‘OHAL’in yaralarını tek başına GAP saramaz’

‘OHAL’in yaralarını tek başına GAP saramaz’

GAP’tan en az yararlanabilen bölge kentlerinden biri Diyarbakır. GAP’ın sulama boyutunun Diyarbakır’da gerçekleşme oranı sadece yüzde 5! Bu yüzden kurumlar AKP planına temkinli.


GAP’tan en az yararlanabilen bölge kentlerinden biri Diyarbakır. GAP’ın sulama boyutunun Diyarbakır’da gerçekleşme oranı sadece yüzde 5! Bu yüzden kurumlar AKP planına temkinli.
Evrensel’e konuşan Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, hedef bu olmasına rağmen GAP’ın bölgesel kalkınmaya “hiç” etkisi olmadığının altını çiziyor. Bölgenin kalkınmasını sağlayacak olan sulama yatırımlarının yüzde 14’te kalmasını eleştiren Kaya, “GAP yalnızca tarım ve enerji projesi değil; Doğu ve Güneydoğu’nun sosyal ve kültürel değişimini de sağlayacak önemli bir projeydi. GAP’ın tüm altyapısıyla 5 yılda tamamlanmasının taahhüt edilmesini önemli bir gelişme olarak değerlendiriyoruz. Ama GAP tek başına yeterli değildir. Hükümetin açıklamaları bizim için yeterli değildir” dedi.
Hükümete öneriler
DTSO Başkanı Kaya, GAP’ın neden tek başına bölgesel kalkınma sağlayamayacağını ise şöyle değerlendiriyor: “Bölge yaklaşık 25 yıldır olağanüstü halde yaşıyor. Bu bölgedeki ticareti, sanayiyi, yatırımı da belirleyen bir yönetim şeklidir. Bölgeye bu 25 yıl boyunca yatırım yapılmadı. 4 binden fazla köy boşaltıldı, 1 milyona yakın insan zorunlu göçe tabi tutuldu. Bu insanların hepsi köylerde üretici pozisyondayken geldikleri kentlerde işsiz, aşsız, eğitimsiz, ümitsiz yaşamaya başladılar. Kenar semtlerde hâlâ açlıkla, sefaletle yaşamaya devam ediyorlar. Kent nüfusunun yüzde 45’i okulda olması geren nüfustur. Ancak bunların yarısı okula gidemiyor ya da gitmiyor. Bu tabloyu GAP’ın tek başına kurtarma şansı yok.”
Kaya şu önerilerde bulunuyor:
  • Zorunlu göçe tabi tutulmuş genç nüfustan köye dönmek isteyenleri kırsal kalkınma projeleriyle köylerine göndereceksiniz.
  • Kentte kalmak isteyenleri eğitim ve mesleki eğitime tabi tutacaksınız ve iş alanları yaratacaksınız.
  • Organize sanayi bölgelerini, ulaşım altyapısını, eğitim altyapısını hazır hale getireceksiniz ki yatırımcı da yatırım yapsın.
  • Bunların hepsinin aynı çerçevede düşünülerek, birlikte hayata geçirilme zorunluluğu vardır. Tek başına hangisini yaparsanız yapın sonuç alamazsınız.”
    Kaya, yukarıdaki önerileri Diyarbakır ziyareti sırasında Başbakan Erdoğan’a ilettiklerini de sözlerine ekliyor.
    Bölgedeki 21 il bir Bursa etmiyor mu?
    Tam burada Başbakan Erdoğan ve AKP Hükümeti’nin sık sık övündükleri bir başka uygulamanın, bölgesel teşvik uygulamasının da sonuçlarını hatırlatmak gerekiyor. Tıpkı GAP gibi 5084 sayılı Teşvik Yasası ile yatırımları teşvik ettiklerini ileri sürmüştü hükümet. Ancak bölge dışında 49 kent daha teşvik kapsamına alındığı için bölgeye tek bir çivi çakılmasına bile yardımcı olmamış bu yasa. Kaya anlatıyor: “Teşvik kapsamında Düzce de, Afyon da, Zonguldak da, Aksaray da var. Büyük merkezlere yakın iller dururken hiç kimse Diyarbakır’da, Şırnak’ta yatırım yapmaz. Şırnak, Batman ve Mardin’de enerji indiriminden yararlanan şirket sıfır. Demek ki bunların hiçbiri teşvikten yararlanmamış. Bölgesel kalkınmışlık farkını azaltmak yerine artırdı bu yasa. Teşvikten, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki 21 il toplamı yalnızca Bursa kadar yararlanamamış. Böyle bir teşvik sistemi olur mu?”

