Bölgesel asgari ücret

Bölgesel asgari ücret

- Zaten asgari ücretin altında yevmiye ile çalışıyoruz. Daha neyin bölgesel asgari ücreti? (tarım işçisi kadınlar.)


- Zaten asgari ücretin altında yevmiye ile çalışıyoruz. Daha neyin bölgesel asgari ücreti? (tarım işçisi kadınlar.)
- Biz tuğlacıyız, senede 7-8 ay çalışabiliyoruz, sigortamız yok, hiçbir sosyal hakkımız yok, şimdi de aldığımız 500 milyona mı göz diktiler. (Özbaylar Kiremit Fabrikası’ndan kadın işçiler)
- Zaten kefenimiz cebimizde çalışıyoruz. Iş kazalarından Sarıkamış harbi gazilerine döndük, bu işten kimse emekli olamıyor. Bel fıtığı, romatizmadan anamız ağladı, diğerlerine göre iyi ücret alıyoruz (450-600 milyon), böyle bir uygulamayı hayata geçirebileceklerini düşünmüyoruz, ama aldığımız bu ücrete de göz diktikleri kesin. (mermer işçileri)
- Abi biz çırağız, ustalarımız ne verirse ona fit oluyoruz. Haftalık 70-80 milyon. Herhalde bundan daha kötü olmaz. (sanayi sitesinden genç bir işçi)
- Kadın işsiz sayısı çok fazla, bundan yararlanıp 350-400 milyona hatta daha azına tezgahtarlık yapmak zorunda olan yüzlerce genç kız var. (Tezgahtar)
- Aslında bugünkü durumumuzu, yasalaştırsalar bu iş olur. Yeni bir şey yok yani. (Karayolları taşeron işçisi)
Emek Partisi bölge örgütü, hükümet sözcüleri ve sermaye örgütü temsilcilerinin sık sık gündeme getirip geri çektikleri bölgesel asgari ücret uygulamasına karşı işçileri uyarıcı nitelikte bir broşür hazırladı. Biz de Elazığ’da broşürün dağıtıldığı fabrika ve işyerlerinde işçilerle görüştük. Ancak işçilerin neredeyse tamamı işten atılma korkusu ile isimlerini vermek istemediklerinden dolayı izlenimlerimizi bu şekilde paylaşmayı uygun gördük.
Hatırlanacağı gibi 2004-2005 yıllarında tekstil sektöründe çalışan on binlerce işçi piyasadaki durgunluk, Çin’in tekstil ürünlerini daha ucuza piyasaya sürerek Türkiye’nin Avrupa pazarını daraltması vs. nedenlerle işten atılmıştı. Benzeri sorunlar daha birçok sektörde de yaşanmıştı. O dönemlerde Türkiye’yi ziyaret eden Anna Kruger’in dünya pazarında rekabet edilebilmesi için işçi ücretlerini daha ucuza mal edilmesi gerektiğini öğütlüyordu. Asgari ücret çok fazlaydı. Aslında Türkiye kendi Çin’ini yaratmalıydı. Yürütülen kirli savaş sonucu yerlerinden yurtlarından olan milyonlarca Kürt, kentlere akın etmiş işsizlik, yoksulluk içinde kıvranıyorlardı. Yaşamak için verilen ücrete bakmaksızın her türlü işte çalışıyorlardı. Özellikle tarım ve inşaat sektöründe şimdi bile 8-10 lira karşılığında çalıştırılan işçilerin olduğu gerçeği bilinmeyen bir durum değil. Karayolları’nda çalışan arkadaşımızın ‘yeni bir şey olmaz’ tespiti bu yönüyle önemli. İşte size Türkiye’nin Çin’i.
Elazığ açısından işsizlik oranı şimdi yüzde 17’lerde seyrediyor. Organize sanayide kayıtlı yüz civarında fabrikanın yarıya yakınının kapısı kilitli. Elazığlı sanayiciler mermer, tekstil ve şarapçılık sektörünü canlandıracaklarını söylüyorlar.
Yaşadığı her türlü soruna kendine has mizahi üslubu ile yanıt veren Elazığlının cevabıyla noktalayalım.
-Gardaş biz gakgoşuz Çince Caponcadan anlamazıx karate de bilmezük amma iyi gafa atarıx. Gelecekleri varsa görecekleri de var.
Medayin Demirbaş (ELAZIĞ)
www.evrensel.net