Fotoğraf: AA

Çamura saplanmış minik bedenler…

Gecekondulaşma oranının oldukça yüksek olduğu İstanbul’un Avcılar ilçesinde bir gecekondu mahallesi Yeşilkent.


Gecekondulaşma oranının oldukça yüksek olduğu İstanbul’un Avcılar ilçesinde bir gecekondu mahallesi Yeşilkent. Mahallenin üzerinde bulunduğu yerleşke daha önce fuar alanı olarak ayrılmıştır. Ancak zaman içinde kırsal bölgelerden (özellikle Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinden) İstanbul’a göçün yoğunlaşmasıyla birlikte bu alan insanların gecekondularını kurdukları bir alan halini almış. Mahalle halen yoğun bir biçimde göç almaya devam etmektedir. İmar izninin olmaması dolayısıyla mahallede çok ciddi altyapı sorunları bulunmaktadır. En küçük bir yağmur yağışında mahalle adeta bir çamur deryasına dönmektedir. Bu sorundan en çok nasibini alanlar ise çocuklar oluyor. Mahallede iki İ.Ö.O. bulunmaktadır. Öğrenciler, yaşları dikkate alındığında oldukça uzun bir mesafe kat ederek okullarına ulaşabilmektedirler. Yağmur yağdığında ise öğrenciler bir yandan okul saatine yetişmeye çalışırlarken, bir yandan da çamurla mücadele etmektedirler. Bunların yanı sıra okulların hemen üstünde bulunan lağım deresi ise adeta hastalık saçmaktadır. Hemen hemen her şiddetli yağmur yağışında taşan dere hemen derenin altında bulunan okulu sular altında bırakabilmektedir. Bunlarla birlikte neredeyse her gün elektriği kesilen mahallede özellikle öğrenciler zor anlar yaşıyor. Her gün öğretmenlerine “Elektrikler kesildi, ödevimi yapamadım öğretmenim” demek zorunda kalıyor öğrenciler. Türkiye’de eğitim sisteminin çarpıklıkları altyapı sorunlarıyla birleşince ortaya çıkan sorunlar yumağını çözmeye yönelik akılcı çözümler üretilmedikçe böyle manzaraların daha uzun süreler yaşanacağı görülüyor.
Mahallede imar izni bulunmamasına rağmen göçten kaynaklı nüfus her geçen gün artıyor. Bu nüfus artışına bağlı olarak okul sayısı ikiye çıkarılmış. Ancak bu durum sorunu çözmediği gibi öğrenciler 60-70 kişilik sınıflarda öğrenim görmekteler. Zaten mahallede öğrenim gören öğrencilerin çok büyük bir bölümü üst bir öğretim kurumuna devam etmeyi düşünmüyor. Mahalle sakinlerinin sosyoekonomik sıkıntılarının ortaya çıkardığı bu durum, 60-70 kişilik sınıflardaki eğitim-öğretim hizmetiyle birleşince sadece okuma yazma öğrenen bir gençlik yığınıyla karşı karşıya kalıyorsunuz. Tabii bu durum çeteleşmeyi, uyuşturucu kullanımını ve şiddeti beraberinde getiriyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Avcılar Belediyesi arasındaki rekabet ise beraberinde Yeşilkent Mahalles’inin görmezden gelinmesini getiriyor ki bu durum da içlerinden en acısı olsa gerek.
Eren Yıldırım (Avcılar/İSTANBUL)
www.evrensel.net