Üretim rekoru kırdı işçi kıyımına gitti

Koç Holding’e bağlı BEKO’da, patron üretim rekoru kıran işçileri işten atarak ödüllendiriyor.


Koç Holding’e bağlı BEKO’da, patron üretim rekoru kıran işçileri işten atarak ödüllendiriyor. Kurulduğu günden bu yana 40 milyon televizyon üreten BEKO, bu üretimin 15 milyonunu son birkaç yıl içinde gerçekleştirdi. Yani son 40 yıldaki üretimin yüzde 40’ına yakını birkaç yıl içinde üretildi. Bu üretimi gerçekleştiren işçiler ise yıldan yıla fakirleşirken, işçi kıyımları ile psikolojileri de altüst oldu. Yılbaşında 300 işçiyi işten atan BEKO patronu, geçtiğimiz cuma günü de 500 işçiyi kapı önüne koydu. Fabrikada örgütlü Türk Metal yöneticileri ise henüz işten atmalarla ilgili bir açıklama yapmış değil. Bu durum işçilerin tepkisini çekiyor.
Talep azalması iddiası
İşçi kıyımının gerekçesini iç ve dış piyasadaki talebin azalması olarak gösteren Koç Holding’in son yıllarda sermayesini ve kârını onlarca kat büyüttüğünü söyleyen işçiler, 30 yılda yapılamayan üretimin son birkaç yılda yapıldığını anlattılar. Son atılan işçiler içinde özellikle kadın işçiler, kadın işçiler içinde ise hamile ve çocuklu olanlar tercih edildi.
Yurtiçi ve yurtdışı piyasalarında daralma gerekçesini öne süren yönetimin neden böyle bir tercih yaptığını soran işçiler ise hamile ve çocuklu olan kadın işçilerin verimli olmadığının düşünüldüğünü anlattılar. Bu durumun kabul edilemez olduğunu ifade eden işçiler, bunun insan haklarına da aykırı olduğuna dikkat çektiler.
İşçi robotlaşıyor
İşçiler, üretimin son yıllarda sürekli hızlanması nedeniyle işçilerin robotlaştığına dikkat çektiler. BEKO’da yaşanan bu sorunlar ise işçilerin canlarına tak demiş durumda. Her yeni yıl yeni işçi atılmalarının yaşandığı fabrikada, atılan işçilerin arkasından, kalan işçiler ‘piyangonun’ kendilerine ne zaman vuracağını endişeyle bekliyorlar. İşten atılma korkusu ve kaygısı işçilerin psikolojisini de bozuyor. Geçtiğimiz yılbaşında işten atılan bir işçinin söyledikleri, bu durumu çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor: “Biz yeni yıla girmeden bir gün önce işten atıldık ve fabrikayla ilişkimiz kesildi. Bizlere verilen zarfların içinde ise yeni yıl kartı vardı, bu kartla hepimizin yeni yılını kutluyorlar ve mutluluklar diliyorlar. İşte gerçek yüzleri böyle, yeni yıla işsiz ve güçsüz giren bir insanın nasıl mutlu olacağını düşünebiliyormusunuz. Evet önce işten atıyor, sonrada mutluluklar dileyen yeni yıl kartını veriyorlar.”
Teknoloji yeni ama..
İlk siyah-beyaz TV üretiminin üzerinden yıllar geçmiş, yeni renkli TV üretilmiş, teknoloji gelişmiş, LCD ve Plazma TV üretilmeye başlanmış, fakat işçilerin yaşamında değişen yeni bir şey yok. AB ülkeleri arasında en gelişmiş teknolojiye ve modern yapıya sahip olduğunu her defasında tekrarlayan BEKO, işçiler açısından bir kışla gibi. Bir dönem önce işçi servislerinin yetersiz olmasından dolayı, serviste oturduğu koşullarda kendilerini şanslı sayan işçiler, yeni gelen işçilere ustabaşılar ve müdürler tarafından acemi asker muamelesi yapıldığı günleri yaşadı. Kendi içinde kurduğu taşeron şirketler vasıtasıyla işçilerin sendikal haklarını ve kazanılmış haklarını bir çırpıda yok eden şirket, kârını her yıl artırmaya devam ederken, işçilerin giderek yoksullaştığı bir süreç ise devam ediyor. Şu anda kendi içerisinde dört ayrı taşeron şirket barındıran BEKO, dışarıda yan sanayiye dayanarak işlerini yaptırıyor. (İstanbul/EVRENSEL)

‘Yapacak bir şeyimiz yok’

Türk Metal daha önceki işten atmalarda olduğu gibi 500 işçinin atılması karşısında da sessizliğini korudu. Fabrikada kalan işçiler açısından da nasıl, hangi koşullarda ve ne zamana kadar çalışacakları ise yeni bir muamma. İşyerindeki çıkışlarla ilgili görüşlerini aldığımız Türk Metal İşyeri Baştemsilcisi şunları anlattı: “Arkadaşların size neden geldiğini anlamıyorum, neden bize değil size geliyorlar. Fabrikada üretim daralması var, 3 bin 200 kişiden 1200 kişiye düştük. 1992 yılında yine böyle bir durum olmuştu, yapacak bir şeyimiz yok. Biz sadece sendikalı işçilerin sorunlarıyla ilgilenmiyoruz, yeri geliyor yan sanayi işçilerinin sorunlarıyla ilgileniyoruz. Keşke arkadaşlar size değil bizlere gelselerdi. Daha önce 2/1 borçlanma sistemi vardı, şimdi bu yok, işverenle konuştuk kabul etmiyor, kimi arkadaşlar zaten çıkmak istiyorlardı.”
Seyit Aslan
www.evrensel.net