Yoksulu yok etme projesine karşı birleşelim

Geçen ayki gazete dağıtımımızda çaldığımız kapılardan titreyen elleri ile yaşı yetmişin üzerinde bir amca açıyor.


Geçen ayki gazete dağıtımımızda çaldığımız kapılardan titreyen elleri ile yaşı yetmişin üzerinde bir amca açıyor. Tarifi çok güç bir resim gibi duruyor karşımızda. Gazeteyi sunmaktan tereddüt ediyoruz önce, yarım yamalak tersane işçilerinden ve kentsel dönüşümden söz ediyoruz. Hiç tereddütsüz gazeteye uzanıyor amca ve ekliyor elleri gibi titreyen sesi ile. Biz de işçiydik zamanında bir katkımız olsun. Karısını hastaneye götürmek için araç beklediğini kırk yaşın üzerinde hasta bir oğlu olduğunu söylüyor. Bizi evine alamamanın özrünü diliyor sanki son söyledikleri ile.
Bir başka kapıda bir annenin sesi yükseliyor ilk sözleri yaz gazeteci beni de yaz oluyor. Misafirlere ikram edebilecekleri en lüks içecek olan çaylarımızı içiyoruz evleri evimiz oluyor. Bir arka sokakta peşimizde sesleniliyor eve neden uğramadınız diye. Uzun zamandır işsiz olanlar iş ilanı sayfası arıyor gazetemizde bir diğeri yanı başımızda duran TOKİ’nin binalarında oturacak olanlar için üzülüyor, bahçede tandır ekmeği yemenin tadına varamayacakları için. Bütün yoksulluklarına rağmen bir başka açılıyor kapılar, bir başka kuruluyor sofralar kondular da. Sistemin dayattığı insanların biri birine yabancılaştırılması, yalnızlaştırılmasına inat devam ediyor paylaşma ve dayanışma.
Kentsel dönüşüm projesi de yabancılaştırmanın,yalnızlaştırılmanın yanı sıra halkı uzun yıllar (15-20 yıl) kendisine borçlandırarak etkisizleştirip sistemin devamını sağlayabilme projesidir. Ülkeyi bir pasta olarak görüp, bir başka yönetim gelene kadar, bu pastayı tüketme projelerinden biridir. Tuzla Belediyesi bu projenin gidişatına dair, yerel bir gazeteye allandırıp pullandırıp demeçler vermiş. Aydınlı’daki konutlara daha ilk günden şu kadar baş vuru yapıldı, şu kadar metre kare yer, bu kadar ucuz gibi. Başvurularda aranan şartlarda değinilmiş, ailenin hiçbir ferdinin mal varlığı olmayacak geliri 2 bin YTL’ yi geçmeyecekmiş. Bu proje kapsamında olan semtlerde yaşayanlar asgari ücretle geçinmeye çalışıyorlar. Bu konutlarda birine sahip olmak istesek bile 4 bin YTL peşinat dört yüz kırk altı YTL olarak belirlenen taksitleri nasıl öderiz. Hadi ödedik diyelim ne yiyip ne içeceğiz. Bu konutlardan gelir düzeyi biraz iyi olanlar sözüm ona çoluk çocuğuna gelecek sağlayacak geride ise zaten issiz, aşsız olan on binlerce insan evsiz kalacağız. Bu sorunla karşı karşıya olan yalnızca biz Tuzla halkı değiliz. Maltepe’de Başıbüyük Mahallesi yaklaşık bir aydır polis ablukası altında, evlerinin yıkılmasına izin vermek istemeyen, tapularını isteyen halka polis baskısıyla gözdağı verilmek isteniyor. Yine Eyüp’de Karadolap Mahallesi’nde, halk komiteler kurup konu ile ilgili insanları bilgilendirip birliğini sağladı. Yıkımlara karşı bir mücadele başlatıldı. Geçen yaz mahallemizde yaşadığımız yıkımlar başlamış ve bitmiş değildir. Seçim öncesi yıkamazlar rehavetinden kurtulup birliğimizi örüp, diğer ilçe ve mahallelerle buluşmalıyız. AKP’nin yoksulu yok etme projesini ancak birleşirsek çöpe atarız.
Sadide Türkmen/Ev kadını
(Tuzla/İSTANBUL)
www.evrensel.net