TABLO

TABLO

  • Pazar günü kurulacak sandıktan çıkacak sonuç; emekçisinden yoksuluna, işçisinden işsizin, gencinden yaşlısına, kadınından çocuğuna kadar Kürt, Türk, Arap, Çerkez, Ermeni bütün Türkiye halklarının geleceğinin önümüzdeki dönem kimler tarafından şekilleneceğini belirleyecektir.


    Pazar günü kurulacak sandıktan çıkacak sonuç; emekçisinden yoksuluna, işçisinden işsizin, gencinden yaşlısına, kadınından çocuğuna kadar Kürt, Türk, Arap, Çerkez, Ermeni bütün Türkiye halklarının geleceğinin önümüzdeki dönem kimler tarafından şekilleneceğini belirleyecektir.
    Bütün sermaye partilerinin seçim meydanlarında sürdürdüğü propaganda, önceki dönemlerde olduğu gibi yalan üzerine kurulu, sahte vaatler ile devam etmektedir. Sardığı korku nedeniyle hepsinin hedefinde ise Bin Umut Adayları var. Ancak korkunun ecele faydası yok ve Bin Umut Adayları parlamentoda olacaktır.
    Peki Bin Umut Adayları , hangi talepler için parlamentoda olacak? İhale veya iş takipçiliği yapmak için değil, savaş çığırtkanlığı yapmak hiç değil, IMF-Dünya Bankası programlarını savunmak için değil, tekelci sermaye temsilcisi AKP, CHP, MHP, GP ve diğer siyasi şirket partilerin halkı sömüren politikalarına seyirci kalmak için de değil... Aksine, bunlara karşı mücadele etmek için parlamentoya gideceklerdir. Milyonların örgütlü ve kararlı desteğiyle sürdürecekleri mücadele konularından bazıları şunlar olacaktır:
    1) Kemal Derviş’in “15 günde 15 yasa” projesini uygulayarak tarım başta olmak üzere birçok alanda yıkım yaratan yasaları çıkaran DSP-ANAP-MHP koalisyonundan, bu programa sahip çıkan CHP’den, Tohum Yasası başta olmak üzere ABD’li tarım tekeli Cargill’in istediği her yasayı çıkararak tarımı çökerten, çiftçiyi azarlayan R. Tayyip Erdoğan ve partisi AKP’den hesap sormak için.
    2) Ülkeyi, ABD ve AB emperyalist haydutlarının çıkarı doğrultusunda yöneten ve Filistin halkını ortadan kaldırmaya çalışan siyonist İsrail’e her türlü desteği veren AKP Hükümeti’nden hesap sormak için.
    3) Ülkeyi 450 milyar dolara yaklaşan borç batağına sürükleyerek, yeni doğan bir çocuğun bile gözlerini dünyaya yaklaşık 7 bin dolar borçla açmasına sebep olan serbest piyasacı AKP’den hesap sormak için.
    4) Kamuya ait verimli ve stratejik kuruluşları özelleştirme adı altında yağmalayan bütün sermaye partileri başta olmak üzere, bu yağma sürecini en hızlı şekilde sürdüren AKP’den hesap sormak için.
    5) Ekonomide tekelleşmeyi güçlendiren, küçük esnafın her gün kepenk kapatmasına neden olan uygulamalara imza atan tekelci sermaye partilerin hepsinden hesap sormak için.
    6) Yoksuldan ve açlık sınırında ücretle çalışan emekçiden vergi alınırken Hazine’ye para satan yerli-yabancı rantçı tefecilerden, faiz gelirlerinden vergi almayan AKP’den ve bu uygulamayı savunan CHP ve diğer sermaye partilerinden hesap sormak için.
    7) Eğitimi ve sağlığı paralı hale getiren; “hasta veya öğrenci değil, müşteri” anlayışını oturtarak eğitim ve sağlık sistemini çökerten, ÖSS sınavlarında 47 bin öğrencinin sıfır puan almasının esas sorumlusu olan bu sistemin uygulayıcılarından hesap sormak ve parasız, eşit sağlık hizmeti; yine parasız, bilimsel, demokratik ve fırsat eşitliği üzerine kurulu bir eğitim sistemi hakkını savunmak için.
    8) Düzenlediği bin operasyonla binlerce aydın, devrimci, yurtseverin hayatını söndüren ve bu operasyonlarda üzerine sıçrayan kanların lekesi ile meydanlarda siyaset yapan Mehmet Ağar’dan hesap sormak için.
