AKP yalnız kaldı

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, AKP’nin değiştirmeyi düşündüğü mini paketin sıradan bir Anayasa değişikliği olmadığını belirterek, “Anayasa’yı tağyir etme girişimidir. Anayasa dönüştürülmüş olacaktır.


CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, AKP’nin değiştirmeyi düşündüğü mini paketin sıradan bir Anayasa değişikliği olmadığını belirterek, “Anayasa’yı tağyir etme girişimidir. Anayasa dönüştürülmüş olacaktır. Herkes aklını başına alsın. Siyasetçiler gelir geçer ama Türkiye devam edecektir” diye konuştu.
Partisinin grup toplantısında konuşan Baykal, “Yapılması söz konusu olan değişiklik, sadece AKP’nin kendisini kurtarma sonucunu verecek bir değişiklik değildir. Tabii ki değişikliği AKP kendini kurtarmak için yapılıyor. Yürütülmekte olan bir davayı boşluğa düşürme girişimidir. Oysa bu Anayasa’da yasaktır. Davayla ilgili söz söylemek, davanın gidişatını etkileyebileceği açısından yasaktır. Kendinizi kurtarmak için yönetmelik değiştirdiniz. Yasa değiştirdiniz. Bakanlar kendileri için 4 defa af çıkardı. Başbakan kendisiyle ilgili yargı süreci için kanun çıkardı. Danıştay reddetmesine rağmen, bir iş adamının talebiyle kanun çıkardılar. Şimdi kendi çıkarları için Anayasa değiştirecekler” diye konuştu
Değişiklikle Anayasa’nın laiklikle ilgili kararlılığının içinin boşaltılacağını ifade eden Baykal, “Artık laikliği ihlal eden bir partiyle ilgili yaptırımlar laikliği ihlal edenlerin iznine bırakılacak. Anayasa’nın dişini çekecekler. Bizim anayasamızda laikliğin çok önemi var. Bu özelliğiyle Türkiye çağdaş demokratik bir ülke olmayı başarmıştır. Düşünülen mini paket sıradan bir Anayasa değişikliği değildir. Anayasa’yı tağyir etme girişimidir. Anayasa dönüştürülmüş olacaktır. Herkes aklını başına alsın” dedi.
Laikliğin içi boşaltılıyor
“Laikliği halk oylamasıyla kaldırıyoruz, derseniz tehlikeli bir çatışmayı devletin temeline getirirsiniz” diyen Baykal, “AKP kadrolaşma dönemini bitirdi. Kendi derin devletini en hassas kurumlar nezdinde inşa etme aşamasına gelmiştir. Tespitim budur. Güvenlik güçleri, emniyet birimleri, yargı seçilmiş hedeflerdir. Bazı mesafeler yer yer alınmıştır. Bu süreç işliyor” diye konuştu.
Konuşmasında parti kapatmanın zorlaştırılmasına yönelik Anayasa değişikliği konusuna da değinen Baykal, “Başlamış yargı sürecini boşlukta bırakmak için anayasa değiştirmek aklın kabul edeceği bir şey değil. Bir davayı etkilemek için Anayasa değişikliği yapılıyor. Anayasa’nın bunu doğal karşılaması mümkün değil. Laiklik ilkesinin içini boşaltacaklar. Bu değişiklik yapıldıktan sonra laikliği ihlal edenlere yaptırım talep edilmesi onların onayına bırakılacaktır. Bunun nasıl önemli sonuçlar doğuracağını görmemek için başbakan olmak gerekir” dedi.
“Anayasa değişikliği oylanırsa laiklik oylanmış olacak” diyen Baykal, konuşmasını şöyle tamamladı: “Biz laikliği Anayasa’ya halkoyuyla koymadık. Pek çok devrim gibi hukuk sistemimizin bir parçası olarak getirildi. Halkoylamasıyla kaldırmak doğru değil. Halkoylamasıyla kaldırıyoruz, derseniz tehlikeli bir çatışmayı devletin temeline getirirsiniz” dedi. (HABER MERKEZİ)

