Ludwigshafen’de Nazi izi

Ludwigshafen’de Nazi izi

Almanya’nın Ludwigshafen kentinde 3 Şubat günü meydana gelen yangını soruşturan Frankenthal Savcılığı, Danzig Meydanı’nda bulunan ve Kaplan ailesinden 9 kişinin hayatını kaybettiği binanın girişinde Nazi Almanya’sının hücum kıtalarının sembolü olan SS ile “nefret” yazısı yazıldığını açıkladı.


Almanya’nın Ludwigshafen kentinde 3 Şubat günü meydana gelen yangını soruşturan Frankenthal Savcılığı, Danzig Meydanı’nda bulunan ve Kaplan ailesinden 9 kişinin hayatını kaybettiği binanın girişinde Nazi Almanya’sının hücum kıtalarının sembolü olan SS ile “nefret” yazısı yazıldığını açıkladı. Savcılık tarafından düzenlenen bir basın toplantısıyla duyurulan bu yeni gelişme, yangının ırkçı bir saldırı olabileceği yönündeki savları güçlendiriyor.
Savcılık söz konusu “nefret” yazısının eski olabileceğini de dile getirdi. Evin etrafında ırkçı işaret ve sloganların olduğu daha önce de tespit edilmişti. Olaydan iki gün sonra yangın sırasında binada olan Bedriye ve Aylin Kaplı adlı genç kızlar da, “içeriye bir kişinin girdiğini ve yangını bu kişinin çıkardığını” iddia etmişti. Polis ve savcılık, iki kız çocuğun bu iddiasını “ciddi” diye değerlendirmişti.
Yazıcıoğlu’nun temasları
Öte yandan yangın dolayısıyla Ludwigshafen’e gelen Devlet Bakanı Mehmet Sait Yazıcıoğlu, önceki gün temasları konusunda bir basın toplantısı düzenledi. Türkiye’den gelen 4 kişilik uzman ekibin 50 kişilik Alman ekibine dahil olduğunu ifade ederek, ekip göndermelerini, “Soruşturmanın daha objektif yapılması için bu teklifi yaptık. Vatandaşlarımız soruşturmanın sağlıklı bir şekilde sürmesini istiyorlar” diyerek bir bakıma hükümet olarak Almanya’ya güvenmediklerini ima etti. Bakan, mağdurlar için her şeyi yapmaya hazır olduklarını söyledi.
Türkiye tarafının soruşturmanın “objektif sürmesi” adına bu tutumu, Almanya’yı kızdırdı. Almanya İçişleri Bakanı Wolfgang Schäuble, herkesin Alman güvenlik görevlilerinin yapacağı çalışmaya güven duymasını istedi. Schäuble, genel tanımlamalardan kaçınması çağrısında bulundu.
Bakan Yazıcıoğlu konuşmasında, cenazelerin doğrudan Gaziantep’e götürülmesi için ellerinden geleni yapacağını söylerken, bu konudaki sorunun son ana kadar çözülmediği ifade ediliyor. Kaplan ailesi, bütün cenazelerin ve yakınların bir uçakla Gaziantep’e götürülmesini istiyor. Ancak, hükümet şu ana kadar özel bir uçak sözü vermiş değil.
Öte yandan yangında hayatını kaybedenlerin cenazelerinin ne zaman Türkiye’ye götürüleceği konusundaki belirsizlik ise devam ediyor. Adli tıpta yapılan incelemeler sonunda çarşamba günü akşam saatlerine kadar ancak bir kişinin cenazesinin alınabileceğine dair aileye bildirimde bulunuldu. Diğer cesetler üzerindeki incelemenin ancak hafta sonuna kadar tamamlanabileceği ifade edildi. Bu durumda cenaze töreninin de ancak cumartesi ya da pazar günü yapılabileceği dile getiriliyor. Kaplan ailesi, cenaze töreninin yanan binanın önünde düzenlenmesini istiyor. (Ludwigshafen/EVRENSEL)

Kaplan ailesinden sağduyu çağrısı

Almanya’nın Ludwigshfen kentinde 3 Şubat günü meydana gelen yangın sonucunda 9 ferdini yitiren Kaplan ailesinin sağ kalan üyeleri gazetemize yaptıkları açıklamalarda, Türkiye kökenli emekçileri sağduyulu olmaya çağırarak, olayın Alman halkı ile birlikte barış içerisinde yaşama zarar vermemesi çağrısında bulundular. Yangında toplam 8 aile ferdini kaybeden baba Cevdet Kaplan, “Olay sırasında ben evde değildim. Ancak şu anda hastanede olan kızım, bana, bir anda apartmanda dumanın çıktığını ve yangının kısa bir süre içerisinde bütün eve yayıldığını anlattı” dedi. Polis ve savcılık tarafından yürütülen soruşturma netleşene kadar hiç kimseyi zan altında bırakmak istemediklerini söyleyen Cevdet Kaplan, “Bizim hiç kimseyle bir düşmanlığımız yok. Almanlarla çok iyi ilişkilere sahibiz. Birçok Alman arkadaş gelerek acımızı paylaştı. Olay ırkçılarca yapılmış olsa dahi bunu bütün Almanlara mal etmek doğru değil. Bu konuda bazı Türk gazetelerinde çıkan haberleri abartılı buluyorum. Şu anda yapılabilecek şey sonucu beklemek. Alman ve Türk devleti yetkilileri bugüne kadar bizlere gereken yardımı yapıyor. Takdir bundan sonra artık devletlerin. Çünkü olay artık bizim değil devletlerin kontrolünde. Her iki devletin sorunu” dedi.
İlişkilerin zedelenmemesinin en büyük dileği olduğunu belirten baba Kaplan, “Tahriklere kapılmamak gerekiyor. Sabretmek gerekiyor. Tahriklere kesinlikle kapılmamak gerekiyor. Suçlu bulunduğunda yargının gerekli cezayı vereceğinden eminiz” ifadelerini kullandı. (Ludwigshafen/EVRENSEL)
www.evrensel.net