Doğduğumuz yerlere sahip çıkacağız!

Türkiye’de ‘80 sonrası başlatılan özelleştirme furyası, ‘80’lerin sonunda madenlerin de kâr etmediği gerekçesi üzerinden kapsama alınması sonucunu yarattı


Türkiye’de ‘80 sonrası başlatılan özelleştirme furyası, ‘80’lerin sonunda madenlerin de kâr etmediği gerekçesi üzerinden kapsama alınması sonucunu yarattı.
Maden işçilerinin direnişiyle ertelenen özelleştirme, zamanla işçi alınmayarak işletmelerin kendiliğinden tasfiyesi ile sonuçlanacak şekilde dayatıldı.
Yükselen işsizliğin Bartın yerelinde yarattığı baskıyı arkasına alan AKP iktidarının, Amasra Taş Kömürü İşletme Müessesesi’ni (ATİM) denizde kayık duruma düşüren B sahası ihalesi ile ATİM’in -400 kotu altı ve geri kalan tüm saha HEMA adlı şirkete kiralandı.
5 bin-10 bin işçi çalıştırma yalanını paravan olarak kullanan HEMA, TTK Genel Müdürlüğü’nün de işbirlikçi tutumuyla Amasra’da turizm, tarım ve balıkçılığı tehdit eden termik santral projesini (yapılan örneklerde görüldüğü gibi) çevre dostu yalanıyla gündeme taşıdı.
Yaptığı sözleşme gereği Nisan 2008’de üretime geçerek devlete kira bedeli ödemesi gerekirken, sözleşmede süre uzatımı gerekçesi olmayan ve ihaleye giren diğer şirketlere göre HEMA AŞ’ye haksız avantaj sağlayan şartlarda 27 aylık süre uzatımı istedi. Komisyonca kabul edilmeyen istek, ATİ müdürünün istifası ve kamuoyunda HEMA’nın ataması kabul edilen yeni müdür ve TTK Genel Müdürlüğü işlemiyle 17 aylık ek süre verilmesiyle sonuçlandı. TTK Genel Müdürlüğü ve HEMA, devleti trilyonlarca lira zarara uğrattı. Basında HEMA adına savunmayı, sivil toplum örgütlerince hakkında suç duyurunda bulunulmuş olan TTK Genel Müdürü Rıfat Dağdelen’in yapması da yaşanan talanın en acı yönlerinden biriydi.
Tüm bu olumsuzluklara rağmen verdiği sözlerin yüzde onunu bile yerine getiremeyen, iktidarı ve TTK’yı yanına alan HEMA ve termik santral tehdidine karşı, Amasra ve Bartın Çevre Birliktelikleri, siyasi partiler ve duyarlı vatandaşların gösterdiği tepki, meydanın boş olmadığının; talana, çevre katliamına bu şehrin insanlarının dur diyeceğinin umutlu sinyallerini vermektedir. TTK Genel Müdürü Rıfat Dağdelen’in “Bugüne kadar ne yapmışlar?” dediği demokratik kitle örgütleri, TTK bünyesinde görev yapan, az kalmış olsa da vefalı bürokratlar ve yıllardır yerin altından çıkardığı kömürle Bartın iline en büyük ekonomik desteği sağlayan maden işçileri, yaşamına sahip çıkacak olan Amasra ve Bartın halkı, gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içindeki bürokrat, özel sektör ve siyasi iktidar temsilcilerine gereken cevabı verecektir.
Recai Çakır Amasra Bartın Çevre Birlikteliği adına (BARTIN)
www.evrensel.net