Deri işçisi tüpü bile veresiye alıyor

Çorlu Deri Organize Deri Sanayi Bölgesi’nde, mart ayıyla birlikte deri sezonu da açılmaya başladı.


Çorlu Deri Organize Deri Sanayi Bölgesi’nde, mart ayıyla birlikte deri sezonu da açılmaya başladı. Ülkemizdeki kürk üretiminin yüzde 70’inin gerçekleştirildiği Çorlu Deri Organize’de yazın 7-8 bin işçi çalışırken, kışın bu sayı binlere kadar düşüyor. Mart ve nisan aylarında çalışmaya başlayan kürk fabrikaları, yazın yoğun bir çalışma temposunda çalıştıktan sonra, ekim ayından sonra üretimlerini durdurarak işçileri ya işten atıyor ya da ücretsiz izne çıkarıyor. Giyim için deri konfeksiyona deri hazırlayan Zig, kemer ve ayakkabı derisi üreten fabrikalar ise kışın kapanmasa da işçi sayılarını azaltıyorlar.
Mart ayı ile çalışmaya başlayan fabrikalar işçi almaya başlarken, deri işçileri yeni sezona da umutla bakmıyorlar. Sürekli çalışma olmaması, yazın uzun süreli ve yorucu çalışma temposu, ücretlerin düzenli verilmemesi, patronların sigorta yapmaması, her sene eriyen ücret sorunları ile karşı karşıya geldiklerinden bu senenin de sıkıntılı geçeceğini söylüyorlar. Koşulları daha iyi olan bir işyeri bulmak için çaba sarf eden deri işçileri, sezon başlarken sorunlarını ve beklentilerini gazetemize açıkladılar.
Trilyonluk yatırımlar yapıyorlar ama...
Özellikle kürk çalışan deri fabrikasında çalışan işçilerin en büyük sıkıntısı altı aya varan sürelerde işsiz kalmak. Ekim ayından sonra işçi çıkartan patronun gerekçesi ise her yerde aynı: İş Yok!
On iki yıl deride kürk fabrikalarında çalışan ismini vermek istemeyen ve şu an izinde olan bir deri işçisi, “İş yok diye patron beni de izne gönderdi. Belki önümüzdeki hafta pazartesi çağırırlar. Kürk fabrikaları kış gelince işçilerin çoğunu işten çıkarır veya izne gönderir. Sezon yeni yeni açılıyor. Patronlar iş yok diyor, ama her sene trilyonlarca para harcayarak yeni fabrikalar yapıyor veya makine alıyorlar. İş ve para yoksa niye bu yatırımları yapsınlar. İşçi çalıştıracaklarsa adam gibi çalıştırsınlar. İşçilerin sürekli çalışmasını sağlasın, sosyal haklarını versinler. On iki yıldır dört fabrikada çalıştım ama sadece bir fabrikadan mahkeme yolu ile tazminat alabildim. Renk deride bir yıl çalışmama rağmen bir gün bile sigortam ödenmedi. Sezon sonunda izne ayırdılar ama geri çağırmadılar. Sürekli haklarımızı bırakıyoruz. Maaşlarımız bordroya dahi doğru dürüst geçmiyor. Yazın gece yarılarına kadar çalışıyoruz, mesailer ve gerçek ücretler bordroya yansımıyor. Parayı elden verdiklerinden ne kadarı mesai ne kadarı maaş bunu bile bilmiyoruz” diyerek sorunlarını dile getiriyor.
İzinlere biz de alıştık
Deri işçileri kışın işsiz kalacaklarını bildiklerinden hazırlıklarını buna göre yapıyorlar. Kışın bazı işçiler inşaat gibi sektörlerde çalışmalarına rağmen birçok işçi kışı işsiz geçiriyor. Bir deri işçisi “Deri işçisi başka yerde çalışamaz” diyor. Kışın işsiz kalacağını bilen deri işçileri yazın gece yarılarına kadar çalışarak mesai yapıyor.
Derimland’da çalışan Ersin Orel’e göre deri işçileri bu durumu kabullenmiş durumda. Kürk üretimi yapan Derimlan’da çalıştığını, kışın iki ay ücretsiz izne çıktıklarını ve yeni işe başladığını söyleyen Orel, yaz olunca gece yarılarına kadar çalışıyoruz. Fabrika yeni çalışmaya başlamasına rağmen işçiler mesai yok mu diye soruyor. Çünkü biliyoruz ki kışın işsiz kalacağız. Daha önceki seneler bir ay izne çıkıyorduk. Bu sene iki ay izin yaptık. Önümüzdeki kış ne olur bilmiyoruz. Deri patronları külfeti hep işçilerin sırtına yüklüyor” diyerek kaygılarını dile getiriyor.
Maaşlar da düzenli ödenmiyor
Deri sektöründe çalışan işçiler birkaç yıl öncesine kadar esnafın en çok sevdiği işçilermiş. Ama zaman ilerledikçe deri işçileri düzenli maaş bile alamamaya başladılar. Düzenli maaş alamadığını söyleyen DÇK Deri’de çalışan bir işçi, “İçeride üç ikramiyemiz, maaşlarımız var. İki-üç senedir sürekli bir düzensizlik var. Parça parça para alıyoruz. Bu da bizi sıkıntıya sokuyor. Sürekli borçlanıyorum. Borcu borçla ödemeye çalışıyoruz. Oysa ben çalışıyorum. Çocuklara bırak harçlık vermeyi, tüpü bile veresiye alıyorum” diyor.
İşçi işçiliğini bilecek!
Patronların uygulamalarına tepki göstererek; patronlar patronluğunu yapıyor, işçiler de işçiliğini bilip birleşmeli diyerek yol gösteren işçiler de var. BAB Deri’de çalışan bir işçi, “İşçilerin geleceği patronların iki dudağı arasında. Patronlar örgütlü hareket ediyor, işçilerin de kendi kurumlarında birleşmekten başka şansı yoktur. Biz fabrikada ikramiye istiyoruz, patron diğer fabrikalar maaş bile veremiyor diyerek örnek gösteriyor. İşçilerin durumu daha da kötüleşiyor. Kiraya her sene yüzde 25 zam yapılıyor; geçen sene bizim maaşlara otuz milyon zam geldi. Bu sene ocak ayında yapılması gerekirken daha yapılmadı. Her sene iki ay ileri atılıyor. Yakında çocuklarımızı okutamayacağız. Deride lise çağındaki çocuklar çalışmaya başladı. Bu gidişle bütün aile, çoluk çocuk çalışacağız. Çünkü tek maaşla geçinme şansımız yoktur. Deriye yeni girenleri asgari ücretle alıyorlar” dedi. (Çorlu/EVRENSEL)

