Sorunlarıyla boğuşan Elmadağ

İlçemize 1928 yılına kadar hayvancılık ve ziraat hakimdi. 1928 yılında Barutsan Fabrikası, 1967 yılında BAŞTAŞ Çimento Fabrikası’nın kurulması ile ziraattan işçiliğe yönelinmiştir.


İlçemize 1928 yılına kadar hayvancılık ve ziraat hakimdi. 1928 yılında Barutsan Fabrikası, 1967 yılında BAŞTAŞ Çimento Fabrikası’nın kurulması ile ziraattan işçiliğe yönelinmiştir. İlçe arazisinin tarımsal açıdan verimsiz olması da bu süreci hızlandırmıştır. Bu değişimin yaşanmasındaki bir başka etken ise Ankara’nın başkent oluşudur. İlçenin Ankara’ya yakınlığı, kamu kurumlarında çalışma olanaklarının artması bir başkan etkendir. Bu durum ülkemizin başka yörelerinden ilçeye göçün artmasını beraberinde getirdi. 1980’lere kadar parlak bir dönem geçiren ilçe, şimdilerde sorunlar yumağı haline gelmiştir.
Özelleştirme uygulamalarıyla kamunun tasfiye sürecinden en fazla etkilenen ilçelerden birisi konumuna gelmiştir. Cumhuriyetle yaşıt olan MKE’ye bağlı Barutsan Fabrikası’na uzun yıllardan beri işçi alınmıyor. Emekli olanların yerine yenileri alınmayarak sayı sürekli düşürülüyor. ÇAYKUR Paketleme Fabrikası kapatılma tehdidi altında. Hükümet burayı çoktan kapatacaktı ama Elmadağ halkının tepkisi karşısında şimdilik geri adım attı. Buraya da yeni işçi alınmıyor.
Giderek tarımdan ve hayvancılıktan uzaklaşan bir ilçe haline gelmiştir. İşsizlik ve yoksulluk sorunların başında gelmektedir.
1967 yılında kurulan BAŞTAŞ Çimento Fabrikası ilçenin girişinde, sınırlı olan tarım alanının ortasına kurulmuştur. Bu fabrikayı kuranlar tepkileri bertaraf etmek için “Sizlere yeni iş alanları açıyoruz, yakınlarınızı işe alacağız” diyerek halkın yoksulluğunu istismar etmişlerdir. BAŞTAŞ Çimento Fabrikası kamuoyunun gündemine daha çok çevreye verdiği zararla gelmiştir. Elmadağ halkı bugün kendi kaynaklarından su içemez duruma gelmiştir. Halkın büyük bir kısmı içme suyunu marketlerden hazır su alarak karşılamaktadır.
Fabrika bacasından çıkan toz, tarımı öldürmüş, bölgede hayvancılığı yok etmiştir. Fabrikanın etrafında arazisi olanlar, arazilerini BAŞTAŞ Çimento’ya satmak zorunda bırakılmıştır. Satmayanlar ise “Yakınlarınızı işten çıkarırız”la tehdit edilmişlerdir. Daha sonra Fransızların fabrikaya ortak olması ile yine “Arazileri bize satın, işsiz çocuklarınızı işe alalım” sözleriyle arazinin büyük bölümü fabrika sahiplerinin eline geçmiştir. BAŞTAŞ’ın yan kuruluşu olan TAMTAŞ’ta ne yakıldığı bilinmeyen yakıtlar yakılmaktadır. Denetimsizlik halkın sağlığını tehdit etmeye devam ediyor.
Ankara’ya 40 km uzaklıkta olması; ilçede ikamet edenlerin büyük bir kısmının başkentte işçi memur olarak çalışması, bürokratik işlerinin çoğunu burada yapmaları, sağlık ve eğitim hizmetleri gibi hizmetleri daha çok Ankara üzerinden gidermeleri, günlük olarak Ankara’ya geliş gidişlerin yoğunlaşmasını beraberinde getirmektedir. İlçeden demiryolu geçmesine rağmen banliyö seferlerinin olmaması, ulaşımın, sadece belediyenin tahsis ettiği otobüslerle verilmesi, sorunun bir başka yönünü ortaya koyuyor.
Elektrikli banliyö trenlerinin düzenlenmesi, içilebilir bir içme suyu, makine kimyadan geçen Kargalı Deresi’nin arıtılması, TAMTAŞ’ta yakılan atıkların çevreye kanserojen yayıp yaymadığının tespiti için yetkilileri göreve çağırıyoruz.
Cevat Utlu
Emek Partisi Elmadağ İlçe Başkanı
www.evrensel.net