TPAO işçisi ‘kadro’ için  eyleme geçiyor

TPAO işçisi ‘kadro’ için eyleme geçiyor

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Genel Müdürlüğü’ne bağlı Jeofizik Operasyonlar Müdürlüğü’nün Sismik 1, Sismik 2, Gravite ve Jeoloji ekiplerinde yılın 8 ayı zor şartlarda çalışan 213 işçi, kadro taleplerini Ankara’ya taşıyor.


Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Genel Müdürlüğü’ne bağlı Jeofizik Operasyonlar Müdürlüğü’nün Sismik 1, Sismik 2, Gravite ve Jeoloji ekiplerinde yılın 8 ayı zor şartlarda çalışan 213 işçi, kadro taleplerini Ankara’ya taşıyor. “Dönemsel sürekli işçi” adı altında 8 ay çalıştırılan işçiler yılın 4 ayı için de kadro isteğiyle, bugünden itibaren Petrol-İş Ankara Şubesi ile birlikte eyleme başlıyor.
TPAO, Arama Daire Başkanlığı’na bağlı Jeofizik Operasyonlar Müdürlüğü’nün Sismik 1, Sismik 2, Gravite ve Jeoloji ekiplerinde çalışan 213 geçici işçi, geçici işçilerin kadroya alınmasını getiren 5620 sayılı Yasa’ya aykırı olarak, 12 ay değil, 8 aylık kadro ile çalıştırılıyorlar. “Yerimiz yok” iddiasıyla işçilere kadro vermeyen ve yasaya aykırı biçimde, “dönemsel sürekli işçi” modeli türeten TPAO işvereninin, yılın 4 ayını evlerinde, ücretsiz, çalışmadan geçirmelerini dayattığı işçiler artık “isyan” ediyor.
‘Kadro yasasına aykırı kadro’
Hükümetin çıkardığı 5620 sayılı Yasa ile kamu kurumlarında 2006 yılı içinde 6 ay ve daha fazla sürelerle geçici işçi olarak çalışan işçilere kadro verilmiş ve bu yasa ile iş mevzuatından “geçici işçilik” kaldırılmıştı. Yasayla, kamu kurumlarına, işçileri 6 ay içerisinde kadroya geçirmeleri zorunluluğu getirilmesine rağmen, TPAO yönetimi, geçici işçilere sadece 8 aylık süre ile kadro vermiş, bunu da “dönemsel geçici işçi” pozisyonu ile yapmıştı.
Aralık sonu itibariyle 8 aylık süreleri dolan ve TPAO yönetimi tarafından kendilerine şifahen “gelmeyin” denilen 213 işçiden 211’i Danıştay 12’nci Dairesi’ne dava açarak uygulamanın yürütmesinin durdurulmasını ve iptalini istemişti. İşçiler Danıştay’a açtıkları davada, “5620 sayılı Yasa’ya aykırı olarak ‘Dönemsellik Arz Eden Sürekli İş Sözleşmesi’ ile kadroya alınma işleminin, ‘yılda 8 ay süreyle çalıştırma, 4 ay ücretsiz izinli sayılma’ kısmının iptal edilmesi” talebinde bulundu. Dava devam ederken, çalışma süreleri dolan işçiler de Petrol-İş Ankara Şubesi’nin çağrısı ile bugün (çarşamba) sabah saatlerinde Gölbaşı’ndaki Jeofizik Operasyonlar Müdürlüğü’ne giderek, “Biz geldik, çalışmak istiyoruz” diyecekler. Burada gösterilecek tavra göre işçiler, 3 Ocak’tan itibaren seslerini duyurabilmek için eylemlerine başlayacaklar.
‘Üvey evlat olmak istemiyoruz’
Petrol-İş Ankara Şubesi’nde görüştüğümüz “sismik” ekiplerinde çalışan işçiler, TPAO’daki diğer çalışanlardan ayrı tutulmalarını eleştirerek, “Bize üvey evlat muamelesi yapılıyor” dediler. TPAO yönetiminin, “yerlerinin olmadığı, tasarrufa gidildiği” gerekçelerine değinen işçiler, “Tasarrufu 213 işçiden mi sağlayacaklar” diyorlar. 8 ay boyunca, arazi koşullarında çadırlarda kaldıklarını belirten işçiler, “Yazın sıcaktan, kışın soğuktan çadırlara girilmez. Ama biz o koşullarda çalışıyoruz” diyorlar. Üstelik arazide birlikte çalıştıkları amirleri konumundakilerin lüks karavanalarda kaldığını belirten işçiler, “Onlar karavanda, biz köleler çadırlarda. Ama yine onlar yılın 12 ayı kadrolu, biz 8 ay” diyorlar.
Petrol-İş Ankara Şubesi Başkanı Mustafa Özgen ise “kadro”dan 12 ayı anladıklarını, “dönemsellik arz eden sürekli iş sözleşmesi”nin iş mevzuatına ilk kez TPAO işverenleri tarafından getirildiğini söyledi. Mevsimlik işçilikten farklı olmayan çalışma koşullarına dikkat çeken Özgen, işçilere şifahen söylenen “gelmeyin” talimatını da eleştirdi. En azından yazılı tebligatla bildirilmesi gerektiğini belirten Özgen, “Bugün gidip işbaşı yapacağız, işimize sahip çıkacağız” dedi.
Gösterilen tepki ve reaksiyona göre perşembe günü yine Gölbaşı’nda, cuma günü de TPAO Genel Müdürlüğü’nde basın açıklamaları ile tepkilerini göstereceklerini ve 12 ayı kapsayacak kadrolarını isteyeceklerini belirten Özgen, TPAO’da bir kuyunun maliyetinin karada 1-10 milyon dolar, denizde ise 10-100 milyon dolar olduğunu, 213 işçinin toplam maliyetinin bir kuyu kadar bile tutmadığını söyledi. (Ankara/EVRENSEL)
Sultan Özer
www.evrensel.net