‘Karıncalar’ haftası sona erdi

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Mezunlar Cemiyeti tarafından organize edilen 32. İktisatçılar Haftası Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde yapılan ‘Türkiye’de ve dünyada enerji politikaları’ başlıklı oturumla sona erdi.


İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Mezunlar Cemiyeti tarafından organize edilen 32. İktisatçılar Haftası Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde yapılan ‘Türkiye’de ve dünyada enerji politikaları’ başlıklı oturumla sona erdi.
Oturum Başkanlığı’nı Prof. Dr. Nihal Tuncer’in yaptığı oturuma Doç. Dr. Galip Altınay, Prof. Dr. İnci Gökmen birer tebliğ sundu. Oturumda, Prof. Dr.Türkel Minibaş, Prof. Dr.İlhan Talınlı da yorumcu olarak yer aldı.
Su metalaştı
Prof. Dr.Türkel Minibaş, kıt olması nedeniyle sermaye için kar marjı yüksek olan suyun günümüzde metalaştığına vurgu yaptı. Dolayısıyla artık suyu kullananların müşteri haline geldiğini belirten Minibaş,
“1980’li yıllara kadar suyu bir bedel ödemeden çeşmeden içiyorduk. Ancak 1980’leren sonra şişelendi ve para ödemeye başladık. Bu durum devletin su sektöründe payının azalmasıyla eş zamanlı olarak gerçekleşti. İkamesi olmaması nedeniyle kullanım değeri yüksek olan su, ayrıca barajlardan tekstile, tekstilden madene kadar bir çok sektörün tamamlayıcısı konumunda. Önemi her geçen gün artıyor” şeklinde konuştu.
Yeryüzündeki toplam su kaynakları içinde kullanılabilir su kaynağı oranının sadece yüzde 1 olduğunu, nüfus arttıkça su talebinin arttığını buradan hareketle karşımıza suyu kimin kullanacağı sorunun çıktığını belirten Minibaş, “suyu Esenler’deki Ayşe Hanım için mi, turistler ve oteller için mi, yoksa 1 ton altın üretilmesi için mi tüketeceğiz” diye sordu.
Suyun kademe kademe piyasalaştırılmasında maden yasası, milli ağaçlandırma ve erozyon kontrolü seferberlik yasası, milli parklar yasası çevre yasası, kültür ve tabiat varlıklarını koruma yasası, orman yasası gibi suyla alakasız görünen yasaların etkin rol aldığını vurgulayan Minibaş şunları söyledi: Türkiye su fakiri bir ülke. Sağlıklı suya ulaşabilen nüfusun toplam nüfusa oranı düşük. Uruguay Raundu’nda içme suyunun üretim ve dağıtımının kimin tarafından nasıl yapılacağı piyasa ekonomisine bırakılmıştır. Kamusal alandan piyasaya dönüşümün yaşandığı su piyasasında 2000 yılı itibariyle kurumsallaşma yaşanıyor. Piyasa kamu alanı dışına çıkarken su, diğer mallar gibi fiyatlandırılıyor, dağıtımı piyasaya açılıyor. Sonuç olarak su kaynakları özel mülk oluyor.”
SSGSS’ye eleştiri
Karınca simgesini kullanan iktisatlıların haftasında krizden Ortadoğu’ya, enerjiden gelir dağılımına bir çok konu masaya yatırıldı.
Güncel sunumlardan birini yapan Dr.Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal güvenlik yasa tasarısını eleştirdi.
Yeni düzenlemelerle, kişilerin sistemde daha çok kalmasının, daha uzun süre prim ödemesinin, daha geç emekli olmasının, daha çok prim ödeyip, daha az emekli aylığı almasının hedeflendiğini söylen Kılıçdaroğlu eleştirilerini şöyle sürdürdü: Yeni tasarıda primini ödeyemeyen sağlık hizmeti alamıyor. Hatta eşine ve çocuğuna da hizmet verilmiyor. Ödenmeyen prim de faiziyle beraber tahsil edilmek isteniyor. Ayrıca prim ödemeyen sistem dışında bırakılıyor, finansmanı kimin sağlayacağı da belli değil. Dünyada ilk defa Türkiye’de işsizlik sigortası fonu vergilendirildi. Devlet işsizlik sigortası için katkı yapıyor, ancak vergilerle daha fazlasını alıyor. Sosyal güvenliğin alanı daraltılıyor. Daha önce genişletiliyordu.” (İstanbul/EVRENSEL)

Hocalara plaket

19-20-21 mart tarihleri arasında, 3 gün süren etkinlikler boyunca bazı oturumlar, Prof.Dr.Şirin Tekeli,
Prof.Dr. Gülten Kutal ve Prof. Dr Merih İpek’e armağan edildi. Oturumlar öncesi hocalara plaketler sunuldu.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik davetli oldukları etkinliklere mazeret bildirerek gelmediler.
Bazı oturumlarda gelen sorularla canlı tartışmaların yaşandığı İktisatçılar Haftası’na iktisat lisans, master ve doktora öğrencilerinin fazla ilgi göstermediği görüldü.
Rojda Butev
www.evrensel.net