İkinci planda kalan kadın

Adaletsizliğin, sömürünün, emek ve sermayenin çatıştığı bu düzende kadının yerini ve haklarını anlatmak çok zor.


Adaletsizliğin, sömürünün, emek ve sermayenin çatıştığı bu düzende kadının yerini ve haklarını anlatmak çok zor. Sürekli ikinci plana atılan ve aşağılanan kadını nasıl anlatacağımı bilmiyorum. Ta eskiden beri töre anlayışından dolayı eve hapsedilen, eğitim hakkı yok sayılan, başlık parasıyla alınıp satılan, en basit bir damgayla fişlenen, sürekli toplumun 2. penceresinden bakmaya mahkum edilen kadınlar. Zaman değişti mi? Hayır. Değişen sadece sermayenin kuralları. Bir nebze eğitim hakkı, bir nebze iş arama ve vasıfsız işçi olarak çalıştırma. Çünkü en düşük ücrete çalıştırılan kadınlar, sosyal haklardan yoksun olan yine kadınlar, sürekli erkeklerin vereceği harçlığa mahkum olan yine kadınlar...
Onun için evde oturup sadece mutfak ve temizlik işleriyle uğraşmak yerine, dışarı çıkıp dışarıda olup bitenden, ekmek parasının ne şartlarda kazanıldığından haberdar olmalı; bu parayı yetirebilmek için değil hak ettiğimizi almak için eşlerimizle, kardeşlerimizle, babalarımızla ve komşularımızla birlikte mücadele etmeliyiz. Eşlerimizin, eve getirdikleri parayla veya ekmekle görevini tamamlayıp köşeye çekilmelerine, bütün sorunları bize yıkmalarına da karşı çıkmalıyız.
Ben içinde yaşadığımız şu zamana bakıyorum, inanın çok üzülüyorum. Bilgi çağı, teknoloji çağı diyorlar. Biz emekçilere gelen tek bir teknoloji var o da televizyon. Ama izlediğim zaman orada bile kadına verilen değerin ne olduğunu çözemiyorum. Reklamlarda kadın bacağı göstererek araba, telefon satıyorlar, daha birçok şey... Biz bu muyuz? Oysa ben eğitim içerikli; insanların daha iyi yaşayabilmesi için neler yapmalı, nasıl mücadele etmeli, çözümler neler olmalı, bunların işlenmesini istiyorum. Bunu da Hayat Televizyonu’ndan bekliyorum.
Fatma Coşkun (İZMİR)
www.evrensel.net