    9) Üzeri kapanan Şemdinli ve Susurluk’u açmak, Anafartalar Çarşısı’nda patlayan bombayı tertipleyenlerden, her taşın altından çıkan Veli Küçük ve takımından hesap sormak için.
    10) Bir çocuğu katil yapan karanlığı sorgulamak, Hrant Dink’in gerçek katillerini ve bu cinayeti tertipleyenleri açığa çıkarmanın mücadelesini verebilmek için.
    11) Henüz 13 yaşında olan bir çocuğun (Uğur Kaymaz) bedenine 13 kurşun sıkan insan müsveddelerinden ve onları koruyanlardan hesap sormak için.
    12) Suçu haber kovalamak olan Metin Göktepe, Namık Tarancı, Uğur Mumcu, A. Taner Kışlalı, Musa Anter ve diğer gazetecilerin katillerinin açığa çıkarılması için.
    13) Henüz 17 yaşında iken gözaltına alınıp işlemediği bir suçla itham edilen ve 12 Eylül faşist darbecilerinin kurduğu mahkemeler tarafından hızla yaşı büyütülerek; darbe lideri, ABD uşağı faşist Kenan Evren tarafından; “Asmayalım da besleyelim mi” gibi insanlık dışı bir söz ile idamı savunularak darağacına gönderilen Erdal Eren’in hesabını sormak için.
    14) Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını idam etmek için büyük çaba gösteren ve Çorum katliamı ile ilgili mikrofonlara; “Kimse bana sağcılar adam öldürdü dedirtemez” sözüyle Çorum ve Maraş katliamını meşru gören Demirel’den ve bu Demirel’in serbest piyasacı, emekçi, yoksul ve köylü düşmanı sağcı damadı İlhan Kesici’nin yanı sıra Yaşar Okuyan, Lütfullah Kayalar gibi faşistleri transfer edip birinci sıradan aday göstererek ve utanmadan yoksullardan, emekçilerden, serbest piyasacı politikalardan etkilenen milyonlarca Alevi, Sünni, Kürt ve Türk yoksuldan oy isteyen CHP’den hesap sormak için.
    15) Meydanlarda kan üzerinden “siyaset” yapan, birbirlerine ip atan, ırkçı, insanlık ve barış düşmanı, gerici, şovenist, militarist, demokrasi düşmanı, halkları düşmanlaştıran parlamentoda ve parlamento dışındaki bütün gerici, ırkçı ve şovenist sermaye partilerinden hesap sormak ve parlamentoyu onlara dar etmek için.
    16) Yıllardır inkarcı bir politika yürüterek Kürt sorununu terör sorununa indirgeyen; inkarcı, ikiyüzlü politika yürüten güruhtan; önce, “Kürt sorunu vardır” sonra “Kürt sorunu yoktur, Kürt vatandaşların birbiriyle sorunları vardır” diyen ikiyüzlü ve korkak R. Tayyip Erdoğan’dan hesap sormak için.
    17) “Türkiye Irak’a girmelidir” ısrarını sürdürerek aslında “Kürt halkına karşı savaş açalım” demek isteyen, ancak bunu cesaretle söyleyemeyen ve bölge mitinglerinde yuhalanan, Genel Kurmay Başkanı görevine soyunan Deniz Baykal’dan hesap sormak için.
    18) 35 Kürt köylüsünü kurşuna dizip toplu mezara gömen generalin adını, yine aynı bölgede bir askeri kışlaya vererek bu katliamı ödüllendirenlerden hesap sormak için.
    19) Düşüncelerinden dolayı binlerce aydın, devrimci ve yurtseveri cezaevlerine koyan, “Hayat Operasyonu” adı altında onlarca tutukluyu öldürme emri veren, F tipi cezaevi uygulaması ile cezaevlerini zindana çeviren ve 125 insanın açlık grevinde ölmesine neden olan sorumlulardan ve bu faşist anlayıştan hesap sormak için Bin Umut Adaylarına oy vermek gerekir. Sadece oy vermek de yetmez, ayrıca kitle faaliyeti yürütmek, çaba göstermek de gerekir.
    Alevi, Sünni, Laz, Çerkez, Türk, Kürt her milliyetten emekçinin, yoksulun, işçinin bir kez daha düşünmesi gerekir. Vereceğimiz her oyla sadece Bin Umut Adaylarını seçmeyeceğiz, aynı zamanda bu zulüm, saldırı politikalarına; savaşçı, darbeci, din istismarcılarına yanıt da vermiş olacağız.
    Hasan Hüseyin Kırmızıtoprak
    www.evrensel.net