BAYKUŞ

BAYKUŞ

  • Geçen hafta yazımı bir türlü gazeteye ulaştıramadım. İnternet çalışmıyor zannederek birkaç gün geçirdikten sonra, internet hizmetini satın aldığım kurumun sistem değiştirdiğini gecikmeyle öğrendim


    Geçen hafta yazımı bir türlü gazeteye ulaştıramadım. İnternet çalışmıyor zannederek birkaç gün geçirdikten sonra, internet hizmetini satın aldığım kurumun sistem değiştirdiğini gecikmeyle öğrendim. Yılın sonuna gelirken hem bu topraklarda hem de dünyanın dört bir köşesinde yaşayanlar için ne denli zor bir yıl olduğunu dile getiren bir yazı yazmıştım. Tüm alanlara hakim olan özensizlik, içinizi karartmamı engelledi. Yeni bir yıla başladık, ancak önceki yıl yaptığımız seçimlerin, bu yıl yapacaklarımızı belirleyeceğini görmemiz için bir hafta yetti. Yılbaşı gecesinden başlayarak şiddet hızını kesmeden gündelik yaşantımızın bir parçası olduğunu hepimize gösterdi.
    Görünür kılma kavramı; çok uzun yıllardır dile getirilemeyen sorunların topluma fark ettirilmesi ve duyarlılık yaratılması için kullanılan anlamlı mücadele yöntemlerinden biri olagelmiştir. İnsani değerlerin ve bağlantılı pek çok kavramın değişik amaçlarla sahiplenildiği ya da sahiplenilemediği için hayıflanıldığı bir dünyada yaşadığımız, bize zaman zaman anımsatılıyor. Geçen yıl kafamıza kakıldığını söylemek abartma olmaz ama bu yıl abartmanın da ötesine geçecek gibi görünüyor. Televizyonlarda bir sahne durmadan gözümüze sokuluyor. Bir kadın kayan aracın altına saniye saniye girerken, hepimize zorla izlettiriliyor. Bu sahnenin dayatılması üzerine, Irak işgalini, Abu Ghraib ve Guantanamo işkencelerini, canlı bombaları, sınır ötesini, evlerin içini gözetleme halini düşünmemek elde değil. İnsanların acısını, çektiği eziyeti, şiddeti, ölümleri, cinsel tacizleri tekrarlayan görüntülerle bizlere dayatmalarının nasıl bir etkisi olacağını düşünmekte yarar bulunmaktadır.
    Şiddet görüntülerine tanıklık etmenin etkileri üzerine, kendi mesleki deneyimimden örnek vermek istiyorum. Özellikle çocuklarda, aile içi şiddete tanıklık etmenin etkileri, doğrudan şiddete maruz kalmaktan farklı olmamaktadır. Çocuklar bu süreçten ağır yaralar alarak çıkmaktadırlar. Çocuk istismarının önemli sonuçlarından birisi de bu çocukların gelecekte ya şiddet uygulayıcısı ya da şiddet uygulanmasına ses çıkarmayan erişkinlere dönüşmesidir. Her koşulda kurban olmaktadırlar. Zira şiddeti uygulayan da şiddet uyguladığı insan gibi o şiddetten payını almakta, yaralanmaktadır.
    Bize dayatılan görüntülere bu açıdan bakıldığında, izlediğimiz tüm bu şiddet eylemlerinin hepimizi kurbanlaştıran bir yanı olacağı düşünülebilir. Şiddetle toplumsal ilişkimizin yoğunluğu dikkate alındığında, görünür kılma kavramının sahiplenen kurumlar aracılığıyla istismarının; sabah programlarında kadına yönelik şiddeti görünür kılma maskesi altında başlayıp, gece haberlerinde sokakta dolaşan kadının taciziyle koyun postuna büründüğünü söylemek, savaşların, işkencelerin, patlayan bombaların arasından bizlere sallanan kocaman bir parmağı seçmek pek de yanlış olmaz.
    Kavramların içini boşaltmaktan sıkça söz etmekle birlikte, nasıl bir boşaltma olduğunu pek de düşünmüyoruz. Görünür kılma kavramı içinde benzer bir durum geçerlidir. Bir kavramın somut kazanımlara dönüşebilmesi ancak tanımlanan durumun amacına ulaşması ile olanaklıdır. Görünür kıldığınızda duyarlılık yaratamıyorsanız, hatta korkuları büyütüyorsanız o soyut tanım bir gerçekliğe denk düşmemektedir. O zaman kitle iletişim araçlarının sorunları görünür kılma adı altında yaptıkları yayıncılığı ancak pornografik yayıncılık olarak tanımlayabilirsiniz. Gerçekliğe tekabül edecek bir görünür kılma mor iğneleriyle tacizi lanetleyen feministlerin tüm kitle iletişim araçlarında yer bulması olabilirdi. Evlendirilip, gebe bırakılan 12 yaşındaki kız çocuğunun mahkeme kapısındaki siyah örtülere bürünmüş görüntüsü yerine, yeniden okul sıralarına döndüğü haberi bu yıldan başlayarak seçimlerimizi değiştirebilme gücünü bize verebilirdi.
    Umudun ve barışın görünür kılınmasını dayatmadıkça, barış içinde bir arada yaşayan canlıların kuracağı daha iyi bir dünya, daha iyi bir yıl seçimimizin gerçekleşmesi için atacağımız adımlar hep eksik kalacaktır.
    Şebnem Korur Fincancı
    www.evrensel.net