GÜNCEL

  • Tarih tekerrür etmez elbette. Ama, tarihte birbirine benzer olaylar meydana gelebilir.İlhan Selçuk’un gözaltına alınışı bana 9 Mart 1971’i hatırlattı


    Tarih tekerrür etmez elbette. Ama, tarihte birbirine benzer olaylar meydana gelebilir.
    İlhan Selçuk’un gözaltına alınışı bana 9 Mart 1971’i hatırlattı.
    27 Mayıs Darbesi’nden sonra, ordu içinde cuntacı gruplaşmalar eksik olmamıştı. Bunların bazıları tasfiye edildi. Liderleri idam edildi. Fakat, ‘70’ li yıllara gelindiğinde yeniden cuntacı gruplar aktifleşmişti. Emekli Korgeneral Cemal Madanoğlu’nun sembolik önderliğinde Tümgeneral Celil Gürkan, Devrim gazetesi ve Doğan Avcıoğlu etrafında örgütlenmiş sivil aydınlar bir darbeye hazırlanıyordu. Kara Kuvvetleri Komutanı Faruk Gürler ile Hava Kuvvetleri Komutanı Muhsin Batur da Madanoğlu cuntasını destekliyordu. İki kuvvet komutanının desteklemesi ile cunta iyice güçlenmişti. Genelkurmay Başkanı ve diğer kuvvet komutanlarının darbeye katılımını sağlamak, en azından karşı hareketini önlemek işi Gürler ile Batur’a kalmıştı. Cunta, 9 Mart 1971 tarihini darbe tarihi olarak belirlemişti. Fakat, cuntanın içinde bir ajan vardı. Mahir Kaynak, cuntanın bütün hareketlerini MİT’e bildiriyordu. MİT de Genelkurmay Başkanı’na. Tabii, bütün gelişmelerden kontrgerilla ve ABD’nin de haberi vardı. 9 Mart’ta Gürler ve Batur, Madanoğlu ve arkadaşlarını sattı. Kendilerinin dışında tutulması koşullarında arkadaşlarının ezilmesini kabul ettiler. 12 Mart’ta Genelkurmay Başkanı ve dört kuvvet komutanı önderliğinde emir komuta zinciri içinde darbe yapıldı. Madanoğlu cuntasının ileri gelenleri de gözaltına alınarak işkenceli sorgulardan geçti.
    İlhan Selçuk da 12 Mart’ta gözaltına alınanlardandı.
    Basındaki yazı ve yorumları okuduğunuzda, yeni bir 9 Mart Olayı yaşandığını anlıyorsunuz. Yine, birileri cuntacıları sattı anlaşılan.
    Önce, Sarıkız ve Ayışığı kod ismi verilen darbelerden vazgeçildi.
    Daha sonraki darbe yanlıları ise bugüne kadar amaçlarına ulaşamadılar. İki darbeden vazgeçilip, bir yenisi de başarılamadı ise darbeciler Genelkurmay Başkanı’ndan aşağıya doğru emir komuta zinciri altında bu işi gerçekleştiremiyor demektir. Tabii, ABD ve AB’nin desteklemediği bir askeri darbe kolay değil.
    Daha önceki darbelerden farklı olarak, bu kez hükümet darbe hazırlıklarından haberdar olabiliyor. Hükümete bağlı bir polis gücü var. Bunlar, askerleri adım adım izliyor. AKP Hükümeti, muhtemelen ABD ve AB’den de bu konuda istihbarat alıyor. Anlaşıldığı kadarıyla, AKP Hükümeti’nin elinde Youtube’da yayınlananlardan daha vahim yüzlerce ses ve görüntü kaydı ve dosya var. Bunları bir süre sonra yavaş yavaş öğreneceğiz.
    AKP darbecilerle uzlaşma arayışı içinde. Onların bir adımına karşı, karşı bir hamle yapıyor ve “Bakın başarılı olamazsınız, gelin uzlaşalım” diyor.
    Ergenekon Operasyonu da böyle bir taktiğin unsuru olarak ilerliyor.
    Şimdi iki taraf da birer hamle yaptı. AKP, “Hamleniz karşısında geri adım atmayacağım. Uzlaşmazsanız, daha da ileri giderim” demek istiyor. Doğu Perinçek, “Ordu hedef alınıyor” diye dışarıya masaj göndererek, “Bizi harcarsanız, sıra size gelecek” mesajı gönderiyor bir yerlere. İlhan Selçuk ise Başbakan’a itidal ve uzlaşma tavsiye etti. Bir gün öncesine kadar uzlaşmaya en şiddetli karşı çıkanlardan biri olan Selçuk’un, uzlaşma çağrısı yapması ilginç. Selçuk’un uzlaşma çağrısı ile birlikte basında da önemli köşe yazarları uzlaşma çağrıları yapmaya başladı.
    Muhtemeldir ki, önümüzdeki günlerde AKP’ye karşı basında yapılan saldırılar azalacak, kapatma davası ile ilgili Anayasa değişikliği yapılarak uygun bir çözüm bulunacak ve Ergenekon soruşturması bir süre ilerlemeyecek, bu biçimiyle dava açılacaktır.
    Son operasyonun ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney’nin Ankara’ya geliş günlerine rastlaması ise tesadüf değildir. ABD’nin İran ve Ortadoğu’ya ilişkin planlarında önemli bir rolü olduğu göz önüne alınırsa, Cheney’nin Ankara görüşmelerinde Ergenekon da gündeme gelecektir.
    AKP Hükümeti, cunta ile mücadelesinde bu kez kazançlı çıkmıştır. AKP’yi cunta devirememiştir. Fakat, demokrasi güçlerinin mücadelesi karşısında AKP bu kadar şanslı olamayacaktır.
    Kamil Tekin Sürek
    www.evrensel.net