YAŞAMA KÜLTÜRÜ

YAŞAMA KÜLTÜRÜ

  • Gerçekten zor, kendini sağlıklı tutabilmek son günlerde...Elbette yalnızca bedenini değil...


    Gerçekten zor, kendini sağlıklı tutabilmek son günlerde...
    Elbette yalnızca bedenini değil...
    Öyle çok şeyi bir arada yaşıyorsunuz ki... Çoğunda siz de işin içindesiniz hem...
    Ya bir konuşma yapmalısınız, ya bir söyleşi... En azından, bir toplantıda, sorulduğu için düşüncenizisöyleyeceksiniz üç-beş tümceyle... Kendi sorunlarınıza bile yer açamıyorsunuz bunlar arasında...
    Eve geldiğinizde, birkaç saat, usunuzun çekmecelerini düzenleyinceye dek yürürlüğe sokamıyorsunuz kendinizi.
    Bütün bunlar asıl işinizin, yaratılarınızın arasında yer alıyor... Aslında daha çok tersine oluyor; bunların arasına asıl işiniz sıkışıyor.
    Yakındığımı sanmayın... Bilsek de bilmesek de hepimiz böyleyiz, ya da böyle olmak zorundayız. Sorumluluğumuz böyle olmak çünkü...
    Çok umut bağladığınız bir örgütün toplantısına çağırıyorlar... Gidiyorsunuz...
    Ne o?
    Herkes konuşuyor ya, geçmiş anlatılıyor. Ya da durum saptaması yapılıyor. (Sanki herkes bilmiyor...) Ama orada da kalınıyor. En çok da yakınma, onu bunu eleştirme... Eleştirmeyi de yalnızca kötüleme olarak yapıyorlar...
    Dayanamıyorsunuz, söze giriyorsunuz: Bilginin tek ölçütü var, o da eylem... Konuşma günleri bitti, eylem çağı şimdi... Kimilerine pişmiş aşa su katıyormuşsunuz gibi geliyor...
    Oradan bir başka konuşmaya yetişiyorsunuz. Bu kez siz konuşacaksınız... Kültür yaşamımızı soruyorlar size...
    'Çözüm?' diyorlar...
    'Kavga' diyorsunuz... Her türlüsüyle... Yazarak, çizerek, güçleri birleştirerek, örgütlenerek kavga...
    Bir kentte gençler sarıyor çevrenizi... Soruyorlar... Hepsi uslarının çalkantısında çırpınıyor...
    'Ne yapmalı?'
    Somut yanıt bekleniyor, 'laf' değil...
    Bu arada bütün TV'ler, bir ikisi dışında ya futbol, ya göbek, bilisizlik çukuru...
    Her şey uyutmaca... Her şey takiye...
    Bugün (15 Mart), birisi bağırıp durdu TV'lerde, kulakları tırmalarcasına: Demokrasi, demokrasi, demokrasi!
    Kim olacak?
    'Demokrasi bizim için araçtır' diyen, diyenler... Demokrasi savaşımındaymışlar... Bak bak bak...
    Ama nedense, hep onlara haksız saldırılıyormuş gibi bir görüntüye bürünüveriyorlar, 'suçsuzu' oynayarak... Ne kolay, kendi çıkarlarına çeviriveriyorlar durumları...
    Bütün bu karışıklığa yenilmeyeceksiniz... 'Laf'la peynir ekmek gemisi yürütenlerle süre yitirmeyeceksiniz... Düzenli, örgütlü savaşıma katılacaksınız... Sizi hiçbir şey oyalamayacak...
    Cengiz Bektaş
    www.evrensel.net