İZLENİM

  • Bu yıl sert geçmişti Diyarbakır’da; bu yaz kavurucu değil sıcaklar. Batı illerine göre iyiyiz yani. Oysa her yıl bu vakitler pişerdik.


    Bu yıl sert geçmişti Diyarbakır’da; bu yaz kavurucu değil sıcaklar. Batı illerine göre iyiyiz yani. Oysa her yıl bu vakitler pişerdik.
    Seçimlerin yazın tam ortasında yapılacağı kararının alındığı günlerde içimi tarifi zor bir sıkıntı basmıştı. Daha baharın serinliğinde terlemeye başlamıştım.
    Diyarbakır mitingi başladığında güneşin çekilip gitmeye hazırlandığı saatlerdi, kendisini çokça hissettirdiği...
    Neyse ki, korktuğumuz gibi olmadı. Apartmanların gölgesi uzadıkça kitlenin hacmi de büyüyordu. Beklentiler büyüktü. Parti yöneticileri ve görevliler, günlerdir halkı mitinge davet etme çalışmalarını yürütüyordu.
    Sıcaklığını, geride ayak izi niyetine bırakarak çekilen güneşin ardından tahminler yapma girişimleri başladı. Ayak parmaklarının ucundan yükselip kalabalığı sayanlardan kitlenin çevresinden dolanıp gelenlere, yüksek mekanlar arayanlardan sahneden daha rahat gözlemleyenlere varana değin, partili olanlar yüz binden aşağıyı asla kabul etmediler. Mitingin organizasyonu kadar katılımcıların sayısı da önemlidir Diyarbakır mitinginde. Bir de miting sonrası gençlerin geleneksel yürüyüşü...
    Kürt siyasetinin ‘kanaat önderleri’, vurgulu sözlerle, altının kalın çizgilerle çizilmesi mümkün konuşmalar yaptılar. Politik duruşun kaygısız ve korkusuzca yapılması gerektiğini “Bin Umut” Adaylarıyla birlikte kamuoyuna gösterdiler.
    Kürt siyasetini, kendi meşruiyetini ortaya sürmekte hiçbir beis görmeden, hem seçim çalışmalarında ve hem de 18 Temmuz mitinginde çok net ifade ettiler.
    “Bin Umut” Adaylarından Aysel Tuğluk, gazete yazılarında ve röportajlarında öne sürdüğü düşünceleri çoğunlukla tartıştırıyor.
    DTP Eşbaşkanı Nurettin Demirtaş ise miting konuşmalarıyla politik çizgideki kararlılığı vurguluyor.
    Mitinge davet edilenler arasında atılan köprünün onarımı ve yeniden inşası anlamında seçim sonrası birçok önemli sorunun çözümünde ortak programa sahip Baskın Oran’ın mesajının okunması dikkate değerdi. Kürt siyasetçi ve eski Milletvekili Leyla Zana’nın “Ez qurbana we bim Amed!” benzeri sevgi sözünü Newroz’dan bu yana söylemesi kitleyi coşturmaya, aradaki mesafeyi daha da yakınlaştırmaya yetiyor. Hemen karşılık geliyor: “Amed seninle gurur duyuyor!” “Bin Umut” Adaylarından Akın Birdal, arkasına aldığı rüzgarıyla gittiği her yerde ilgi odağıydı. Bu mitingde gözler hep onu aradı. “Bin Umut” Adaylarından Gülten Kışanak, artık gazeteci tarzını geride bıraktı ve politikacı tarzını oturttu. Yine “Bin Umut” Adaylarından Selahattin Demirtaş, İHD yöneticiliği sırasında derneğin üslubundan ötürü söyleyemeyip biriktirdiği sözleri cesaretle söylüyor.
    Kimlik kontrol noktasından geçen bir çocuklu kadının elinde bulunan şişe içindeki suyu alan kadın polis, çocuğa uzatıp emrediyor: İç bakalım! Çocuk itiraz etmeden sudan bir yudum alınca kadın polis birkaç dakika sonra kadına geçiş izni veriyor. Kadının yanındaki eski bir İHD yöneticisi bu duruma tepki gösteriyor. Kuşkuculuk, güvensizlik ve Kürtlere güdülen kin duygusu kimi polis memurlarında çok belirgin.
    Gözler Ankara’ya dönüyor. Herkes kendi bakış açısıyla seçim sonuç tahmini yapıyor. Biz de akşam Gazeteciler Cemiyeti’nde SDP’li dostlarla bir tahmin yaptık: Kötümser tahmine göre 24, iyimser tahminimize göre ise 33 milletvekili çıkarıyor “Bin Umut” bileşimi.Her şartta Meclis’te grup kuruluyor. Yeni bir döneme giriyoruz.
    Vedat Çetin
    www.evrensel.net