AKP’nin ‘örnek’ belediyeleri! 4

AKP’nin ‘örnek’ belediyeleri! 4

Bağıvar Belde Belediyesi Başkanı sendikalaşma mücadelesi veren Akyıl Tekstil işçilerinin de patronlarından


Diyarbakır’ın AKP’li Bağıvar Belediyesi’ni Evrensel okurları iyi tanıyorlar aslında. Çünkü Bağıvar’ın Belediye Başkanı Mahmut Akyıl, Akyıl Tekstil fabrikasının da patronlarından biri. Hatırlatalım, Akyıl işçileri sigortasız, asgari ücretle, dört beş ayda bir maaş verilerek ve mesai ücretleri de ödenmeden çalıştırıldıkları için 2004 yılında sendikalaşmak istemiş, direnişe geçmiş, TEKSİF’i resmi olarak fabrikaya sokmuşlardı. Patron Mahmut Akyıl ise sendikanın toplusözleşme çağrılarına cevap vermedi ve masaya oturmadı. Bu yüzden Akyıl işçileri bir yılı aşkın süredir grevdeler. Ancak özellikle Diyarbakır’da yeterli desteği alamadılar. Patron ise işçilere insanca yaşayacakları hakları vermek yerine fabrikanın kapısına kilit vurmayı tercih etti. İşçiler ise sendika bürosunda grevlerine devam etmeye çalışıyorlar.
Akyıl hanedanı
Akyıllara ait bir köyken, zorunlu göçlerle belde haline gelen Bağıvar’da bugüne kadarki tek belediye başkanı Mahmut Akyıl. Daha önce ANAP’tan aday olan Akyıl 2004’te AKP’den başkan seçildi. Akyıl Tekstil’in de patronlarından Osman Akyıl’ın GÜNSİAD eski Genel Sekreteri, Fahrettin Akyıl’ın Diyarbakır Ticaret Borsası Başkanı, Abdullah Akyıl’ın da Diyarbakırspor eski başkanlarından olduğunu da ekleyelim. Belediye Başkanı’nın kardeşi Mehmet Akyıl da beldenin “tek” mahallesi olan Dicle Mahallesi’nin daimi muhtarı. 2000 yılı nüfusu 11 bin olan bugün ise 15 bin olduğu tahmin edilen beldede bir tane muhtarlık var!
Bağıvarlıların anlattıklarına göre halk muhtarın gittiği kahveye istediği evrak için gerekli belgeleri bırakıyor, asıl evi Diyarbakır’da olan muhtar, kahveye uğradığında evrakı imzalıyor, sahibi alsın diye yine kahveye bırakıyormuş!
Bağıvar’ın çöpleri kokmuyor mu?
Başbakan Erdoğan ocak ayında geldiği Diyarbakır’da “çöp kokusundan” şikayet etmişti DTP’li belediyeleri eleştirmek için. Bağıvar’ın toplanmayan çöplerini görmemiş sanırız. Belde halkı bir ay önceye kadar bir tane bile çöp konteynırı olmadığını, çöplerin 2-3 ayda bir kepçeyle toplandığını söylüyorlar. Bugün beldenin merkezi bile çöp dolu.
Belde son yasa ile geçtiğimiz aylarda Diyarbakır Büyükşehr Belediyesi’ne bağlandı. Böylece 16 yıllık altyapı sorunları bir anda Diyarbakır’ın üstüne yıkılmış oldu. Ancak halkla konuştuğunuzda anlaşılıyor ki Büyükşehir’in 16 yıllık sorunları çözmesi için çok uğraşması gerekiyor.
Su gece akıyor halk nöbet tutuyor!
Bağıvar’ın en önemli sorunu musluklardan suyun bir türlü akmaması. Belde merkezi çukurda kaldığı ve şebekenin yakınında olduğu için su sorunu yaşamazken beldenin asıl kurulu olduğu iki tepeye çıktıkça su akmamaya başlıyor. Suyun gece 2’den sonra geldiğini söyleyen halk su nöbeti tutuyor! Beldenin birçok yerinde de kanalizasyon yok. Halk kuyu açıyor kanalizasyon için. Ya da örneğin sağlık ocağının arkasında oturanlar paraları varsa kanal açıp, ocağın kanallarına bağlayabiliyorlar. Mahmut Akyıl ise “Halk kaçak su kullanıyor ondandır” diyor. Beldenin ortasında oturanlar muslukları açık bıraktıkları için diğerlerine su gitmiyormuş başkanın söylediğine göre! Ancak su işleri de Büyükşehir Belediyesi’ne bağlanmış. Kısacası Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Bağıvar’da 16 yıldır yapılmayan bütün işlerle karşı karşıya kalmış durumda.
Meclis üyesi: Bağıvar’da belediyecilik yok
DTP Bağıvar Meclis Üyesi Ekrem Ihlamur’a rastlıyoruz yolda. Ihlamur, belediyenin işleyişini anlatıyor: “Burada ne belediyecilik var ne de hizmet. Bunu halk da biliyor herkes de biliyor. Ne çalışma var ne anlatacak hizmet var. Başkan kendisi de her toplantıda diyor zaten ‘benim yapacağım budur’ diye. Suyu Büyükşehir’e devretmişim diyor. Kanalizasyon sorunu var, patlıyor. Yol sorunu var, su sorunu var, kanalizasyon sorunu var, adam yapmak istemiyor, yapmıyor da. Tek muhtarlıktır. Yıllardır bu muhtarlık sorununu dile getiriyoruz”

AKP’li Belediye Başkanı: Bütün sorunlar artık Büyükşehir’in sorunudur!

