Ergenekon’da çarpıcı
iddialar

Ergenekon Operasyonu’nda yeni gözaltılarla birlikte ortaya atılan yeni iddialar da AKP’ye yakınlığı ile bilinen gazetelerdeki sayfa manşetleri arasında yerini almaya devam ediyor.


Ergenekon Operasyonu’nda yeni gözaltılarla birlikte ortaya atılan yeni iddialar da AKP’ye yakınlığı ile bilinen gazetelerdeki sayfa manşetleri arasında yerini almaya devam ediyor.
İfadelerden telefon kayıtlarına kadar dışarıya “sızan” haberler, gündem yaratan olaylara ilişkin önemli bilgiler içeriyor. Sızan bilgilerin kaynağı belirtilmezken, çetelerin neden oluştuğu, neye hizmet ettikleri ve ilişkilerine dair bilgiler yer almıyor. Soruşturma kapsamında ortaya çıkan bilgiler ve olaylar, tutuklanan emekli Tümgeneral Veli Küçük etrafında düğümlenirken, çetenin oluşumu ve üyelerinin ilişkileri konusunda bilgi edinilemiyor. Yaşanan gelişmeler “derin devletin Ergenekon’da ortaya çıkanla sınırlı olmadığı” görüşünü güçlendiriyor.
‘Cumhuriyet’in bombaları Küçük’ten’
Gizlilik kararına karşın dosya ile ilgili bilgilere ulaşıp ifadeleri yayınladıklarını iddia eden Star, Yeni Şafak ve Taraf gazetelerinin haberlerine göre Danıştay saldırısı hükümlüsü, Osman Yıldırım: Danıştay saldırısı ve Cumhuriyet gazetesinin bombalanması, İstanbul Ataşehir’de 27 Nisan 2006’da planlandı.
Gazetelerde yer alan haberlere göre Danıştay saldırısı ile ilgili davada müebbet hapis cezasına çarptırılan Osman Yıldırım ile İsmail Sağır’ın, tanık koruma programı kapsamına alındığı ve bildikleri ‘her şeyi anlattıkları’ ileri sürüldü. Haberlere göre Ergenekon soruşturmasını sürdüren İstanbul Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz’ün talimatıyla geçtiğimiz hafta Sincan Cezaevi’ne giden görevliler, Danıştay saldırısı nedeniyle 2 kez müebbet hapis cezasına çarptırılan Alparslan Arslan ile ona yardım ettikleri için müebbet hapis cezası alan Yıldırım ve Sağır’ı sorguladı.
‘İki bomba Arslan’a biri bana’
Danıştay saldırısı zanlısı Alparslan Arslan, “Söyleyecek bir şeyim yok” diyerek konuşmamayı tercih ederken, Osman Yıldırım, ‘bildiklerini’ polislere anlattı. Yıldırım’ın “Ataşehir’de Veli Küçük ile yaptığımız toplantıda Cumhuriyet ve Danıştay saldırılarının kararı alındı. Cumhuriyet gazetesinin bombalarını Veli Küçük’ten aldık. Bombaların iki tanesini Alparslan Arslan’a, bir tanesini de bana verdi” dediği ileri sürüldü.
‘Polis kayıtları doğruladı’
Haberlere göre İstanbul Ataşehir’de Veli Küçük’le 27 Nisan 2006’da bir araya geldiklerini anlatan Yıldırım, Cumhuriyet gazetesi ve Danıştay eylemlerinin burada kararlaştırıldığını anlattı. 27 Nisan 2006’daki bu toplantıdan günler sonra 5, 10 ve 11 Mayıs 2006’da Cumhuriyet gazetesine el bombaları atılmış, 17 Mayıs 2006 günü de Alparslan Arslan, Danıştay saldırısını gerçekleştirmişti. Haberlerde, polisin cep telefonu baz istasyonu kayıtlarından 27 Nisan toplantısını doğruladığına yer verildi.
Yargıtay’a saldırı planı
İddialara göre İşçi Partisi Genel Merkezi’nde ele geçirilen bir CD’de, Yargıtay Başsavcılığı binasına ait elle çizilmiş ayrıntılı kroki ve üzerine düşülen notlar bulundu. Renkli, rakamlı ve işaretli olarak hazırlanan ve Yargıtay’ın blok blok ayrıntılı olarak gösterildiği krokilerde, AKP’ye kapatma davası açan Başsavcı Yalçınkaya’nın bulunduğu blok daha ayrıntılı biçimde yer aldı. Krokide ayrıca, güvenlik kameralarının hangi bölgeleri görüntüleyemediği de ayrıntılarıyla anlatıldı. Sarı işaretler bulunan krokilerde, en kolay kaçış güzergahlarının da belirtildiği görüldü.
Telefon konuşmaları
Star gazetesinde yer alan habere göre İlhan Selçuk’un teknik takibe takılan bir telefon görüşmesinde, muhatabına AKP hakkında kapatma davası açılmadan çok önce “Davayı açtırıyoruz” dediği tespit ediliyor. Haberde, Selçuk’un bir başka telefon görüşmesinde ise davanın açılmasının hemen ardından ses getirici eylemler düzenlenerek Türkiye’yi yönetilemez hale getirmek için çalışılmasını istediği ileri sürülüyor. Yine haberde, Kemal Alemdaroğlu’nun telefon görüşmelerinde de “Kansız olmaz. Darbe lazım. Öncelikle de bu davanın açılması lazım” dediği öne sürülüyor. (HABER MERKEZİ)

