Bu cinayetler engellenebilir

Bu cinayetler engellenebilir

Önceki gün Tuzla’da, geçtiğimiz hafta ise İstanbul Davutpaşa’da yaşanan iş cinayetleri, işçi sağlığı ve işyeri güvenliğini tekrar gündeme getirirken, iş kazalarının günde 4 işçinin ölümüne yol açtığı ortaya çıktı.


Önceki gün Tuzla’da, geçtiğimiz hafta ise İstanbul Davutpaşa’da yaşanan iş cinayetleri, işçi sağlığı ve işyeri güvenliğini tekrar gündeme getirirken, iş kazalarının günde 4 işçinin ölümüne yol açtığı ortaya çıktı. Çalışma Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de her yıl 80 bin iş kazası meydana geliyor ve bu kazaların 1600’ü ölümle sonuçlanıyor. Tuzla ve Davutpaşa’da yaşanan iş cinayetleri işçiler, sendikalar ve kitle örgütleri tarafından protesto edilirken, bu cinayetlerin önlenebileceğine dikkat çekildi.
Türk Tabipleri Birliği İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimliği Kolu Başkanı Dr. Bülent Aslanhan, her gün 4 çalışanın iş kazası ve meslek hastalığı nedeniyle hayatını kaybettiğini belirterek “Bu bir kader değildir. Ülkemizde de bu denli ölümlü iş kazası görülmesinin ana nedeni, işverenlerin kazaları engelleyici tedbirlere kaynak ayırmamasıdır” dedi.
Düşme ve elektrik çarpması
Dr. Aslanhan, iş kazaları ve meslek hastalıklarının çalışanların sağlığını tehdit eden iki faktör olduğunu belirtti. Bunların, bir işletmenin sağlıklı ve güvenli olup olmadığını belirleyen iki parametre olduğunu kaydeden Dr. Bülent Aslanhan, “Ölümlü iş kazalarının nedenlerinin başında yüksekten düşme ve elektrik çarpması geliyor. Meslek hastalıkları olarak baktığımızda ise Türkiye’de en sık görülenler, gürültüye bağlı işitme kayıpları, başta akciğer olmak üzere çeşitli organlarda görülen kanser ve bel fıtıklarıdır” dedi.
Kazalar engellenebilir
Türkiye’nin Avrupa Birliği ortalamalarının oldukça üstünde iş kazasına sahne olduğunu ifade eden Aslanhan, “Tüm bunları engelleyebilmek mümkün. Bunlarla ilgili işyerlerinde alınacak tedbirler dünyaca belirlenmiş standartlara bağlıdır. Bu tedbirleri almak bir parça mali kaynak gerektirir. Ülkemizde de bu denli ölümlü iş kazası görülmesinin ana nedeni, işverenlerin kazaları engelleyici tedbirlere kaynak ayırmamasıdır” diedi
En çok kanser ve bel fıtığı
Dr. Aslanhan, meslek hastalıkları olarak bakıldığındaysa sadece işyerinden kaynaklanan fiziksel, kimyasal, biyolojik ve ergonomik adı altında toplanan değişik risk faktörleri bulunduğunu dile getirdi. Türkiye’de gürültüye bağlı işitme kayıpları, başta akciğer olmak üzere çeşitli organlarda görülen kanser ve bel fıtıklarının en fazla görülen meslek hastalıklarından olduğunu vurgulayan Dr. Aslanhan, “Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizdeki bu iş kazaları ve meslek hastalıklarını engellemek mümkündür. Yeter ki bu konuda niyetli bir Çalışma Bakanlığı yaklaşımı ve insancıl bir yatırımı önceleyen işveren duygusu olsun. Bu bir kader değildir. Alınacak tedbirlerle engellenebilir” dedi. (HABER MERKEZİ)

