zaman kendisine kadro vaat edildiğini anlatan Akpınar, geçen süre içinde yeni atamalar yapılmasına rağmen durumlarında hiçbir değişiklik olmadığını dile getirdi. “Ders anlatırken bir gözüm sürekli kapıda, sanki müdür gelecek, ‘Kadrolu öğretmen atandı, artık git’ diyecek diye diken üstündeyim” diyen Akpınar, AKP tarafından kendilerine verilen sözlerin tutulmasını istediğini söyledi. Öğretmenliği severek yaptığını ifade eden Akpınar, bazen pes etme noktasına geldiğini ifade etti.
    www.evrensel.net