Fabrika altın çağında ya işçiler?

Aliağa’daki demir-çelik fabrikalarının en büyüklerinden olan Ege Çelik’de (Çukurova) eski işçilerin, 5 yıl önce yapılan giriş çıkışlara karşı dava açarak başlattığı hak arama eylemi 3-5 yıllık genç işçileri de etkiliyor.


Aliağa’daki demir-çelik fabrikalarının en büyüklerinden olan Ege Çelik’de (Çukurova) eski işçilerin, 5 yıl önce yapılan giriş çıkışlara karşı dava açarak başlattığı hak arama eylemi 3-5 yıllık genç işçileri de etkiliyor.
Tazminatlarını vermemek için yıllardır fabrikada çalışan işçileri girdi-çıktı yaparak işe yeni başlamış gibi gösteren Ege Çelik patronu, fabrikanın kapasitesini artırırken işçilerin birçok hakkını da ellerinden almayı sürdürüyor. Vardiya değişimi yaptırmayarak, mesaileri kaldırarak, telefonla görüşmeyi yasaklayarak işçileri baskı altına almaya çalışan Ege Çelik patronu, eski ocaklardan birini daha üretime hazırlarken yeni işçi alımlarına da başladı. Yaklaşık 200 işçinin alınacağı söylenen fabrikanın, altın çağını yaşadığı belirtiliyor fakat işçilerin çalışma koşulları ve hakları açısından aynı şeyler söylenemez.
Yeni işçiye düşük ücret
Ücretleri eski işçilere göre daha düşük olan genç işçilerin de geçtiğimiz günlerde ek zam talebiyle imza toplayarak yetkililerle görüşmek istemelerine karşı yetkililerin tavrı, “Böyle bir taleple karşımıza gelmeyin” oldu.
Sendikaya karşı tepkilerin de arttığı fabrikada bir grup işçi ise işyeri temsilcilerinin değişmesi talebiyle imza topladı. Durmuş isimli işçi, buna önderlik ettiği gerekçisi ile işten atılmasının ardından işe iade davası açtı.
Asgari ücret civarında ücret aldıklarını belirten genç işçiler, “Eskilere oranla çok düşük ücret alıyoruz. Sözleşme zamları ise yok gibi. 2007 Eylül’ünde yüzde 1.68, 2008 Mart’ta yüzde 7 sözleşme zammı aldık. Bu ücretimizi ne kadar artırır ki. Zam yok gibi bir şey” diyor. İşçiler, kimsenin aldığı ücretten memnun olmadığını anlatıyor. “Her şeye zam geldi, hükümet gerçek enflasyonu açıklamıyor, enflasyonun yüzde 7 olmadığını biliyoruz ama resmi açıklama bu ve sözleşmede de bu yazıyor” diyorlar. Sendikacıların bu konuda bir şey yapmadığını belirten bir işçi, 14 yıldır Ege Çelik’te çalıştığını ve durumlarının çok kötü olduğunu söylüyor. “Arkadaşların imza toplaması, iyileştirme istemesi cesurca bir şey. Patron da hemen 3 günde 20-25 kişinin bir araya gelebildiğini gördü. Sadece dava açanlar değil herkes birleşiyor” diyen işçiler, kaybedecek bir şeylerinin olmadığını belirtiyorlar. “Yalnızca bizim böyle olduğumuzu sanıyordum ama imza toplayan yeni işçilerin de kaybedecek bir şeyi kalmamış. O kadar düşük ücret alıyorlar ki neredeyse asgari ücret” diyen 24 yıllık diğer bir işçi, bu toplusözleşmelerde kayıpların telafi edilmesini istediklerini söylüyor.
Sendikacılar bütün işçiler tarafından eleştiriliyor. Temsilcilerin değiştirilmesini isteyen de var, sendikanın değiştirilmesini isteyen de. “Genel Merkez eğer bu işlerin içinde değilse İzmir’e müdahale etsin” talebini dile getiren işçiler, ücretlerin düşürülmesi, yeni işe başlayanların düşük ücretle işe alınması, genel olarak ücretlerin düşüklüğü ve davalar sırasında hiçbir zaman sendika temsilcilerinin işçilerin yanında olmadığını söyleyerek, kendilerine sahip çıkılmasını istiyor. Dava açan bir temsilcinin de sendika tarafından ipinin çekildiğini anlatan bir işçi, şunları anlatıyor: “Önce görev yerini değiştirdiler, temsilcilikten aldılar. İki ay sonra işten çıkardılar, temsilci olduğundan dolayı fazla tazminat alacaktı, ona bile göz diktiler. Sendika izin vermeden olmaz bu işler. Diğer temsilcilere de patron tarafından şahit olmaları için baskı yapıyorlar. Ama bize karşı şahit olan karşımıza nasıl çıkacak?” (İzmir/EVRENSEL)
www.evrensel.net