GÜNCEL

  • Gündemde uzlaşma var. Patron örgütleri “uzlaşın” buyurdu. Uzlaşma konusunda kimse aksi görüş ileri süremiyor. Ama herkesin kafasındaki soru şu: “Hangi koşullar çerçevesinde uzlaşılacak?” Koşulları belli olmayan uzlaşma olabilir mi?


    Gündemde uzlaşma var. Patron örgütleri “uzlaşın” buyurdu.
    Uzlaşma konusunda kimse aksi görüş ileri süremiyor. Ama herkesin kafasındaki soru şu: “Hangi koşullar çerçevesinde uzlaşılacak?” Koşulları belli olmayan uzlaşma olabilir mi?
    Patron örgütleri, ‘herkes bir adım geri çekilsin’ diyor.
    Bir adım geri çekilme nedir?
    Örneğin, AKP’ye açılan kapatma davası Anayasa Mahkemesi tarafından kabul edilmesin mi? Ergenekon davası daha yukarılara tırmanmadan Susurluk davası gibi sonuçlandırılsın mı? AKP türban girişiminden vaz mı geçsin? Cuntacılar darbe girişimlerini durdursun mu?
    ‘Bir adım geri çekilin’ demek, herhalde hareketsiz kalın anlamına gelmiyor.
    Siyasette durmak olmaz. Siyasette duran yok olur.
    Bazıları uzlaşmanın demokrasi çerçevesinde olmasını söylüyor. Ama, demokrasi çerçevesinde uzlaşma teklifi iki tarafa ve patron örgütlerine uygun gelmiyor. Çünkü, demokrasinin kurallarına uygun davranmak AKP’nin de, muhalefetin de, cuntacıların da, patronların da, gazete patronlarının da işine gelmiyor. Demokrasi temelinde uzlaşma teklifi demokrat aydınların safiyane, gerçeğe uymayan bir özlemi olarak algılanıyor.
    Çatışan taraflardan biri iktidar mücadelesinden vazgeçmedikçe ya da diğeri tarafından geriletilmedikçe, uzlaşma ve itidal çağrıları cevap bulamayacak gibi görünüyor.
    AKP tarafı, mevcut durumda elinin daha avantajlı olduğunu düşünüyor. Başbakan Erdoğan mecburen uzlaşmadan yana imiş gibi görünürken, bu cephenin kalemşörleri ve akıldaneleri krizi bir yeni zafere dönüştürme çağrıları yapıyor.
    Anlaşılıyor ki, uzlaşma çağrıları, önce büyük patronlar ve onların sözcülüğünü yapan basının gerilimin önlenmesi ve mücadelenin daha derinden sürdürülmesi için üzerlerine düşeni yapması ile pratik yankısını bulacak. Gazetelerin en azından önemli bir kesimi yangına körükle gitmeyecek. Patron örgütleri de tarafsız ve demokrasiden yana hakem rolüne soyunacaklar.
    Bu süre içinde AKP’nin kapatılmasının her iki tarafa da puan kaybettirmeyecek biçimde çözülmesi ve darbecilerin üzerine gidilmemesi, onların da yeni darbe örgütlenmesi yapmaması üzerine patron örgütleri gizli arabuluculuklar yapacaklar.
    Bir süre ateşkes sağlanabilir. Fakat, ABD’nin Ortadoğu planları, Kıbrıs meselesi, Kürt sorunu mevcudiyetini korudukça, ateşkes bir süre sonra yerini yeni bir çatışmaya bırakır.
    Türkiye halkının bu cadı kazanından kurtuluşu ise emekçilerin kendi iktidar yürüyüşlerini, saflarını daha da tahkim ederek ve güçlendirerek sürdürmesi sonucu olacaktır.
    Kamil Tekin Sürek
    www.evrensel.net