Kale’de direnişin Selçuk’ta alın terinin umudu

Mardin’den göç ettirilmişlerin İzmir’deki sığınakları Kadifekale… Geldikleri yeri unutmayarak ona sahip çıkabilmek için dernekleşiyorlar.


Mardin’den göç ettirilmişlerin İzmir’deki sığınakları Kadifekale… Geldikleri yeri unutmayarak ona sahip çıkabilmek için dernekleşiyorlar. Midyat’a bağlı Kutlubey köyünün kentteki nüfusu 14 bine ulaşmış mesela. Kutlubey Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ni kuranlar, savaşın yıkımı yetmemiş gibi bugün de belediyenin dayattığı yıkıma karşı birlikte direnmeye çalışıyorlar. Dernek Başkanı Ali Korkut, tüm Güneydoğulu göçmenlere sahip çıkmak amacında olduklarını söylüyor. Bir Kutlubeyli olan, aynı zamanda Tutuklu Aileleri Derneği Başkanı Hasan Uğurlu ise korucu olmayı reddettikleri için göç etmek zorunda kaldıklarını anlatıyor. Bugün Kale’dekilerin en büyük sorununun yıkım kararı olduğunu söylüyor o da. 1. Bölge Bin Umut Milletvekili Adayı Abdullah Levent Tüzel’in ziyaretinin gündemi de bu iki yıkım oluyor bu yüzden. Tüzel, Meclis’te barışın sesi olacaklarını söylerken ilk yapacaklarının da Kale’deki yıkıma karşı mücadele olacağını ekliyor.
İzmir’in tarım işçileri
Mardin’den, Güneydoğu’dan zorla çıkartılanların sayısı Kale ile sınırlı değil. İzmir’in çeşitli ilçelerine önce mevsimlik tarım işçisi olarak gelen Kürtler de, başka çareleri kalmayınca buraya yerleşmişler. Selçuk’ta Girit, Makedonya muhacirlerinin ve Yörüklerin ardından Kürt nüfusu geliyor. Hepsi tarım işçisi. Mandalina, şeftali, pamuk geçim kaynakları.
Hanım Topçu 30 yıl önce gelmiş Selçuk’a. Mardin Kızıltepeli, “Gelenlerin çoğu Mardin’den geliyor zaten. Urfa var, Hakkari var, Ağrılılar da çok, Erzurum da var; yani var da var. İşçiyiz, şeftali toplamaya gidiyoruz. Mandalinadan sonra oturuyoruz, sonra şeftali başlıyor, sonra da pamuk var. Kürtlerin bahçeleri yok. Yerlilerin var. Biz işçiyiz. Gece 4’te çıkıyoruz akşama kadar çoluk çocuk” diye anlatıyor yaşamlarını.
Tahir Aslan, “Toprak buranın yerlisinin, yani 40 yıl önce gelen muhacirlerin. Kürtler sadece emek gücüyle, iş gücüyle çalışıyorlar. Bir işçi günde 16-17 milyon arası bir para kazanıyor, o da bütün zor koşullar altında. 12 saat gibi bir süre çalışıyoruz. Turizminden de bizim Kürt kesimi pek kazanmıyor. Halıcık oluyor turizm zamanı” diyor. Yazın dayanılmaz sıcakta akan alın teri kışı geçirmeye de yetmiyor aslında, ancak 41 yıllık Selçuklu İbrahim Tülü, “Kürt halkı yetmese de yetinir” diyor.
Halkın temsilcileri Meclis’e girecek
Selçuklular, kendilerini bu yaşama mahkum eden sorunların çözümü için önceki gece düzenlenen Bin Umut şenliğinde bir araya geldiler. Çoluk çocuk, kadın erkek yaklaşık 500 Selçuklunun doldurduğu salonda, Bin Umut Adayı Abdullah Levent Tüzel konuşurken elektriklerin kesilmesi ise gerginliğe neden oldu. Elektriklerin bilerek kesildiğine inanan Selçuklular, sokağa çıkarak tepki gösterdiler. Elektriklerin bir süre sonra gelmesine rağmen salona yeniden girmeyi reddettiler. Burada konuşmasına devam eden Tüzel ise halkın barış ve kardeşlik çığlığını Meclis’e taşıyacakları sözü verdi. Sırça köşklerinde yaşayanların Selçuklu tarım işçisinin halini bilmeyeceğini söyleyen Tüzel, “Onlara rağmen, tüm engellere rağmen halkın kararlılığı ile gerçek temsilciler Meclis’e girecek” diye konuştu. Destek için İzmir’e gelen Almanya Sol Parti Milletvekili Sevim Dağdelen ise Almanya’daki emekçiler ve demokrasi güçlerinin selamını iletti. (İzmir/EVRENSEL)
www.evrensel.net