Susurluk’ta hakimdi, Ergenekon’da avukat

Susurluk davasına ilk bakan DGM Başkanı Çetinbaş, bugün Ergenekon’da “kuvvetli suç şüphesi” olduğu halde, yaşı ve sağlığı nedeniyle denetimli olarak salıverilen Prof. Alemdaroğlu’nun avukatı olarak kamuoyunun önüne çıktı. Susurluk, Türkiye’de ‘çete’ ve ‘derin devlet’in sorgulandığı ilk ve en önemli davaydı. Ergenekon soruşturması haberlerinde de, Susurluk’la bağlantılara dikkat çekildi. Susurluk’la ilişkilendirilen tek asker olan ve o gün sorgusu dahi yapılamayan Veli Küçük’ün tutuklanması, Susurluk’ta hüküm giyen Sami Hoştan ve Yaşar Öz’ün Ergenekon’da da sorgulanmasına dikkat çekildi. Ancak iki davada da etkin rol oynayan önemli bir isim dikkatlerden kaçtı: Metin Çetinbaş. Metin Çetinbaş, Susurluk davasına bakan ilk mahkemenin; İstanbul 6 No’lu Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin başkanıydı.

Alemdaroğlu hastanede
Ergenekon soruşturması çerçevesinde, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan İstanbul Üniversitesi eski Rektörü Kemal Alemdaroğlu hastaneye kaldırıldı. Yüksek tansiyona bağlı burun kanaması geçiren Alemdaroğlu, kontrol altına alındı. Kemal Alemdaroğlu, Ergenekon soruşturması çerçevesinde, tutuklama istemiyle sevk edildiği mahkeme tarafından yaşı ve sağlık durumu dikkate alınarak 15 günde bir imza vermesi karşılığında serbest bırakılmıştı.

Perinçek F tipi cezaevinde
Ergenekon soruşturması kapsamında ‘terör örgütünün üst düzey yöneticisi olduğu ve devlete ait gizli bilgi ve belgeleri temin ettiği’ iddiasıyla tutuklanan İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek, Bayrampaşa Cezaevi’nden önceki gece Tekirdağ F Tipi Cezaevi’ne nakledildi. Perinçek’in cezaevine naklinin ardından cezaevi önünde hareketlilik yaşanmaya başladı. Şule Perinçek ve bazı partililer cezaevine geldi. Burada Şule Perinçek, dün açık görüş olmasından da yararlanarak eşi ile 1 saat görüştü.

İlhan Selçuk: Biz mi? Ben mi?

Ergenekon Operasyonu kapsamında gözaltına alındıktan sonra “tutuksuz yargılanmak” üzere serbest bırakılan İlhan Selçuk, Cumhuriyet gazetesindeki “Pencere” isimli köşesinde ilk yazısını yazdı. Selçuk “Biz mi? Ben mi?” başlıklı yazısında mesajlar verirken, gazete Selçuk’un Ergenekon Operasyonu’na ilişkin değerlendirmelerini, “Başyazarımız, Ergenekon davasıyla asıl hedeflenenin yargı ve ordu olduğunu söyledi” üst başlığı ve “İlhan Selçuk anlatıyor” manşetiyle verdi.
www.evrensel.net