    Bizi toplantılara almıyorlar

    Akif Akkoyun (Ziraat Mühendisleri Odası Diyarbakır Yönetim Kurulu Üyesi): GAP ile ilgili en önemli sorun, kaynağının olmaması. Tamamlanması için 17 milyar dolar gerekiyor. Bu yüzden AKP’nin dediği gibi GAP’ı 5 yılda bitirmeye Türkiye’nin bütçesi yetmez. Yapılan toplantılara TMMOB gibi konunun en önemli aktörlerinden biri çağırılmıyor. Çünkü biz onların yandaşı değiliz. Ziraat Odası’nı çağırıyorlar. Ancak toplantı öncesi Ziraat Odası Başkanı bizden rapor istiyor. Çünkü Ziraat Odası’nda çalışan bir ziraat mühendisi yok. Bunun yanında bölgemizde zorunlu göç ile insanlarımızın bir kısmı tarımı terk etmek zorunda kaldı. Maliyetlerin yüksek oluşu da çiftçileri tarımdan kopartıyor. 2004-2006 yılları arasında 1 milyon 200 bin insan tarımdan kopmuş durumda. GAP ise öyle basit bir proje değil. 2012 yılında bitirebileceklerini söylüyorlar. Bu bize inandırıcı gelmiyor. 17 milyar doları bulabileceğine inanmıyoruz.
    ‘Örnek kent’ Adıyaman GAP’tan geçti: Çamgazi Barajımızı bitirin bariGAP kapsamındaki Atatürk Barajı için ilçelerinin, yerleşim bölgelerinin ve en verimli topraklarının sular altında kalmasına izin veren Adıyaman da GAP’tan hiç yararlanamayan bölge kentleri arasında. Buna rağmen nasıl olduysa, GAP’tan Sorumlu Devlet Bakanı Nazım Erken, Adıyaman’ı “örnek kent” ilan etmiş. Yerel gazeteler de şaşırmış bu işe. Biri şöyle sormuş bakana: “Atatürk Barajı dolayısıyla bir ilçe ve yüzlerce köyünü, en verimli arazisini sulara kurban etti. Türkiye’de çıkan petrolün yaklaşık yarısını ilinde çıkaran, karşılığında bir otobanı olmayan; bırakın otobanı, çift şeritli bir yolu dahi olmayan adeta cezalandırılmış il mi örnek kent? Yoksa tütünü alındığından dolayı perişan binlerce ailenin ortada kalmış hali mi örnek kent?Vallahi konular kapalı kapılar ardında konuşulduğundan şimdilik bilemiyoruz.”Evrensel’e konuşan Adıyaman Ziraat Odası Başkanı Yakup Taş şu uyaraları yapıyor: “Kent olarak GAP’tan hiç fayda sağlayamadık. Mağdur olduk hatta. En verimli topraklarımızı, 80’e yakın yerleşim birimimizi GAP’a verdik. Büyükçay, Gomikan barajlarının mutlaka yapılması gerekiyor. Adıyaman’da tütün vardı ama şimdi tütünden geçinen 30 bin ailemiz, yani yaklaşık 150 bin kişi mağdur oldu. Bu mağduriyetlerin giderilmesi için barajların yapılması şart. Çünkü Adıyaman ekonomisine su olmadan alternatif sağlayabilmemiz mümkün değil. Talebimiz barajlar bitene kadar tütün ekiminin devam etmesi.” Erken, Adıyaman’da da GAP’ı 5 yılda bitireceklerini yineledi. Ancak bırakalım GAP’ın tamamını, Yakup Taş’ın şu örneği bile düşündürüyor: “Sadece Çamgazi Barajımızın bile kanallarının tamamlanmasını bekliyoruz. 10 yıldır bitmedi. Burada hükümetin iradesi önemlidir. İsterse bitirir. ”
    www.evrensel.net