Fabrikalar çevreyi kirletecek

Kırklareli’nin Vize ilçesine bağlı Evrencik köyü ve Çakıllı beldesinde kurulmak istenen çimento fabrikasına, yöre halkı, belediyeler ve çevre örgütleri, tarım ve orman alanına zarar vereceğinden dolayı karşı çıkıyor. Çimento fabrikaları, Trakya’nın Karadeniz kıyısında Istıranca Dağı eteklerindeki ormanlık alan içinde ve verimli tarım alanlarının kıyısında kurulmak isteniyor. Vize ilçesi verimli tarım toprakları ve orman alanı olmasının yanında, Ergene Nehri kaynaklarının bulunduğu alandır. Kurulacak fabrikaların ormanı ve tarım alanlarını tahrip etmekle birlikte Ergene Nehri’nin kaynağından kirlenmesine yol açacağından Trakya’nın tamamını etkileyeceği belirtiliyor.
Trakya Üniversitesi’nin 2004 yılında hazırladığı Ergene Havzası Çevre Düzeni Planında Ergene Nehri kaynaklarının bulunduğu alanda hiçbir sanayi tesisi kurulması öngörülmüyor. Çakıllı beldesindeki fabrika için ÇED raporu, su kaynakları gerekçe gösterilerek olumsuz gelirken, beş kilometre uzaktaki Evrencik’te kurulmak istenen fabrika için ÇED raporu olumlu geldi.
Her iki fabrikanın da çevreye zarar vereceğinden kurulmasını engellemek için mücadele eden yöre belediyeleri ve halkı ile çevre örgütleri, çelişkili raporlara tepki gösteriyor. Çakıllı fabrikasının kurulmasını engellediklerini dile getiren çevre örgütleri, Evrencik fabrikasını da kurdurmayacaklarını söylüyorlar. “Buradan pis kokular geldiğini” söyleyen TEMA Temsilcisi Hakan Dedeoğlu işin peşini bırakmayacaklarını belirtiyor. (Vize/EVRENSEL)
Tuncay Sağıroğlu
www.evrensel.net