Eğitimde eşitsizlikler daha da derinleşecek

ODTܒde öğrenci toplulukları tarafından organize edilen panelde, eğitimin sorunları ele alındı


sODTܒde dört öğrenci topluluğunun ortaklaşa düzenlediği, “Üniversite ve Paralı Eğitim Tartışmaları” panelinde, AKP ve YÖK’ün gündeme getirdiği “Amerikan modeli paralı üniversite”nin eğitimdeki mevcut eşitsizlikleri artıracağına dikkat çekildi.
ODTÜ Siyaset Bilimi Topluluğu, Ekonomi Topluluğu, Siyaset Bilimi Topluluğu ve Dış Politika ve Uluslararası İlişkiler Topluluğu’nun ortaklaşa düzenlediği panelin açılış konuşmasını ODTÜ İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Cem Somel yaptı. YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan’ın yaptığı “paralı üniversite” önerisine bazı sol-liberal aydınlardan da destek geldiğini anımsatan Somel, paralı üniversite için sunulan gerekçelerin gerçekçi olmadığını vurguladı. Eğitimin her kademede kısmen paralı hale getirildiğinin altını çizen Somel, zaten zengin ve yoksul ailelerin çocukları arasında fırsat eşitliğinin olmadığını kaydetti. Somel, “Üniversite eğitiminin tamamen ücretli olması, fırsat eşitliğini daha da azaltacak” dedi.
Tuzaklarla dolu bir öneri
Somel, “Üniversiteler paralı olsun. Parası olandan ücret alınsın, yoksullara burs verilsin” önerisinin tuzaklarla dolu olduğuna işaret etti. Somel, “Burs dedikleri, geri ödenmesi beklenen kredidir. Burs değil, bir nevi tüketici kredisidir. Emekçi çocukları, üniversite okuyabilmek için ciddi miktarlarda borçlanmak zorunda kalacaktır. Üniversite bittiğinde iş garantisi yoktur. Eğitimli işsizliği ciddi bir sorundur. Amaç varlıklı sınıfların, üniversite kapısında, emekçi çocuklarından gördükleri rekabeti ortadan kaldırmaktır” uyarısında bulundu.
‘Öneri Dünya Bankası kokuyor’
Eğitim Sen Uzmanı Deniz Yıldırım ise AKP Hükümeti ve YÖK’ün önerdiği “Amerikan sistemi paralı üniversite” modelinin Dünya Bankası metinlerinden alındığını örneklerle gözler önüne serdi. “Önerilen model Dünya Bankası’nın Türkiye’de Yüksek Öğretim Raporu’nun kötü bir çevirisidir” diyen Yıldırım, “Türkiye’de üniversite eğitimi, ulus ötesi sermayenin ihtiyaç duyduğu ucuz ve nitelikli iş gücünü yetiştirmek üzere yeniden düzenlenecek. Sermayeye kâr ve işgücü sağlamayan bölümler tasfiye edilecek. Öğrenciler, istedikleri bölümü değil, mezun olduktan sonra iş bulabilecekleri, bölüm ve üniversiteleri tercih etmeye başlayacak” şeklinde konuştu.
‘Eğitim metalaştırılacak’
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Meltem Kayıran Dikmen de eğitimin tümüyle metalaştırılmak istendiğine dikkat çekti. Paralı üniversite ile birlikte eğitimin bilimsel niteliğinin yok edileceğini vurgulayan Dikmen, piyasa koşullarının üniversitelere dayatılacağını ifade etti. Yoksul ve zengin ailelerin çocuklarının gittikleri üniversitelerin zaten farklı olduğunu belirten Dikmen, bu eşitsizliğin daha da derinleşeceğini dile getirdi. (Ankara/EVRENSEL)

Yunanistan’daki mücadeleye dikkat çekildi
Panelin soru-cevap bölümünde en çok gündeme gelen soru, “Bu sürece karşı ne yapmak gerekir” oldu. Cem Somel, üniversite sorunlarının, eğitim sorunlarından, eğitim sorunlarının ise toplumsal sorunlardan ayrı düşünülemeyeceğini vurgulayarak, “Sorun ancak bir halk iktidarı projesi içinde çözülebilir” dedi. Meltem Kayıran Dikmen, mücadelenin harçlara karşı durulması ile başlayabileceğini ifade etti. Deniz Yıldırım ise, ‘parasız, nitelikli ve bilimsel üniversite’ talebinden geri adım atılmaması gerektiğini vurguladı. Paralı üniversiteye karşı Yunanistan’da öğrencilerin, öğretmenleri ve velileri de yanlarına alarak verdikleri mücadelenin başarıya ulaştığını anımsatan Yıldırım, bunun Türkiye’ye örnek olması gerektiğini söyledi.
www.evrensel.net