EKONOMİ DÜNYASI

EKONOMİ DÜNYASI

  • Pazar günü yapılacak milletvekili seçimlerine iktidar partisi olmanın bütün avantajlarını kullanarak giren AKP, seçim beyannamesi ve seçim ilanlarında “Yaptığımız, yapacaklarımızın garantisidir” yaklaşımına dayanıyor.


    Pazar günü yapılacak milletvekili seçimlerine iktidar partisi olmanın bütün avantajlarını kullanarak giren AKP, seçim beyannamesi ve seçim ilanlarında “Yaptığımız, yapacaklarımızın garantisidir” yaklaşımına dayanıyor.
    İlanlarda AKP iktidarının başarısı, gerçekleştirilen ilklerle açıklanıyor. AKP iktidarının başarı olarak ortaya koyduğu ilklerin ne kadarının başarı, ne kadarının gerçeğin çarpıtılması, ne kadarının gerçekte hüsran olduğuna ilişkin düşüncelerimizi açıklamak istiyoruz.
    ·AKP, iktidarlarında bir yılda 20 milyar dolar küresel sermaye çektiklerini övünerek açıklıyor.
    ·Dünyanın en yüksek reel faizini ödeyerek, ülke emekçilerinin yarattığı değerleri yerli ve yabancı fonlara faiz olarak veren, dünyanın en tatlı kazancını elde edenleri vergilemeyen AKP iktidarının, küresel sermayenin gelmesinden mutlu olmasını emekçilerin dikkatine sunuyoruz.
    ·AKP, iktidarlarında enflasyonun tek rakamlı sayılara düşürüldüğünü ve büyük başarı kazandıklarını iddia ediyor.
    ·Ulusal paranın aşırı değerlenmesi ve enflasyonun düşürülmesini amaç edinen IMF patentli ekonomik program sonucunda, enflasyonun düşürüldüğü gerçektir. Ancak 2006 yılında bütçede öngörülen yüzde 5’lik enflasyon oranının yüzde yüz yanılmayla yüzde 10 düzeyinde gerçekleştiği ve öngörülen enflasyon oranında ücretleri artan milyonlarca emekçinin enflasyona ezdirildiği daha somut bir gerçekliktir. Bunun bilincinde olan AKP iktidarının, enflasyon konusunda rakam vermediği “düşük” vaadi dikkatten kaçmamalıdır.
    ·AKP, iktidarları döneminde borç stokunun eridiğini, IMF borçları dahil borçların azaldığını ve iktidarları döneminde özel sektörün harekete geçtiğini ifade ediyor.
    4.5 yılı aşan AKP iktidarında IMF kredilerinin geri ödeme dönemleri geldiği için, IMF’ye olan borçların azaldığı büyük bir yalandır. AKP’nin iktidara geldiği tarihte 217 milyar dolar olan toplam borç stokunun 408 milyar dolara çıktığı ortada iken borç stokunun azaldığı iddiası gerçek dışıdır.
    - Borç stokunun azalmak bir yana artmasında övünçle açıklanan “özel sektör hareketlendirilmesi”nin önemli bir payı bulunuyor. AKP iktidarı döneminde her yıl 35- 40 milyar dolar faiz ödemesi yapılmasına karşın borç stokunun artması, bu arada toplam borç stoku içinde kısa vadeli borçların oransal artışı, ülke ekonomisi için önemli bir tehdit oluşturuyor.
    ·AKP, iktidarları döneminde ihracatta rekorlar kırıldığını, yıllık ihracatın 100 milyar dolara yaklaştığını açıklıyor.
    - Gerçekten de, dünyadaki gelişmelere paralel olarak ülke ihracatında şu ya da bu yolla (dahilinde işleme rejimi, serbest bölgeler, şişirilmiş ihracat faturaları vb.) ihracatta artış yaşanıyor. Ancak aynı iktidar döneminde; uygulanan, ulusal paranın aşırı değerlenmesine yol açan kur politikası sonucunda ithalattaki artışın daha büyük oranda gerçekleştiği, dış ticaret açığının ve bu arada cari açığın tehlikeli boyutlarda artmış olduğu da gerçeğin ta kendisidir.
    ·AKP iktidarında işsizlikle mücadelede başarılı olunduğu yalandan ibarettir.
    - İş bulmaktan umudunu kesenlerin yer almadığı, çarpıtılmış istatistiklerle son 5 yılda her yıl binde 1, binde 2- 3 düzeyinde azaldığı belirtilen işsizlik, ülke gençliğinin ve emekçilerinin en büyük korkusu olmaya devam etmektedir. AKP iktidarının en başarısız olduğu konuların başında işsizlikle mücadele gelmektedir.
    Seçim beyannamelerinde, büyük patron örgütlerinin talepleri doğrultusunda, iş yasalarını emekçiler aleyhine “mikro reformlar” adı altında değiştireceğini ilan eden AKP, yeniden iktidara gelirse patronların taleplerini karşılayacağını, görev edineceğini ortaya koymaktadır.
    AKP’nin seçim ilanlarında ortaya koyduğu bir sürü ilkin çoğu yalan ve demagojiden oluşmaktadır. Bunları saymayacağız. Ama bir AKP “ilki” var, bunu yazmamız gerekiyor.
    AKP, iktidarlarında ilk hızlı tren seferlerini kendilerinin gerçekleştirdiğini gururla açıklıyor. Doğrudur hızlı treni ilk onlar sefere çıkardılar.
    Bilim insanlarının, mühendislerin ülkenin yıpranmış tren raylarının, demiryolu altyapısının hızlı tren seferlerine hazır olmadığını ortaya koyan uyarılana rağmen AKP iktidarı hızlı tren seferlerini başlatmış ve 22 Temmuz 2004 tarihinde onlarca kişinin ölmesine ve yaralanmasına yol açan tren kazası gerçekleşmişti.
    22 Temmuz, bu kez karşımızda seçim tarihi olarak duruyor. Emekçilerin umutlarını binlerle büyüterek AKP ve diğer sermaye partilerini “raydan çıkarmaları” bu kez emekçilerin kazanmasını sağlayacaktır.
    Tahir Şilkan
    www.evrensel.net