İstanbul benim çocukluk düşümdü

Kübalı Şair ve Yazar Pablo Armando Fernandez, İstanbul Üniversitesi’nde şiirseverlerle buluştu.


Kübalı Şair ve Yazar Pablo Armando Fernandez, İstanbul Üniversitesi’nde şiirseverlerle buluştu. İstanbul Üniversitesi İspanyol Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı ve Küba Büyükelçiliği tarafından düzenlenen söyleşi, Edebiyat Fakültesi Kurul Odası’nda gerçekleşti.
Şair Ataol Behramoğlu yaptığı açış konuşmasında, dünyadaki bütün şairlerin kardeş olduğuna vurgu yaparak Fernandez’in ‘60’lı yıllarda Nâzım Hikmet’le tanışıp dost olmasının Türkiyeli şairler için çok önemli olduğunu söyledi. Türkiyeli şairlerin, Latin Amerika dizeleriyle, Şilili Şair Neruda aracılığıyla tanıştığını belirten Behramoğlu, Kübalı ünlü Şair Hose Martin’in şiirlerini Türkçeye ilk çevirme gururunun kendine ait olduğunu hatırlattı. “Latin Amerika şiirinin temel özelliği, 19. yüzyıldan itibaren sömürgeciliğe ve emperyalizme karşı mücadele içinde olmasıdır” diyen Behramoğlu, aynı zamanda İspanyolcayla birlikte bu şiirlerin Batı Avrupa modernizmiyle karşılaşıp ona öncülük ettiğini de ifade etti. Ataol Behramoğlu’ndan sonra “İstanbul, benim çocukluk düşümdü” şeklinde konuşmasına başlayan Fernandez, bu söyleşiyi düzenleyenlere teşekkürlerini sundu. “Şimdiye kadar birçok ülke gezdim, çok yer tanıdım. Ama İzmir’de çok mutlu oldum. İstanbul’a gelmek için sabırsızlanıyordum. Şimdi buradayım. Evimdeyim, köyümdeyim sanki” ifadeleriyle, İstanbul’un kendisi için ne kadar önemli olduğunu dile getirdi. Şiirin, sözün ruhu olduğunu açıklayan, kişisel anlamda kendimizi bulmak için şiirin önderliğini vurgulayan Fernandez, “devrimci şiir” in önemine değinerek devrimci şiirde ırkların, ulusların politik gericiliklerin gölgesinin bulunmadığına dikkat çekti. “Bu anlamıyla bizler devrimci şairleriz” diyen Pablo Fernandez, “Şiir bazen bir enstürüman bazen de bir silahtır” ifadesini kullandı.
Yoksul çiftçilerin seslerini ve burjuvazinin gerçek yüzünü şiir aracılığıyla duyup gördüğünü belirten Fernandez, bu yüzden kendini şiire adadığını belirtti. Nâzım Hikmet’in kendisi ve Küba için büyük önem taşıdığını kaydeden Fernandez, “Onunla Küba’da tanıştım. O bizler için bir öncüdür. Nâzım’ın ışığı bana eşlik ediyor” sözleri dinleyenler tarafından yoğun şekilde alkışlandı.
Bu arada söz alan PEN Türkiye Merkezi Başkanı Tarık Günersel, “PEN Türkiye’nin bu yıl uluslararası alanda 3 dalda ödül vereceğini, bu dallardan birinin şiir olduğunu ve bu yılki şiir ödülünü Pablo Armando Fernandez’e vereceklerini açıklaması, Kübalı şair tarafından büyük bir sevinçle karşılandı. Söyleşi, Fernandez’e ait, Ataol Behramoğlu’nun Türkçeye çevirdiği “Şehirler” ve “Kalıcı Bir Yer” adlı şiirlerin okunmasıyla son buldu. (İstanbul/EVRENSEL)
www.evrensel.net