Fotoğraf: Evrensel

Türkler ve Ermenilerin kültürü çok yakın

Ermeni müzisyen Suren Asaduryan 21 Temmuz Cumartesi günü Beyoğlu Marrakesh’te vereceği konser için Türkiye’ye geldi.


Ermeni müzisyen Suren Asaduryan 21 Temmuz Cumartesi günü Beyoğlu Marrakesh’te vereceği konser için Türkiye’ye geldi. Ermeni halk müziği enstrümanı ‘duduk’un dünyadaki sayılı ustalarından olan Asaduryan’ın son albümü Veda kısa bir süre önce yayınlanmıştı. Ermenistan’ın başkenti Erivan’da yaşayan ve sık sık Türkiye’ye gidip gelen Asaduryan bu gidiş gelişlere birçok önemli proje sığdırmış.
Türkiye’ye ilkin 1995 yılında gelen Asaduryan ünlü müzisyenlerle konserler ve albüm çalışmaları yapmış. Türkiye’de yer aldığı ilk proje ise Şenol Filiz, Birol Yayla, Nezih Yeşilnil ve Engin Gürkey ile birlikte yer aldığı Yansımalar’ın “Vuslat” albümü. İkinci albümü Bir Ömür Sadece’de Erkan Oğur, Şükrü Kabacı, Osman Aktaş gibi isimlerle çalıştı. Asaduryan’ın son albümü ise Veda. Bu albümde sanatçının öldürülen Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink için bestelediği bir çalışma da bulunuyor.
Halklar savaş sevmez
21 Temmuz’daki konserinin ardından daha geniş projeler de hayata geçireceğini belirten Asaduryan ile prova sırasında yaptığımız kısa görüşmede sanatçı iki komşu halk olan Türkler ve Ermenilerin kültürlerinin de birbirine yakın olduğunu özellikle müzik anlamında da iki halk arasında ortaklıklar ve benzerlikler bulunduğunu belirtti. Müziğin iki halk arasında bir köprü işlevi görebileceğini söyleyen Asaduryan Ermeniler ve diğer Türkiye halkları arasında bir sorun olmadığını söyleyerek “Halklar birbirleri ile birlikte yaşayabilir çünkü halklar savaş sevmez” diyor. Türkiye’de Ermeni müziğinin geniş kesimler tarafından bilindiğini ve kendisi gibi sanatçıların Türkiye’de müzisyenlerle önemli çalışmalar yaptığını söyleyen Asaduryan, Ermenistan’da ise bu durumun farklı olduğunu ama son zamanlarda Türkiyeli sanatçıların da Ermenistan’da çalışmalar yaparak bu boşluğu doldurduklarını söyledi.
Sayılı ustalardan
Dudukun Ermeni halk müziğinin temel enstrümanlarından birisi olduğunu belirten Asaduryan, Ermenilerin yüzyıllardır acılarını, sevinçlerini, öfkelerini bu enstrümanla anlattıklarını kendisinin de geliştirdiği özgün tarz ile bu enstrümanın hakkını veren dünya çapında birkaç kişiden biri.
Üflemeli bir enstrüman olan duduk özellikle Kafkas coğrafyasında yaygın olarak çalınıyor. Duduk aslında Ermeni müziğinin geleneksel çalgılarından biri ve onu dünyaya tanıtıp sevdirenler Ermeniler. Ancak diğer ülkelerde farklı isimlerle anılan benzeri enstrümanlar da var. Örneğin mey buna bir örnektir. Ermeni enstrümanı duduk, kayısı ağacından yapılıyor ve diğer ülkelerde çalınan benzerlerinden ayıran en önemli farklılıklardan biri de bu. Bilinen en büyük duduk virtüözü ise Civan Gasparyan olarak kabul ediliyor. (İstanbul/EVRENSEL)
Konserle ilgili bilgi için: (212) 254 16 54
Taylan Özgür Efe
www.evrensel.net