KENTTEN GELEN

  • Avcılar Haramidere’de kurulu bulunan Beysan Sanayi Sitesinde işçiler sorunlarıyla baş başa çalışıyorlar.


    Avcılar Haramidere’de kurulu bulunan Beysan Sanayi Sitesinde işçiler sorunlarıyla baş başa çalışıyorlar. Yaklaşık beş bin kişinin çalıştığı sitede başta tekstil olmak üzere birçok iş kolunda üretim yapılıyor. Site içerisinde bulunan çay ocakları ve büfeler işçilerin öğle vakti yarım saatliğine de olsa, güldükleri ve şakalaştıkları mekanlar olmuş. Sosyal güvenlik yasasıyla ilgili konuştuğumuz işçiler yasayı duyduklarını, fakat içeriği konusunda pek fazla bir şey bilmediklerini söylüyorlar. “Seçimlerde büyük çoğunluk AKP oy verdi, ben de oy verenlerden birisiyim” diyerek, yasayı savunan bir işçiyle sürdürdüğümüz tartışmanın sonucunda, işçi “Acaba bunları niye yapıyor diye sormak gerekiyor, Başbakan’ın bir bildiği vardır diye düşünüyorum. Fakat ben de düşünüyorum 65 yaş çok fazla, çok güç olur emekli olmak. Fakat ne yapmalıyız bunu bilmiyoruz. Hadi bu hükümeti beğenmeyelim, karşılığında ne var, onu çıkaramıyorum. Biz dördümüz de AKP oy verdik, bizlerin haklarını koruyacağının düşünüyoruz” diye tamamlıyor sözlerini.
    Kot yıkama fabrikasının önünde dinlenen işçilerle görüşüyoruz. Sosyal Güvenlik Yasası hakkında ne düşünüyorsunuz sorusu karşısında birbirlerine bakarak gülüyorlar. Tuzla tersanelerindeki ölümleri, Topkapı’da yaşanan patlamayı ve ölümleri soruyorum; duymuşlar. Sigorta yok, çoğu gurbetçi işçiler, fabrikada yatıp kalkıyorlar. Tuzla ve Topkapı üzerinde bakanlık açıklamaları havada kalmış. Ne bakanlık müfettişleri ne de başkası gelip gitmiş. İşçiler sigortasız ve kayıt dışı çalışmaya devam ediyor Beysan Sanayi Sitesi’nde. Fabrikada yatıp kalktıkları için, patronun işi hangi saatteyse yapmak zorunda kalıyorlar. Ne zaman sipariş geldi, hemen iş başı. “Biz mecburuz çalışmaya, iş yerinde kira vermiyoruz, kazandığımız yanımıza kalıyor” dedikleri asgari ücret. Üretimin yapıldığı yerde işçiler yaşamlarını sürdürüyorlar, orada yatıyorlar, evleri fabrikanın içi. Gidecekleri bir yerleri yok, akşam sıcaklığını yaşayacakları bir aile yuvası yok. “Sigortamız olsun istiyoruz veren kim, keşke sigorta isteyip istemediğimizi bize sorsalar. Bir yıldır burada çalışıyorum” diyen bir işçi, “Bizi herkes unutmuş, ne devletin, ne hükümetin, ne de bakanın bizden haberi var. Olacağının sanmıyorum, sadece bizden değil, sitede çalışan tüm işçilerin yarısından haberleri yoktur. Çünkü buranın yarısı sigortasız çalıştırılıyor” şeklinde konuşuyor.
    Hemen yanı başlarında inşaat işçileri var. “Sigorta, emeklilik, prim gün sayısı sende ne çağrıştırıyor” sorumuz üzerine önce anlamsızca bakıyor yüzümüze. Sonra ayrıntılı anlatınca “De git kardeşim. Bizimle dalgamı geçiyorsun. İnşaata kim sigorta yapmış. Arayan, soran olmuyor. Bizim emekli olacağız diye bir beklentimiz yok, çünkü mümkün görünmüyor. Tabii olsun isteriz, fakat hayal etmiyoruz” diyerek durumu özetliyor.
    Toplamı üzerinden ortaya çıkan, sosyal güvenliğin yeterince bilinmediği oluyor. Sigorta hakkı patronların istediğinde işçiye tanıdıkları bir hak olarak ellerinde duruyor. AKP alternatifsiz, ya da daha iyisi varsa nerede tutumları kafada hakim olmuş durumda. Özetle ancak bir olay olduğunda gündeme gelen sorunlar, üzerinden biraz zaman geçince unutulmaya; sorun sanki çözülmüş gibi davranılmaya başlanıyor. Ama işçiler, hem kayıt dışı çalışmaya, hem insanlık dışı koşullarda yaşamaya mecbur bırakılmaya devam ediliyor. Sorunları çözmekle sorumlu olanlar ise kulaklarını tıkıyor, gözlerini kapatıyor.
    Seyit Aslan
    www.evrensel.net