Cimo Kürtlerin duygularının simgesidir

Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM), Ermenistan’ın başkenti Erivan’da müzik yaşamını sürdüren ünlü Kürt kaval sanatçısı Egîdê Cimo ile dayanışma gecesi düzenliyor.


Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM), Ermenistan’ın başkenti Erivan’da müzik yaşamını sürdüren ünlü Kürt kaval sanatçısı Egîdê Cimo ile dayanışma gecesi düzenliyor. Kürt sanatı için değer oluşturan sanatçıların yaşatılmasını ve genç kuşağa aktarılmasını hedefleyen etkinlikte, Koma Agirê Jiyan, Aynur Doğan, Rojda, Feyzoyê Rizo ve Farqin de sahne alacak.
Kürt müziğinde kendine has kavalı ile dengbêj müziğinin önemli ismi olan Egîdê Cimo, Diyarbakırlılarla buluşuyor. Cimo, göç, ayrılık, memleket hasreti, acı ve umudu, yalnızca bir ses insana çok daha iyi hissettiren mistik bir havaya sahip. MKM, Her Yerde Sanat (HYS) organizasyonuyla, ünlü Kürt kaval sanatçısı Cimo için Diyarbakır’da bir dayanışma gecesi düzenliyor. Düzenlenen gecede MKM müzik grubu Koma Agirê Jiyan, Aynur Doğan, Rojda, Feyzoyê Rizo ve Dicle Fırat Kültür Sanat Merkezi (DFKM) müzik grubu Koma Azad’ın solisti Farqin dinleti sunacak. Gece, Ziya Gökalp Spor Salonu’nda 2 Şubat günü saat 17.30’da başlayacak.
MKM’nin Kürt kültürünü açığa çıkarmak, sahiplenmek ve değerlerle buluşmasını sağlamak gibi bir misyonunun olduğunu dile getiren MKM Yöneticisi Mehmet Çevik, aynı zamanda tükenmek üzere olan ve bu anlamda emeğiyle sanatsal değerler yaratan insanları da sahiplenmek gibi bir amaçlarının da olduğunu söyledi. “Egîdê Cimo’yu tercih etmemizin özel nedenleri var. Ancak genel bir sahiplenme; duygu değerlerini sahiplenmek ve genç kuşakla buluşturmak” diyen Çevik, Cimo’nun Vanlı olduğunu, ancak ailesinin 1918’de Ermenistan’ın başkenti Erivan’a sürgün gitmek zorunda kaldığını kaydetti. Cimo’nun daha 8 yaşındayken Erivan Radyosu’nda Kürt sanatçı ve dengbêjlerine kendine has kavalı ‘fiq’ ile eşlik ettiğini ifade eden Çevik, Gasparyan Ermeniler için neyse Cimo’nun da Kürtler için aynı misyona sahip olduğunu söyledi.
Çevik, “Erivan’da yaşayan Cimo, bundan sonraki yaşamını burada geçirmek istiyor. 2003’te Diyarbakır Festivali’ne çağırdık kendisini ve geldi. Cimo’nun konuşmalarında, anlatımlarında, hatta onun Diyarbakırla ilgili heyecanını gördüğümüzde böyle bir insanı sahiplenmek, kendisini daha iyi tanıtmak gerektiği fikri oluştu bizde. Diyarbakır’a gelip yerleşmek isteyen Cimo, ‘Diyarbakırlı gençlere bu enstrümanı öğretmek ve yaşatmak istiyorum’ demişti. Onun için bir gece düzenledik. Aslında bizim amacımız bir konser düzenlemek değil. Daha çok böylesi değerleri yaşatmak. Kürt sanatçılarına yönelik sahipsizliğe artık dur demek. Ayrıca bu etkinliklerimiz ve girişimlerimiz Cimo ile sınırlı kalmayacak. Belki ilk oldu ancak son olmayacak” diye konuştu.
Egîdê Cimo kimdir?
1932 yılında Ermenistan’ın Erdeşer köyünde dünyaya gelen Cimo’nun ailesi birçok Kürt sanatçı gibi Van’dan Ermenistan’a 1918 yılında göç etmiştir. Erivan kültür ve sanatı bu acı, göç ve özlemler üzerinden büyümüştür. Cimo, 8 yaşındayken ilk Fîq enstrümanını yapar ve sanat yaşamına da böylelikle başlar. Daha sonra mey, zurna ve diğer enstrümanları kullanır. 1955 yılında Erivan Radyosu’nun Kürtçe bölümünde müzisyen olarak çalışmaya başlar ve 1990’lı yıllara kadar Şeroyê Biro’dan Karapêtê Xaço’ya kadar birçok önemli dengbêjin müzisyenliğini yapar. Keremê Seyad’ın dediği gibi: “Susika Simo söylüyor, Egîdê Cimo çalıyor.” Cimo’nun kavalından olmasaydı, belki de Hekîmo, Lawikê Metînî ve Bêrîvanê gibi şarkıları bu kadar sevmeyecektik. Çünkü bu şarkılara ruh veren onun kavalının ezgisiydi. Cimo, Kürt duygularının imge ve simgesidir aynı zamanda. Doğanın ve toprağın sesi olan kavalı, Kürtler bu nedenle hep çok sevmiştir. (Diyarbakır/DİHA)
İbrahim Açıkyer
www.evrensel.net