Gerginlik artar uyarısı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “AKP’nin referandumla yürürlüğe girecek bir Anayasa değişikliğini yapacak çoğunluğu var ancak hukuka ve Anayasa’ya gölge düşürecek siyasi zorlamalar toplumu bölecek bir referandumla hayata geçirilirse gerginlik artar” dedi. Partisinin Meclis Grup toplantısında konuşan Bahçeli, “Başbakan söz ve fiilleriyle kışkırtıcılık yapmaktadır” diye konuştu. İktidarın Ergenekon soruşturması ile kapatma davası arasında ilişki kurarak gündemi saptırdığını belirten Bahçeli, “Ölümü hatırlatan imalarla tahrik fırtınalarının estirildiği bir çekişme ortamı yaratılmıştır. Duygusal sözlerle halk kitlelerini sokağa dökecek tahrikler yapılmaktadır” ifadesini kullandı.
Bahçeli, siyasi kriz ortamının demokrasi ve hukuk devleti üzerindeki tahribatını bertaraf etmek için bulunacak çözüm ve çıkış yolunun adresinin TBMM olduğuna işaret ederek, bu konuda Meclis’te temsil edilen siyasi partiler arasında mümkün olabilecek en geniş tabanlı bir mutabakat sağlanmasının temel bir amaç olarak görülmesinin, her bakımından yerinde ve gerekli olacağını bildirdi.
“Sorunun çözümü için Anayasa’nın 68. ve 69. maddelerinde yapılacak değişikliklerin hukuk ve adalet duygularını yaralamaması, kamuoyu vicdanını rahatsız etmemesi, referandumu gerektirmeyecek bir çoğunluğun desteğini alması hayati öneme haizdir” ifadesini kullanın Bahçeli, “AKP’nin referandumla yürürlüğe girecek Anayasa değişikliğini tek başına gerçekleştirecek sayısal çoğunluğu bulunmaktadır. Bu zorlamaların yaratacağı çok ağır sorunların vebali ve sorumluluğu da kendisine ait olacaktır. Hukuka ve Anayasa’ya gölge düşürecek siyasi zorlamaların toplumu bölecek bir referandumla hayata geçirilmesine çalışılması, gerginlikleri had safhaya çıkaracak ve çok daha geniş bir cepheleşme ve kamplaşmanın tüm toplumu içine alacak şekilde kemikleşmesine yol açacaktır” dedi. (HABER MERKEZİ)

Sezer: Erdoğan bırakmalı

DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, AKP hakkındaki kapatma davasına ilişkin süreci doğrudan etkileyecek bir Anayasa değişikliği yapmanın etik ve Anayasa’ya uygun olmayacağını belirterek, “Böyle bir girişim, hukuka ve hukukun üstünlüğüne bir sivil darbe girişimidir” dedi. Sezer, Parlamento’da düzenlendiği basın toplantısında, siyasette “gergin ve belirsizliklerle dolu bir sürecin” yaşandığını; ekonominin de “üstü kapalı krize” işaret ettiğini söyledi. Anayasa değişikliği girişimlerini eleştiren Sezer, “Böyle bir süreçte Anayasa değişikliğini düşünmek bir tarafa, demokratik ülkelerde olması gerektiği gibi Başbakan’dan, ‘Benim hakkımda bir dava açılmış, bu süreç devam ediyor. Davanın sağlıklı gelişmesi açısından hükümeti, davanın konusu olmayan bir arkadaşıma bırakıyorum. Başbakanlığı ona bırakıyorum’ demesi beklenirdi. Hukukla oynayıp hukuku zorlayarak bir darbe girişiminde bulunmak yerine” diye konuştu.

