KENTTEN GELEN

  • AKP’nin işçi ve emekçilere karşı alanlarda saldırılarının sürdüğü bir dönemde KESK’e bağlı sendikaların şube kongreleri tamamlandı


    AKP’nin işçi ve emekçilere karşı alanlarda saldırılarının sürdüğü bir dönemde KESK’e bağlı sendikaların şube kongreleri tamamlandı. İçinden geçtiğimiz sürecin yüklediği dönemsel görevler karşısında sendikaların güçlü ve kitlesel mücadeleler veremediği herkesin ortak görüşü. Son yıllarda kamu emekçileri mücadelesini karakterize eden temel özellikler üye ve yetki kaybı, mücadelede zayıflık ve ana gövdeden kopuk bir sendikal faaliyet olarak sıralanabilir. Kongreler yapıldı. Yeni yönetimler seçildi. Şimdi yapılan konuşmaları, eleştiri ve önerileri yaşama geçirme zamanı. Özellikle yenilenmiş bir mücadele ve örgütlenme platformunu savunan Emek Hareketi’nden arkadaşlara büyük sorumluluk düşüyor. Ne yapacağız. Nasıl yapacağız. Yeni yol haritamızı geniş, kitlesel toplantılarda belirleyerek işe başlayabiliriz. Böylece üyelerimiz kendilerini ilgilendiren örgüt kararlarının alındığı süreçlere katılmış olurlar. Belirlenmiş politikaları sahiplenir ve yaşama geçirme isteği duyarlar. Kitlemizi faaliyetin bir ucundan tutan bunun sorumluluğunu hisseden hale getirebilirsek, sınıf örgütü olma yolunda önemli bir adım atmış oluruz.
    Bu yazının sınırları içinde önemli iki konuya değineceğim. Bunlardan birincisi ve önemlisi; işyerleri dolayısıyla kitlelerden kopmuş lokal-sendikal faaliyettir. Son yıllarda sendikalarda aktif sendikacılar, pasif üyeler biçiminde derin bir bölünme yaşanmaktadır. Bu tıkanıklık aşılmadıkça ilerleme pek de olanaklı değildir. Çünkü sendikalar işyeri örgütleridir. Hizmetin verildiği, üretimin yapıldığı yer, işyeridir. Kitleler, emekçiler işyerlerindedir. Oysa sendikal faaliyet, üyelerden uzakta, lokallerde sıkışmış durumdadır. Bu sorun öncelikle çözümlenmelidir. Kurulacak komite, komisyon vb. araçlarla işyerlerine yönelik yoğun bir propaganda ve örgütlenme çalışması yürütmeliyiz. Okullarda, işyerlerinde güncel sorunlar üzerinden konuşmalar tartışmalar yapmalıyız. Böylesi bir günlük çalışma üzerinden sendikal gündem, işyerlerinde de gündem olacaktır. Örgüt ile üyeler arası ilişki güçlenecektir. Geçmiş yıllardaki kitlesel iş bırakmalar, güçlü mücadele ve kararlılık böylesi ısrarlı çalışmalar sonucu başarılmıştır. İşyerleri ve birimlere yönelik sürekli ve günlük faaliyetler bu dönemde ısrarla çalışma biçimimiz olmalıdır. Sınıflar mücadelesinde bir emek örgütü olarak daha ileri bir pozisyon yakalamak ancak kitlelerle buluşan bin çalışma ile olanaklıdır.
    Sendikalarda bugüne dek iyi yönetilemeyen ikinci konuda, Kürt sorunu ve anadilde eğitim hakkıdır. Bu konularda her dönem tartışmalar yaşanmış, istifalara varan tepkiler olmuştur. Ancak son dönemde Kürt sorunundaki çözümsüzlük ve artan gerginlik tabanımızı milliyetçi ve şoven etkiye daha açık hale getirmiştir. Bu dalgayı püskürtecek merkezi ve sistemli bir karşı çaba da yoktur. Gerici-işbirlikçi çevreler tabandaki dalgalanmayı istifalara dönüştürmek için kışkırtıcı bir çaba içindedirler. Bu alanda sorun sendikalarımızı Kürt sorununa gösterdiği ilgi ve savunduğu barışçı, demokratik çözümden kaynaklanmamaktadır. Sorun, başta merkez ve şubelerdeki bazı yönetici ve taraflarının tutarsız davranışlarında ve yeterli aydınlatma faaliyeti yürütmemelerin kaynaklanmaktadır.
    Yeterli açıklama ve ikna süreçleri yaşanan okul ve işyerlerinde tabanımız oldukça sağduyuludur. Sendikal siyaset ve politikaları belirlerken işyerlerimizi eğitilip, bilinçlenmesi süreçlerini ihmal etmemeliyiz.
    Sendikalar emekçilerin kitlesel olarak örgütlenip, mücadeleye katıldıkları sınıf örgütleridir. Kendi talepleri uğruna mücadeleye katılmadıkça saldırıları püskürtmek yeni haklar kazanmak olanaklı değildir. Kamusal alan uluslararası sermayenin saldırı hedefindedir. Bu zorlu mücadele ise işçi ve emekçilerin birleşik mücadelesi ile kazanılabilir. Yeni dönemde enerjimizi lokallerde solcular arası tartışmalarda değil, sendikalarımızın yeniden inşasında harcayalım. Yeni dönemi kazanmak için hepimize başarılar...
    Cengiz Aşkıncı
    www.evrensel.net