JİN û JîN

JİN û JîN

  • Sosyal güvenlik yasa tasarısı


    Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı, hükümet tarafından yeniden Meclis’e getirildi ve bu ay içinde yasanın çıkarılması hedefleniyor.
    Bu yasa tasarısı, bir bütün olarak çalışanları, emekçileri, yoksulları cezalandıran, kapitalist sömürünün önünü sınırsızca açan, sosyal devlet anlayışının hemen hemen tümüyle ortadan kaldırılmasına hizmet eden bir yasa tasarısı. Bu tasarı, aynı anlayıştan hareketle, yasalaştığı takdirde en fazla da kadınları cezalandırıyor olacak. Eşitlik mi istiyordunuz ey kadınlar, alın size eşitlik!
    Mevcut durumda, kadınların dışarıda çalışması dışında ev içi emeği, çocuk ve yaşlılara, erkeğe bakma yükü, yani çifte yıpranması göz önünde tutularak, kadınlar erkeklerden daha erken yaşta emekli olabiliyordu.
    Tasarı yasalaşırsa, kadın da erkek de 65 yaşında “eşit bir şekilde” emekli olabilecek. Yoksulluğun arttığı koşullarda, kadının yükü daha da derinleşir. Ev içinde çocukların, yaşlıların, hastaların bakımı kadının sırtında kalır. Devlet, sosyal politikalardan çekilmekte, eğitim ve sağlığın yükünü emekçilerin, son noktada da kadınların sırtına yıkmakta. Etrafta ne ücretsiz kreşler, çocuk yuvaları, yaşlı bakım yurtları var ve ne de ücretsiz sağlık hizmeti. Tam tersine, yeni tasarı ile sağlık daha da pahalı hale getiriliyor.
    Kadın ve erkeğin toplumsal eşitliğinin sağlanmadığı koşullarda, kadınlar ve erkekler için eşit emeklilik yaşı belirlemek, yalnızca aç gözlü sermayeyi memnun eder. Emekçi ailelerini ise perişanlık, yıkım bekler.
    Emekli maaşları yüzde 23-33 oranında düşürülecek, bu düşüş kadına bağlanan ölüm aylığının da düşmesi demek. Daha önce, kız çocuklarına evleninceye kadar bağlanan ölüm aylığı, artık erkek çocukları gibi 18 yaşında kesilecek, öğrenci olmaları halinde kız çocukları en fazla 25 yaşına kadar aylık almaya devam edecek.
    Mevcut durumda, emeklinin ölümü halinde kadına bağlanan aylık, yeniden evlenmesi halinde kesiliyor, ancak ikinci evliliğinin de ölümle bitmesi durumunda, kadına daha yüksek olan aylık bağlanıyordu. Yeni tasarıyla kadın lehine olan bu durum da sona eriyor ve zorunlu olarak ikinci eşinden kalan maaş kendisine bağlanıyor.
    Sigortalı eşin ölümü halinde, eğer maaş bağlanacak çocuk yok ise kadına sigortalı maaşının yüzde 75’i bağlanabiliyordu, yeni yasa kabul edilirse kadına bağlanan ölüm aylığı yüzde 50’ye inecek.
    Daha önce doğum yapan sigortalılara altı ay süreyle verilmesi öngörülen emzirme yardımı bir aya düşürülecek. Kadının doğum izni maaşı da yüzde 10’a indirilecek. Bilimsel olarak en az 6 ay süreyle çocuğun emzirilmesi gerekir ve bu süre içinde kadının iyi beslenmesi gerekir. Ama çalışan kadının çocuğuna bu çok görülüyor.
    Hastalanan sigortalılara verilen iş göremezlik ödeneğinin yüzde 16 oranda azalması, sadece çalışanlara yönelik genel bir hak gaspı değil. Hastalık yardımının azalması, hasta bakımı için yapılacak masrafların kısılması ve hastaya bakım yükünü daha fazla kadının sırtına yıkmak anlamına gelir.
    Bu tasarı yasalaşırsa herkesin hastanelere başvurduğunda “katılım payı” ödemesi, sağlık yardımından faydalanması için prim ödemesi gerekecek. Bu tasarı, yoksulları vuruyor ve yoksulluğun adı biraz da kadındır.
    Hekim ve sağlık çalışanları örgütlerinin haklı olarak adlandırdığı gibi, bir “sosyal güvenliksizlik” tasarısı. Emekçilerin, insanlığın yüzyıllar süren mücadeleleri sonucunda kabul edilen tüm insani kazanımları yok etmeye hazırlanan bir tasarı. Bu tasarının geri püskürtülmesi için verilecek mücadelede kadınların da emeği olacak.
    Kadınlar, kadın örgütleri de yasa tasarısına karşı ayağa kalkmaya hazırlanıyor.
    Yıldız İmrek Koluaçık
    www.evrensel.net