Türkiye’de ABD karşıtlığı azalmaz

Türkiye’de ABD karşıtlığı azalmaz

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, Türkiye’de ABD karşıtlığında u dönüşü beklediğini söylemesi tepki topladı.


Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, Türkiye’de ABD karşıtlığında u dönüşü beklediğini söylemesi tepki topladı. Gül, Washington Post’a yaptığı açıklamada, Türkiye kamuoyunun ABD’ye ilişkin olumsuz görüşlerinin PKK’den kaynaklandığını söyleyerek, ABD Türkiye’yi PKK’ye karşı mücadelede desteklediği için önümüzdeki dönemde Türkiye’de ABD karşıtlığında u dönüşü beklediğini belirtmişti.
ABD’nin Irak’ı işgal etmesine karşı Türkiye çapında büyük eylemlere imza atan Irak’ta İşgale Hayır Koordinasyonu sözcüleri, Gül’ün ABD karşıtlığını PKK’ye indirgemesini eleştirdi. Koordinasyon sözcülerinden Mehmet Ali Alabora, Semih Hiçyılmaz ve Doğu Konferansı girişimcilerinden Mehmet Bekaroğlu, Gül’ün açıklamasını gazetemize değerlendirdi.
ABD politikası karşıtlığı
Türkiye’deki Amerikan karşıtlığının tek sebebinin PKK olmadığını söyleyen Mehmet Ali Alabora, “Türkiye’deki Amerikan karşıtlığı da Türkiye’deki Amerikan politikasının karşıtlığıdır. Amerikan dış politikasının karşıtlığıdır zaten. Ve bütün bölgenin karıştırılması, maniple edilmesi üzerine bir karşıtlıktır. Dolayısıyla bu bir tek ‘siz PKK ile silahlı mücadelede yardım ettiniz. Onun için de Türkler artık sizi çok sevecek’ gibi bir şeye indirgenemez” dedi. Türkiye’deki Amerikan karşıtlığının sadece PKK ile doğru orantılı olmadığını belirten Alabora, aksine Kürt sorununda da Amerikan dış politikasının yarattığı sorunlar olduğunu ifade ederek, “Böylece Türk halkını tavlayabileceklerini zannetmesinler” diye konuştu.
Anketleri hatırlasın
Tezkere zamanında yapılan anketlerde Türkiye kamuoyunun yüzde 98’inin ABD karşıtı olduğunu hatırlatan Semih Hiçyılmaz ise Cumhurbaşkanı Gül’ün yaptığı konuşmanın ‘kendini darı ambarında görmek’ olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı’nın sözünde, Kürt meselesi üzerinden ABD karşıtlığı etkiliymiş gibi bir pay olduğunu söyleyen Hiçyılmaz, “Bunun hiç etkili olmadığını söylemek yersiz olur. Tabii ki hepsi buradan kaynaklanmıyor. Savaş karşıtlığı, ABD’nin Ortadoğu’yu kana bulaması, Irak’ta, Afganistan’da yaptıkları, biraz daha geçmişe gittiğimizde Vietnam’da yaptıkları tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de önemli bir etken. Ama ABD karşıtlığının Büyük Ortadoğu Projesi’nde (BOP) Türkiye’ye biçilen rollerin hayata geçmesi için en ciddi etken” dedi.
Geleneğimizde var
“Türkiye kamuoyunun ABD karşıtlığı biliniyor ve Cumhurbaşkanı bu karşıtlığı gidermek için de elinden geleni yapıyor. Bu elden gelenin, tam Washington görüşmeleri; Bush görüşmelerinin arkasından yapılması, BOP’ta Türkiye’ye biçilen rolün ve istenen görevlerin yerine getirilmesinin bir adımı aslında” diyen Hiçyılmaz, ABD karşıtlığının halkın hafızasından silinmesinin zor olduğunu belirterek, 1968’den beri Türkiye’de böyle bir geleneğin hep var olduğunu ifade etti. Hiçyılmaz, “Kürt meselesi de bir etkendir. Bu olumsuz temelde de ABD karşıtlığı bu temelde vardır. Kürt meselesi noktasında ABD daha sert bir tavır alırsa, yanı başımızdaki gerek Irak’ta Kürt oluşumu olsun, gerek ülkedeki Kürt sorununda olsun daha sert tavır noktasında birtakım kesimleri, bilhassa ulusal kesimleri biraz daha ABD’nin yanına çekecektir. Ama iddia edildiği gibi birtakım kesimler bürokrasi içerisinde olsun, silahlı bürokrasi içerisinde olsun, hiçbir zaman ciddi bir biçimde ABD karşıtı olmadılar. Sadece ABD’nin bazı planları ile anlaşmazlık ve çelişme söz konusu idi” diyerek, amacın Türkiye halkının ABD karşıtlığının ortadan kaldırılması ve ABD planına ikna edilmesi olduğunu dile getirdi. Cumhurbaşkanı’nın böyle bir çaba içerisinde olduğunu ifade eden Hiçyılmaz, “1 Mart Tezkeresi’ni engelleyen sokağa dökülen milyonlardı. Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de böyleydi. IMF’si, askeri planları ile NATO’su ile çok ciddi bir ABD karşıtlığı var bu ülkede. Bunu ortadan kaldırmak ve BOP’ta Türkiye halklarının saflarına çekmek için bir çaba sarf ediyorlar” dedi. Hiçyılmaz, Cumhurbaşkanı’nın bu şekilde bir tahminde bulunmuş olmasının ise “kendisine biçilen görevi yerine getirmek için canı gönülden çaba sarf etmesi”nden başka bir şey olmadığını söyledi. (İstanbul/EVRENSEL)
İşgalci güçten nefret ediyoruz

Doğu Konferansı Girişimcisi Mehmet Bekaroğlu: Türkiye’deki ABD karşıtlığının, ABD düşmanlığının temel sebebi ABD’nin PKK’yi destekliyor gibi görünmesi değildir. Emperyalist politikaları, komşumuzu işgal etmesi, yağmalaması, bir milyondan fazla insanı öldürmesi, ABD emperyalizminin bu alabildiğine düğümlenen tavrı, kurmuş olduğu işkence merkezleri; Guantanamo, Afganistan, Ebu Garip, ABD’nin nefret edilmesinin temelinde bu var. Halkımız işgalci, emperyalist bir güçten nefret ediyor. Şimdi hükümetin, Cumhurbaşkanı’nın içinde olduğu bir organizasyonla, Türk halkının ABD’den nefretinin sebebini önce Ermenileri destekliyor gibi sonra PKK’yi destekliyor gibi olduğu yönünde yoğun şekilde propaganda yaptılar. Sonra da Ermeni meselesini yine dondurdu ‘dostumuz Amerika, PKK konusunda da bize yardım ediyor; onun sayesinde PKK’yı ortadan kaldırıyoruz’ havası vererek, Amerikan düşmanlığının hedefini saptırmaya çalıştılar. Türk halkı sanki Ermeni ve PKK meselesinden sonra ABD’den nefret etti. Cumhurbaşkanı’nın böyle bir açıklamada bulunması; bildiği bir projeyi, bir oyunu, bir organizasyonu açıklamasıdır. Projenin bir aşamasında bir iş yapıyor, bunu deklare ediyor sadece.
Sevim Kahraman
www.evrensel.net