Mahmut Akyıl
Bağıvar Belediye Başkanı: Su ile bir ilgimiz yok, DİSKİ’ye bağlandı. O bizim sorunumuz değil, kanalizasyon da bizim sorunumuz değil, Büyükşehir aldı. Ana arter yollar yine Büyükşehir’e bağlandı. Bize on metrenin altındaki sokaklar ait, onun dışında tümüyle Büyükşehir’e aittir artık. Zaten alt kademe belediyeleri yetersiz oldukları için büyükşehirlere bağlandı. Bunlar dışında biz 2008 yılında dar sokaklarımıza kilitli taş döşeyeceğiz, başka yapacağımız bir şey yoktur, bize düşen bir şey de yoktur. Diyelim imkanımız olursa bir iki tane de çocuk parkı yapmayı düşünüyoruz. Hiç parkımız yok. Bir tane parkımız var milletimiz gitmiyor. Bizim itfaiyemiz vardı o da Diyarbakır’dadır. İtfaiye araçları da Büyükşehir’de duruyor. O da Büyükşehir’in sorunu isterse burada itfaiye açabilir.
Bu sorunlar; sudan, kanalizasyondan, ana arter yollardan, itfaiyeden sorun varsa bu Büyükşehir’in sorunudur.

Ali Toprak

16 yıllık bir belediyemiz var ama köy görünümündeyiz. Gerek AKP olarak gerek belediye olarak insanları hizmete layık görmüyorlar. Su gece geliyor. Kimileri sabaha kadar su nöbeti bekliyor, ya su gelirse diye. Halkın değil, bir ailenin mekanı gibi burada belediye. Burası daha 6 aydır Büyükşehir Belediyesi’ne bağlandı. Onların projelerini bekliyoruz.

Cevat Akdemir
Kanalizasyon sorunu var. 20 yıldan beri aynı aile başımızdadır. Nesini anlatalım? Hiçbir altyapı yok. İyi bir şeyimiz yok ki kötülüğü anlatalım, her şey kötü. Kimi kime şikayet edelim?

Necati Çetin
İnsanların ihtiyaç duyacağı her şeyde sorun yaşıyoruz. Bir kilometre yol gidip su çekiyoruz. Kanalizasyon bazı yerlerde hiç yok. Diğer yerlerde de tıkanmalar oluyor sürekli. Biraz da buradaki insanlar hak ediyor. Bir torba una oy satanlar oldu çünkü.

Zarife Altuğ

Belediyeden bir şey görmemişiz ki. Gündüz su yoktur gece vardır.
O bile iyidir! Bazen hiç olmuyor. Belde diyorlar ama köydür. Yazın bazen bir ay hiç su gelmiyor. Büyükşehir Belediyesi’ne geçmiş
diyorlar onu bekliyoruz. Belediye başkanının yanına gidiyoruz ‘Biz ne yapalım’ diyor. Sen belediye başkanısın değil mi? Benim sorunum var, ben senin yanına gelmişim, sen de büyüklere git değil mi? Öyle bir şey yok. Bidonla kovayla çeşmeden su taşıyoruz.

‘İçme suyu şebekesine tuğla fabrikaları ortak’

Mehmet Boran
Buraya belde demek için bin tane şahit lazım. Millet çile çekiyor. Hele köyün içinden bir tane kanal geçiyor, hastalıklara davetiye çıkartıyor. Bir iki sefer yapacağız dediler ama yapılmadı. Başkan ‘Benden bu kadar, benim hizmetim budur isterseniz oy vermeyin’ diyor zaten. Birkaç ara sokağa bu sene parke taşı yapmış sadece.
Beldemizin yarısının suyu akmıyor. 15 bin nüfuslu beldede tek bir mahalle, tek bir muhtar var. Burada da evleri var ama Diyarbakır’da kalıyorlar. Sorumuz oluyor, bir evrakımız oluyorsa götürüyoruz onun uğradığı belediyenin karşısındaki kahveye bırakıyoruz, iki üç gün sonra geliyor mührünü basıp gidiyor. Ailemizin fotoğrafları kahvede masanın üstünde duruyor. İçme şebekesine de tuğla fabrikaları ortaktır. Fabrikatör kendisi, sondaj kazsın tuğla için. Bizim suyumuz verilmesin, suyumuz azdır. Beldemizin suyunu alıyor.
YARIN: DTP’li belediye başkanları ne diyor?
www.evrensel.net