Uzaklarda bir kent var!

Bir kent düşünün!Köyleri boşalmış, boşaltılmış, virane olmuştur.


Bir kent düşünün!
Köyleri boşalmış, boşaltılmış, virane olmuştur. Geri dönmek isteyenler ise yeniden imar mevzuatına uygun inşaat ile işe başlayacaklar. Sormak gerekmez mi; işsizliğin pençesinde kıvrananların böyle bir şansı var mı?
Bir kent düşünün!
Sağından ve solundan akarak önünde birleşen Munzur ve Pülümür çayları üzerinde, gideri gelirinden fazla, biri yapılmış toplam 8 adet baraj düşünülmektedir. Milli Park niteliğine sahip Munzur Vadisi, yerleşim birimleri, ziyaretler tahrip edilerek endemik bitki türleri ile birlikte birçok yabani hayvan türü yok edilmek istenmektedir.
Bir kent düşünün!
Yatırımlardan mahrum bırakılarak işsizlik ve yoksulluk ile terbiye edilmek istenmektedir. On binlerce insan ve işgücü, işsizlik ve antidemokratik uygulamalar sonucu kendilerini başka illerde ya da yurtdışında bulmuşlardır. Göç ettikleri/ettirildikleri bölgelerde uyum ve geçim konusunda hayatın acımasızlığı ve katı kuralları ile serbest piyasanın çarklarına sıkıştırılmışlardır. Her sabahın seherinde uykularından uyanan on binlerce göç mağduru, memleket topraklarına yeniden dönebilmenin umudu ile isyanın derinliklerinde kendilerini arayıp durmaktadırlar.
Bir kent düşünün!
En sarp noktalarında bile hasbelkader kalmış ise tek tük ev ve yerleşim birimleri; mümkün mü orada okumayan bir tek çocuk kalsın? Dağlarında bahar açan memleketimde, anne ve babalar aç kalır, susuz kalır, ama sevdası olan aydınlanma ve aydınlatma şiarı ile çocuklarının aydınlık geleceği için okumalarını temel felsefe edinirler.
Bir kent düşünün!
Asker ve polis ile birlikte merkez nüfusu 30 bin bile olmayan, bir ana cadde, birkaç sokaktan ibaret küçük bir kent. 3’ü gecekondu olmak üzere toplam 7 mahallesi bulunan bu kentte, Alibaba ve Yeni Mahalle sakinlerinin bir de kabusu bulunmaktadır. Her gün mahallelerinin arka dik yamaçlarında bulunan büyük kaya parçalarının koparak katliamlara sebep olma tedirginliğinin ruh halidir bu kabus.
Bir kent düşünün ki; üç adet, kapasitesi son derece sınırlı otelleri olan bu kentte, her yıl düzenlenen festivale katılan on binlerce insanı evlerinde barındıran misafirperver olduğu kadar, kahvehane, birahane ve kafeteryanın dışında alternatif yaşam mekanlarının bulunmaması tanrının bir laneti olsa da umut ve isyanın devam ettiği bir kent.
Ve işte o kent Dersim’dir. Bu yıl 31 Temmuz ve 1, 2, 3 Ağustos tarihlerinde düzenlenecek olan Munzur Kültür ve Doğa Festivali’ne ev sahipliği yapacaktır.
Kültür Bakanlığı’ndan bugüne kadar hiçbir yardım almasa da, kıt kaynaklar ile birçok sıkıntıya rağmen uluslararası bu dev organizasyon gerçekleştirilecektir.
Biri ertelenip biri iptal edilse de, OHAL koşullarından beri süregelen ve bu yıl 8’incisi düzenlenecek olan Munzur Kültür ve Doğa Festivali’ne merhaba!
Mazlum Doğan (DERSİM)
www.evrensel.net