Fotoğraf: AA

ARA SIRA

  • Maltepe’ye bağlı Başıbüyük Mahallesi halkı, üç haftadır yıkım tehdidine karşı direniyor.


    Maltepe’ye bağlı Başıbüyük Mahallesi halkı, üç haftadır yıkım tehdidine karşı direniyor. Halkın üzerinde uygulanan baskı nedeniyle mahallede gerilimler yaşanıyor. Nüfusu 40 bine yaklaşan Başıbüyük, 30-35 yıllık bir mahalle. Başıbüyük’te yerleşik yaşayan mahalleli, belediyeye bina, çevre, temizlik, elektrik ve su faturasını otuz yıldır ödüyor. Hatta birçoğunun tapu-tahsis belgeleri bile var. Ancak söz konusu mahalle, belediyede yerleşik bir mahalle olarak değil, üzerinde konut olmayan boş bir arsa olarak gözüküyor. Üzerindeki konutlara aldırmadan belediyenin arsayı TOKİ’ye sattığı söyleniyor. TOKİ, arsaya şantiye binasını kurmaya çalışırken halk karşı çıkıyor.
    Üç haftadır devam eden bu gerilim; zaman, zaman çatışmalara dönüşüyor. Son olarak, 20 Mart günü mahalleye şantiye malzemesinin taşınmasına halkın müdahalesi şiddetle karşılandı. Coplar, gaz bombaları ve uygulanan şiddetle halkın müdahalesi engellenmeye çalışılıyor. Atılan gaz bombaları ve aşırı şiddet sonucu mağdur olan ve hastaneye kaldırılan insanların yanı sıra gözaltına alınanlar da oluyor.
    Genel Başkanımız Levent Tüzel’in de içinde bulunduğu EMEP heyeti ile birlikte Başıbüyük Mahallesi’ni ziyaret ettik. İlk olarak gaz bombasından olumsuz etkilenen ve hastaneye kaldırılan bir bayanı evinde ziyaret ettik. Çok sayıda kadının da o evde toplandığını gördük. Bütün kadınlar AKP Hükümeti’ne ve onun belediye başkanına karşı tepkilerini dile getiriyorlardı. Bazıları ceplerindeki AKP üyelik kartını çıkartıp, “Bizi kandırdınız, oyumuzu aldınız, şimdi de bize zulüm ediyorsunuz, canımızı almaya çalışıyorsunuz” diyerek tepkilerini sürdürüyorlardı. Müdahale sırasında rahatsızlanıp evinde tedavi gören kadın, yıkımlara karşı oluşturulan komitenin sözcüsü olduğunu belirterek “Asla yılmayacak ve yarın kalkıp yine en önde olacağım” diyordu. Evden çıkıp kurulan bir çadırı ziyaret ettiğimizde orada 200’e yakın kadın ve çocuğun beklediğini gördük. Çadırın karşı tarafında panzerler, polis araçları ve çok sayıda polis bekliyordu. Yaşlı adamlar ve kadınlar “Orası İsrail, burası Filistin” diyorlardı. Çocuklar korkudan iki gündür okula gidemediklerini söylüyorlardı. Dokuz, on yaşlarında bir çocuk ise “Gaz bombası yanımda patladı, çok korktum” diyordu.
    Bütün mahalleli AKP’nin, AKP belediyeciliğinin rantçı, halk karşıtı gerçek yüzünü gösterdiğini söylüyordu. Genel Başkanımız Tüzel, yaklaşık 200 insana seslenerek halkın haklı olduğunu, yaşanan saldırıları kınayarak devletin ve yerel yöneticilerin görevinin ise halkın konut, sağlık ve eğitim sorununu çözmek olduğunu belirtti. Yetkilileri duyarlılığa ve sorumluluğa çağıran Tüzel, yetkililere bu gerilimi ortadan kaldırma çağrısı yaptı. 21 Mart günü de mahalleli, kefeni andıran beyaz önlükler giyerek mahalle muhtarını, belediyeyi ve AKP’yi protesto etti. Mahalleriler, bu kefenleri AKP’ye ve onun belediyeciliğine giydireceklerini ifade ettiler.
    Ben, buradan kamuoyuna çağrıda bulunmak istiyorum.
    Mahalle halkı; soğukta, çamurda, sağlıksız koşullarda ve çadırlarda bekliyor. Çocuklar 2-3 gündür okula gidemiyor. Çalışan insanlar işyerine gidemiyor. Bu manzara karşısında, öncelikle sorumluları ve yetkilileri sorumlu davranmaya çağırıyorum.
    Halkın dayanışma talebine bütün meslek odaları, sağlık kuruluşları, eğitimciler, sendikalar ve bütün demokratik kitle örgütleri yanıt vermelidir. Gün Başıbüyük Mahallesi halkı ile dayanışma günüdür.

    *Emek Partisi İstanbul İl Başkanı
    Güven Gerçek*
    www.evrensel.net