Erdoğan: Bahçeli şimdi başka söylüyor

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “PKK, Irak’ın, Amerika’nın, Türkiye’nin ortak düşmanıdır. Bu aynen teyit edilmiştir” dedi. Başbakan Erdoğan ile Bosna-Hersek Bakanlar Kurulu Başkanı Nikola Spiriç, baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenlediler. Yapılan açıklamaların ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Erdoğan, “Afganistan’da bulunan Türk askeri sayısının artırılması gündemde mi” sorusuna; “Benimle yapılan gerek ikili görüşmede, gerekse heyetler arası görüşmede Dick Cheney bizden Afganistan’a yönelik herhangi bir kuvvet artırımı talep etmemiştir” yanıtını verdi.
Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Anayasa değişikliğiyle ilgili değerlendirmeleri hatırlatılarak, “AKP olarak Anayasa değişikliğini tek başına referanduma götürme konusunda kararlı mısınız” sorusunu yanıtlarken; “Sayın Bahçeli şimdi demek ki başka şey söylüyor. Ben onu bilemem” dedi. Erdoğan, “Bizim kapsamlı Anayasa değişikliğimizin içerisinde, zaten partilerin kapatılmasını zorlaştıracak, adeta yok hale getirecek çalışmamız vardı. Bu, şimdi bu vesileyle olan bir şey değil” diye konuştu. (HABER MERKEZİ)

‘AKP’yi kurtarma operasyonu’

DTP Grup Başkanı Ahmet Türk, “Hükümet, bugün kendini kurtarma formülü arayışı içinde. AKP’yi kurtarma operasyonu başladı. Gelin demokrasiyi kurtaralım” dedi.
Partisinin Meclis grup toplantısında yaptığı konuşmada, demokrasiyi ve barışı önemsediklerini belirten Türk, “Partimiz hakkında kapatma davası açıldığında hiç refleks göstermeyen hükümet, bugün kendini kurtarma formülü arayışı içinde. Getirin Anayasa taslağını Parlamento’ya, sayı yetmezse götürün halkın önüne. Ancak siz, demokrasi için değil sizin için olan yerlerde düzenleme yapmaya çalışıyorsunuz. AKP’yi kurtarma operasyonu başladı. Gelin demokrasiyi kurtaralım” diye konuştu.
Newroz’dan önce İçişleri Bakanı Beşir Atalay ile görüştüklerini ve tertip komitelerinin istediği yerde ve tarihlerde kutlama yapmalarına izin verilmesini talep ettiklerini söyleyen Türk, Atalay’ın bu konudaki inisiyatifi valilere bıraktığını belirterek, “Biz uyarımızı yaptık. Belirlediğimiz takvimde kutlasaydık, parti olarak disiplini sağlardık, sahip çıkardık. ‘Kutlamalar bir günde olduğu zaman topluluğu disiplin altına almaya gücümüz yetmez’ dedik. İzin verildiği yerlerde coşkuyla kutlandı. Diyarbakır’da en ufak sıkıntı yaşanmadı” diye konuştu.
Newroz kutlamalarında yaşananlara ilişkin, “Bu manzaraları Filistin’de, Darfur’da gördük. Türkiye’de kendi halkını coplayan, kurşunlayan bir anlayışı şiddetle kınıyoruz” diyen Türk, Newroz’daki görüntüleri Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanı ve Başbakan’a göndereceklerini, gelişme olmaması halinde dünya kamuoyuna ulaştıracaklarını söyledi.
Tahammülsüzlük
Öte yandan DTP grup toplantısı başlamadan önce, ölen İkbal Yaşar ve Zeki Erinç ile Newroz kutlamalarında çıkan olaylarda çekilmiş fotoğraflar, DTP Meclis Grubu’nda görevli olduğu belirtilen Murat Vargın tarafından partililere dağıtılmaya başlandı.
Vargın, TBMM’de görevli sivil polisler tarafından “izinsiz bildiri dağıtmaktan” gözaltına alınmak istendi. Fotoğraflara el koyan polisler, gözaltına aldıkları Vargın’ı toplantı salonundan dışarı çıkardı.
DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, polislere, “Herkes görevini yapsın” diyerek, gözaltına alınmak istenen Vargın’ı yeniden toplantı salonuna getirdi. Yaşanan olaya Kaplan, “Tüm dünyanın gördüğü fotoğrafları elimizde tutamayacak mıyız? Burada da mı sansürle karşılaşacağız?” diyerek tepki gösterdi.
DTP Grup Başkan Vekili Selahattin Demirtaş da, “Grup sekretaryamız tarafından hazırlanan dövizler, görevlilerimizce dağıtılmak istendi. Bunu dağıtan kişi, grubumuzda yeni göreve başladı. Grubumuza yönelik bu engelleme, yanlış anlaşılmaktan kaynaklanmıştır” diye konuştu. (HABER MERKEZİ)
www.evrensel.net