Tüzel: Uzlaşma çağrısı hizaya çekmek içindir

Emek Partisi Genel Başkanı Levent Tüzel, uzlaşma çağrılarının büyük sermayenin çok yönlü çıkarları için, çatışan iktidar güçlerini hizaya çekme hareketi olduğunu söyledi.


Emek Partisi Genel Başkanı Levent Tüzel, uzlaşma çağrılarının büyük sermayenin çok yönlü çıkarları için, çatışan iktidar güçlerini hizaya çekme hareketi olduğunu söyledi.
Tüzel yaptığı yazılı açıklamada, “AKP Hükümeti ile muhalefet güçleri arasındaki tırmanan gerilimin yatıştırılması için büyük patronların örgütü TÜSİAD öncülüğünde başlatılan girişimler sonuç verdi. Son zamanlarda giderek model haline getirilmek istenen bir bileşimle, farklı toplumsal kesimleri ve çıkarları temsil eden kurumlar yan yana getirilerek itidal çağrısı örgütlendi” dedi. Çıkarları ve talepleri çatışanların aynı safta dizildiğine dikkat çeken Tüzel, “Gerçekte ne olup bitmektedir? Hükümet ne yapmak istemektedir? Devleti çetelerden temizlemekte midir? Karşısındaki güçler gerçekten laikliği korumak için mi yargıyı harekete geçirmektedir? AKP’ye açılan kapatma davası çete operasyonlarına yanıt mıdır? Ya da son tutuklamalar kapatma davasına karşı yanıt mıdır? Halkın olan biteni böyle anlaması için ellerinden geleni yapmaktalar” ifadesini kullandı.
Geleceği karartılmak istenen işçi ve emekçiler için her şeyin net, anlaşılır olması ve yerli yerine konması gerektiğinin altını çizen Tüzel, “AKP, emperyalist sermaye güçlerinin ve işbirlikçi çıkar çevrelerinin partisi olarak devleti ve yönetim işleyişini bugünün ihtiyaçlarına uygun olarak yeniden düzenlemek çabasındadır. Ergenekon operasyonu bunun ürünüdür ama gerçek bir çetelerden arınma, temizlik operasyonu değildir. Demokrasinin olmadığı sermaye iktidarları halkın muhalefetini bastırmak için bu türden çeteleri hep el altında tutacak ve örgütleyecektir. Anayasa değişikliği bu emperyalist yağma düzeninin sorunsuz işlemesi için planlanmakta ama demokrasi, şeffaflık, yenilikçilik diye yutturulmak istenmektedir. Hükümet eliyle korunan ve yeniden yapılandırılan düzen, ABD ve emperyalistlerin bölgesel çıkarları için piyasanın insafına terk edilen, bir avuç işbirlikçinin dışında 70 milyonun sefaletinin adıdır” dedi.
‘Varlık gerekçeleri’
Güçler arasındaki çatışma ve hamlelerde halkın, emekçilerin talepleri; adı ve yerinin olmadığını belirten Tüzel, “Ortada gerçek bir laik toplum kavgası da yoktur. Sosyal Güvenlik ve emekçi haklarının ortadan kaldırılmasına karşı ayağa kalkan milyonların gerçek muhalefeti ülkemizin güvenli geleceğini temsil etmektedir. Yoksa sermayenin hizmetindeki AKP de, laiklik yaftasıyla çetelerin arkasına sığınarak devleti korumaya kalkanlar da emekçilerin safında değildir. Onların krize tedbirden anladıkları halkın sömürüldüğü ve yoksullaştırıldığı, ‘emekçiye zam, sermayeye teşvik’ tarzı piyasacı ekonomi modelidir. Emperyalistlerin çıkarları ve ilişkileri onların varlık gerekçesidir” açıklamasında bulundu.
Halkın ihtiyacının tam bağımsız ve gerçekten demokratik bir ülke olduğunu ifade eden Tüzel, “Halkların birbirine kışkırtılmadığı, özgürlükler içinde yaşadığı bir barış ortamıdır. Düşüncelerin, inançların, vicdanların baskılanmadığı gerçek bir laik devlet yapısıdır. İşçi, emekçinin hakkının yenmediği; ülke kaynaklarının sermayeye yağmalatılmadığı, güvenli ve sağlıklı bir gelecek sağlayan halkçı ekonomik politikanın uygulandığı bir halk iktidarıdır. Bu demokratik halk yönetimi, işbirlikçi burjuva politikacılarının kafasını karıştırmaya gücünün yetmeyeceği birleşmiş milyonlarca emekçinin eseri olacaktır” diye konuştu. (HABER MERKEZİ)
www.evrensel.net