‘Irak işgali yalanlarla başladı yalanlarla devam ediyor’

Irak işgalinin beş yıllık bilançosu, geride bıraktığımız bir ay içerisinde İngiltere gündemini her zamankinden daha yoğun bir şekilde meşgul etti.


Irak işgalinin beş yıllık bilançosu, geride bıraktığımız bir ay içerisinde İngiltere gündemini her zamankinden daha yoğun bir şekilde meşgul etti. Özellikle, son iki hafta içerisinde neredeyse her gün Irak işgalini ele alan televizyon programları, gazetelerde konuyu irdeleyen dosya yazıları, halk toplantıları ve araştırma kurumlarının raporları yayımlandı.
‘Biz nerede yanlış yaptık?’
Anglo-Amerikan güçlerinin Irak işgalinin beş yıllık bilançosunu ele alan bu tartışmaların içeriği diğer yıllardan farklıydı. Son dört yıl içerisinde medyanın, akademisyenlerin, halkın ve araştırma kurumlarının ezici çoğunluğu, Irak’ta yaşanan olumsuz gelişmeleri hep “Iraklıların eksiklikleriyle ve/veya yanlışlıklarıyla” açıklamaya çalıştılar. Örneğin, Irak’ın kan gölüne çevrilmesinde “Şii-Sünni çatışmasının temel alınması gerektiği” son dört yıldır değişik biçimlerde tekrarlandı.
Bu yıl ise işgalin Irak’ta yol açtığı insanlık dramından, Iraklıların dışında; Irak’ta izlenen yayılmacı emperyalist politikaların ne türden bir katkısı veya rolü olduğu da irdelendi. Başka bir deyişle, son bir aydır İngiliz medyası, akademisyenleri ve araştırma kurumlarının yanıtlamaya çalıştığı soru şuydu: “Biz nerede yanlış yaptık?”
Peki, son bir aydır var olan tartışmaların ışığında şunu iddia etmek mümkün mü? İngiliz medyası, akademisyenleri ve araştırma kurumları, en sonunda savaş sarhoşluğundan ve emperyalist politikaların sözcülüğünü yapmaktan kurtulup doğruları cesur bir şekilde masaya mı yatırdı? Hayır! İngiltere’de, her ne kadar Irak işgaline ilişkin doğru ve yanıtlanması gereken sorular sorulsa da, doğru sorulara yanlış ve asılsız yanıtlar vermekte ısrar ediliyor.
‘Sorumlusu biz değiliz; Bush yönetimi’
İngiltere’de koro halinde, “Irak’ta işlerin yanlış gitmesinin temel sebebi; Bush yönetiminin, Blair hükümetinin Irak’ın nasıl yeniden yapılandırılacağına dair fikirlerini dikkate almaması” düşüncesi sıkça vurgulanıyor. Yani, yaygınlaştırmak istedikleri fikir, sorunların kaynağı işgalci emperyalist politikalar değil; pek yakında hükümetten düşecek olan Bush yönetiminin, “savaş politikalarının yanlış uygulanması” fikridir. Dolayısıyla, milyonlarca masum insanın ölümünde hem emperyalist politikaların rolünü hem de İngiliz hükümetinin payını yadsımak için büyük bir çaba harcandığını söylemek pek de yanlış olmaz.
Bu fikir, milyonlarca kişinin izlediği, “İşgale 10 Gün Kala” belgeselinde çok net bir şekilde on gün boyunca işlendi. Ek olarak, İngiltere’nin en çok okunan savaş yanlısı gazeteleri The Sun, The Times ve Daily Telegraph ve “savaş karşıtı” olduğunu iddia eden The Guardıan ve Daily Mirror gazetelerinin baş yazılarında son iki haftadır sıkça vurgulandı.
‘Blair doktrini halen doğruluğunu koruyor’
Irak’taki felaketi Bush yönetiminin “taktik hatalarıyla” açıklayanlar, İngiltere’nin eski başbakanı Tony Blair tarafından geliştirilen ve adına “liberal müdahalecilik” veya “Blair doktrini” verilen teorinin veya doktrinin güncelliğini ve doğruluğunu koruduğunu da iddia ediyorlar. Bu teori, Kosova’nın yanı sıra Afganistan ve Irak’taki yayılmacı emperyalist planları aklamak için kullanıldı. 1999 yılında, Blair tarafından Chicago Ekonomi Kulübü’ne verilen bir konuşmada dile getirilen bu teorinin özeti şu: “İnsanları ve liberal özgürlükleri korumak için insanlık suçu izlenen ülkelere müdahale etmeliyiz.”
Örneğin, Dış İşleri Bakanlığı’nın sitesinde yer alan basın açıklamasında, The Observer gazetesinin geçtiğimiz pazar günü yayımlanan baş yazısında ve BBC’de bu hafta içerisinde yapılan birçok röportajda, şu mesaj verildi: “Irak’ta hatalar yapıldı... Daha iyi planlanabilirdi... Ama bütün bunlara rağmen liberal müdahale teorisinin yanlış olduğu anlamına gelmez, çünkü dünyanın her zamankinden daha fazla liberalizme ihtiyacı var.” Yapılan bütün bu yanlış yorumlara tepki olarak, The Independent gazetesinin usta kalemi ve Ortadoğu uzmanı Robert Fisk, salı günü yazmış olduğu yazıda şunları dile getirdi: “Tarihin bize öğretmiş olduğu bir şey varsa, o da tarihin bize hiçbir şey öğretmediğidir.”
Soruşturma işgal sonrasına ertelendi
Irak işgali başladıktan bir yıl sonra yapılan bir kamuoyu yoklamasında, İngiltere’de yaşayan halkın yüzde 60’ı, bu işgali sorgulayacak kapsamlı bir soruşturma açılmasını istediğini dile getirdi. Gerçekliği çarpıtan yorumlardan güç alan İngiltere Başbakanı Gordon Brown, Irak işgaline dair soruşturmayı işgal sonrasına erteledi. “Irak’ın işgal kararıyla ilgili kapsamlı soruşturma başlatılacağını” Fabian Topluluğu’na gönderdiği bir mektupla duyuran Brown, aynı mektup içerisinde, “soruşturmayı başlatmak için çok erken olduğunu” söyleyip soruşturmayı işgal sonrasına erteledi. Brown’un bu kararı, Savaş Karşıtı Koalisyon tarafından “bir adım ileri, iki adım geri” olarak yorumlandı ve “derhal bir soruşturma açılması” istenildi.
The Independent gazetesinin usta kalemi Patrick Cockburn’un, hafta içerisinde yazdığı köşe yazısında da somutladığı gibi; “bu işgal yalanlarla başladı, yalanlarla devam etmekte”. Bunun en temel sebebi; halen Anglo-Amerikan güçlerinin yayılmacı emperyalist politikalarının Irak’ı kan gölüne çevirdiği gerçeğinin inkar edilmesi. (Londra/EVRENSEL)
Veli Yadırgı
www.evrensel.net