LİMAN ARKASI

  • Başefendi, seçim çalışmaları için çıktığı meydanlarda "tek başına iktidar olamazsak ben siyasetten çekiliyorum" diye yineliyor.


    Başefendi, seçim çalışmaları için çıktığı meydanlarda "tek başına iktidar olamazsak ben siyasetten çekiliyorum" diye yineliyor. Üstelik, seçim barajının üstünde oy potansiyeli olan partilerin liderlerine "Siz de tek başına iktidar olamazsanız, siyasetten çekilecek misiniz?" diye sorarak, kendi üslubunca yiğitlikten dem vurup, mangalda kül bırakmıyor. İktidar olmadan önce, halkın talepleri için bin bir vaatte bulunan, iktidar olduktan sonra bir tanesini bile doğru düzgün yerine getirmeyen bir partinin lideri, hemi de Başbakan olarak, seçime birkaç gün kala delikanlı ayaklarına yatarak varyete yapıyor. Kim inanır buna? Ben inanmam! Siyasetle beraber ticareti de tıkır tıkır yürüten, birilerinin "yürü ya kulum" demesiyle dünya toz pembe "yola devam" sloganını diline pelesenk yapan bir partinin lideri, ne diye siyaseti bıraksın! Ticaret erbabının duayenliğine soyunmuş biri, böyle bir laf ediyorsa; bence, seçimden sonra yeni diyalog olanakları yaratmak içindir. Kiminle yeni diyalog? Üslubunca yiğitlikten dem vurduğu parti liderleri ve avenesiyle! Ne için diyalog? Yeni Meclis’e giren bağımsız milletvekillerine karşı olmak için diyalog!
    Başefendi, "beraber yürüdük biz bu yollarda" diye icra ettiği şarkıyı, Meclis’te daha kalabalık bir koro eşliğinde söylemenin hesabını yaparken, koronun dışında başka seslerin çıkmaması için varyete yapıyor. Meclis’te başka sesler çıkacaksa da, bu seslerin duyulmaması için curcunalı bir koronun oluşması için şimdiden taraf topluyor.
    Seçimlerde, bağımsız adayların Meclis’e girmesi ile ülkenin gidişatına ilişkin farklı görüşler öne süren bir grup oluşacaktır. Barıştan, demokrasiden, halktan, işçi ve emekçilerden yana görüş belirtecek olan bu gruba karşı curcunalı koro hep bir ağız olmak zorunda kalacaktır! O zaman, değil şimdiki başefendi, Meclis’e girmeyi beceren her bir partinin lideri, hiç de bile tek başına iktidar olamadım diye gocunmadan, bir an önce, uluslararası sermayenin ve ticaret erbabının duayeni ve avenesi olmak için alabildiğine siyasete sarılacaklardır. Ne baş efendi ne de bir başka parti lideri siyasetten çekilmeyip, tam tersine siyasetin daniskasını yapacaklardır. Bizzat başefendi, "siyaset yapmazsak ticaret elden gidiyor" demeyecektir, "Siyaset yapmazsak ülke elden gidiyor!" diyecektir.
    Başefendinin seçim meydanlarındaki son varyetesini beğenmeyip "siyaseti bırakıp bırakmaması konusunda kimseye müdahale edilmemesi" gerektiğini söyleyen aslan sosyal demokratların lideri, elinde sopaya benzer bir bagetle koro şefliğine kendisinin talip olduğunu göstermek için varyete yarışında son puanları almaya çalışıyor. O da diyalog yollarını böyle arıyor!
    Biz ise, yani halk; siyaset konusunda daha çok şeyler öğrenmeliyiz. Çünkü, Meclis’te bizim sözcülüğümüzü yapacak olan bağımsız adayların gücünü bizler oluşturacağız. Varyetecileri Meclis’ten silkeleyip atmanın yolu da buradan geçer!
    Fahri Bozbaş
    www.evrensel.net