Patlamanın sorumluları istifa etsin

İstanbul’daki emek ve meslek örgütleri, Davutpaşa’da yaşanan ölümlerin nedeninin sorumsuzluk ve denetimsizlik olduğuna dikkat çekerek sorumluların istifasını istedi.
KESK, TMMOB, DİSK ve İstanbul Meslek Odaları Koordinasyonu’nun da aralarında bulunduğu çok sayıda emek ve meslek örgütü, Davutpaşa’da patlamanın olduğu işyerinin yakınlarında basın açıklaması yaptı. DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, Genel Sekreter Musa Çam ve TMMOB İKK Sekreteri Tores Dinçöz’ün de aralarında bulunduğu çok sayıda sendikacı ve işçi, patlamanın olduğu işyerinin önünde bir araya gelerek sorumluların istifa etmesini istedi. Arçelik işçilerinin de destek verdiği eyleme EMEP ve Mücadele Birliği de katıldı.
Açıklamada konuşma yapan TMMOB İKK Sekreteri Tores Dinçöz, yetkililerin sorumsuzluğu ve denetimsizliğin katliama neden olduğunu ifade etti.
Ortak açıklamayı okuyan İstanbul Meslek Odaları Koordinasyonu Başkanı Kazım Mermer, pratik uygulamalarda pek çok işyerinin ruhsatsız olarak faaliyet sürdürdüğünü, belediyelerin, İçişleri ve Çalışma Bakanlığı yetkililerinin bu kuralsızlıklara göz yumduğunu dile getirdi. 2 yıl önce Ümraniye Dudullu’da bir maytap üretim atölyesinde meydana gelen, 6 işçinin ölümü ile sonuçlanan patlamayı hatırlatan Mermer, yetkililerin bu olaydan hiç ders almadıklarını ifade etti. Yetkililere gerekli denetimleri yapma çağrısında bulunan Mermer, facianın sorumlularının açığa çıkarılıp cezalandırılmasını istedi.
Artık gereği yapılsın
Basın açıklamasından sonra söz alan DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi de, yetkililerin patlamadan sonra olay yerine gelerek timsah gözyaşları döktüğünü söyledi. Kayıt dışı çalışma ve can güvenliği konusunda yaptıkları uyarıların dikkate alınmadığını ifade eden Çelebi, “Hiçbir önlem almadan, burada klasik önlemlerle işyerini mühürleyip bu sorumluluğu üzerlerinden atamazlar” dedi.Çelebi, “Yeni mi uyandınız? Yetkililer artık timsah gözyaşları dökmesinler, ağıt yakmasınlar. Gereğini yapsınlar” dedi. (İstanbul/EVRENSEL)

İşçiler: Artık ölülerimize dahi saygı göstermiyorlar

Şahin Çelik Tersanesi’nde meydana gelen iş kazasında, Metin Turan adlı işçinin hayatını kaybetmesi ve ardından cesedinin vinçte asılı bırakılması ve cesede köpeklerin saldırması, tersane işçileri tarafından protesto edildi. Artık arkadaşlarının ölüsüne dahi saygı gösterilmediğini belirten tersane işçileri, yetkilileri görevlerini yapmaya çağırdılar.
Baret gazetesinin çağrısıyla Şahin Çelik Tersanesi önünde dün sabah toplanan tersane işçilerine, Şahin Çelik Tersanesi işçileri de destek verdi. “Birleşelim ölümleri durduralım” pankartı açarak tersane önünde toplanan işçiler, sık sık “Tabut değil iş güvenliği” ve “Artık ölmek istemiyoruz” sloganlarını attılar.
Servislerden inip eyleme katıldılar
Servislerden inen Şahin Çelik işçilerine seslenen Baret komitesi üyelerinin çağrısına cevap veren 100’ü aşkın işçi, eyleme katılarak iş güvenliği önlemi alınmasını istediler. Burada açıklama yapan tersane işçisi Mehmet Özsarıkamış, Tuzla tersanelerinde ölümün kol gezmeye devam ettiğini ifade etti. “Gözleri kazanacakları paradan başka bir şey görmeyen tersane patronları ve onların taşeronları, iş güvenliği önlemi almamakta ısrar ediyorlar” diyen Özsarıkamış, “Bunları yapmayanlar artık ölülerimize bile saygı göstermiyorlar. Ölen arkadaşımızın boynuna ip geçiriyorlar, buna karşı çıkan işçileri ise olay yerinden uzaklaştırıyorlar” diye konuştu.
Patronlar ceza almıyor
Bugüne kadar hiçbir tersane patronunun ve taşeronun ölümlerden dolayı ceza almadığını belirten Özsarıkamış, yaşanan ölümlerden patronlar kadar devletin yetkili organlarının da sorumlu olduğunu dile getirdi. İşçilere ölümler karşısında örgütlenme çağrısı yapan Özsarıkamış, “Gözleri paradan başka bir şey görmeyenler, biz birlik olmadan iş güvenliği önlemi almayacaklar. Biz birlik olmadan yeni ölümler yaşanmaya devam edecek” diye konuştu. (İstanbul/EVRENSEL)

Nihayet teftiş!

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İstanbul Bölge Müdürü Atakan Tanış, 22 kişinin yaşamını yitirdiği patlamanın ardından nihayet 90 müfettişle İstanbul’daki işyerlerini denetlemeye başladıklarını dile getirdi. Tanış, 20 iş sağlığı ve iş güvenliği teknik müfettişi, 20 sosyal iş müfettişi, 20 SGK müfettişi, 30 yoklama memuru olmak üzere toplam 90 kişinin, dün itibariyle teftişe başladığını kaydetti. İkitelli ve Topkapı’daki sanayi sitelerinde başlayan teftişin, İstanbul genelinde devam edeceğini belirten Tanış, “25 Şubat’tan itibaren de yaklaşık 800 müfettiş ile Marmara Bölgesi’ndedenetime başlayacak” dedi. Öte yandan dün gazetemizde yer alan haberde her an patlama tehlikesi bulunan Birinci Zer sanayi sitesi içerisindeki Belenkoğlu tüp dolum tesisi dün yapılan denetimlerde mühürlendi. (İstanbul/EVRENSEL)
www.evrensel.net