Fotoğraf: AA

İNSAN VE SPOR

  • Ülke gündemine bomba gibi haberler düşüyor art arda. Kapatma davaları, tutuklamalar derken futbolda da yine kayırma ve şike iddiaları aldı başını gidiyor. Olayların ardından koparılan onca yaygaraya rağmen ortaya somut sonuçlar konamıyor, yapanlar ödül gibi cezalar alıyor, düzenin çarkı aynı şekilde sürmeye devam ediyor


    Ülke gündemine bomba gibi haberler düşüyor art arda. Kapatma davaları, tutuklamalar derken futbolda da yine kayırma ve şike iddiaları aldı başını gidiyor. Olayların ardından koparılan onca yaygaraya rağmen ortaya somut sonuçlar konamıyor, yapanlar ödül gibi cezalar alıyor, düzenin çarkı aynı şekilde sürmeye devam ediyor.
    Suyun başındakilerin değiştiği bir süreç yaşıyoruz. Kurumların ve sivil toplum örgütlerinin iktidara yaslanması ve kadrolaşmasıyla desteklenen durum futbolda da gerçekleştirildi. Değişen güç dengeleri, futboldaki şike olaylarını da yeniden gündeme taşıdı. Geçmişi teşhir ederek prim kazanma taktiğine tutunan yeni federasyon, kendince meşruiyetini ve ‘tarafsızlığını’ ortaya koyuyor. Oysa tepeden tırnağa karanlık ilişkilerin odağı haline gelen futbolumuz, öyle kolayca aklanacak, paklanacak gibi değil.
    Günlük politik dengeler yeniden yapılanırken, farklı uçlardan sermaye aydınları ve politikacılar, Derindevletspor kadrosu içinde yaptıkları “işlerle” anılmaya başladılar. Bugüne dek her yıl rakipsiz şampiyon olan bu zenginler kulübü, meğer Ergenekonspor adıyla lisans yaptırmış. Strateji ve taktiğini dünya politikasının bir parçası olarak uygulayan takımda herkesin şaşırdığı isimler forma giyiyormuş. Bunun karşısındaki Halkgücü ise her karşılaşmayı daha sahaya çıkmadan kaybeder, küme düşmesi ise keyfi çıkarılan yasalarla engellenirmiş. Halkgücü, ligde kaldığına şükreden insanlardan oluşan bir yoksullar kulübü. Seçimden seçime aldıkları rüşvetle büyük bir minnettarlık duyarak top koştururlarmış bu ligde. Bilinçleri köreltildiği için de ellerindeki tüm olanaklar peşkeş çekilip satılırken, hiçbir tepki veremezlermiş. Ve maalesef yenilgi acısıyla yaşamaya alışmışlar.
    İşte tüm bunlar güya Demokrasispor şampiyon olsun diye yapılıyor bu ülkede. Olsa da hiçbir şey değişmeyecek. Görünüşte her şey Halkgücü için yapıldığı halde üstelik. Daha trajik olan, elli yıldır aynı nakarata kanarız. Ne nesiller eskitmişizdir bu masalı dinleyip. Günümüze dönüp baktığımızda ne iyi oyun, ne ahlaklı oyun ne de bir zevki kalmıştır futbolun. Ne takımlar takım gibi mücadele ediyor, ne de taraftar biliyor ne istediğini. Kafaların da iyiden iyiye karışmasıyla yanık kokuların ayyuka çıktığı ligde şimdilik maçlar devam ediyor. Ama futbolda bugünü bile arayacağımız günlere doğru sürükleneceğimiz de görünen bir gerçek…
    Hakan Keysan
    www.evrensel.net