ÖZGÜRLÜK

  • Keyifli anlar olur, insan gelip geçici ya da yerleşmiş zaaflarıyla dalga geçmeyi kısa süren, neşeli bir oyunun konusu yapıverir.


    Keyifli anlar olur, insan gelip geçici ya da yerleşmiş zaaflarıyla dalga geçmeyi kısa süren, neşeli bir oyunun konusu yapıverir.
    Taksiye binerim, nereye gideceğimi söylemeyi unuturum; taksi yola koyulur, birkaç saniye sessizlik, ben derin düşüncelere dalmış gitmişimdir, şoför nereye gideceğimi sorar ve ben unutkanlığımla dalga geçen bir oyun kuruveririm. Oyun yol boyu süren yoldaşlığın sıcaklığını yaratırsa, şoför ve ben somurtkanlığımızdan sıyrılırız.
    Uyduruk sözcükler vardır. Bu boş ve anlamsız sözcükleri atanmış ya da seçilmiş kurum bilgeleri önemli olduğunu sandıkları bir düşünceyi, önemsizliğini gizleyerek kamuoyuna buyurmanın aracı olarak kullanmayı pek severler.
    Bu uyduruk sözcüklerden bir tanesi de ‘milli irade’ tekerlemesidir. Kimileri, daha anlamlı kılmak için olsa gerek, ‘millet iradesi’ derler.
    Geçenlerde taksiye bindim, gideceğim yeri söylemeyi unuttum, taksi yola koyuldu, az gittik uz gittik, şoför ‘nereye baba’ diye sordu.
    Günün modası; Ak Parti’ye kapatılma davası açılmış, hükümetin çıkartmak istediği yasalara kitle örgütleri tepki gösteriyorlar, Ak Parti’nin temsilcileri, başta Başbakan, ‘milli-millet iradesi’ diye tutturmuşlar, bir yandan kendilerini savunurken öte yandan kendileri gibi düşünmeyeni ‘milli iradeyi’ hiçe sayan demokrasi karşıtı ilan ediyorlar.
    Ben de günün modası uyduruk sözcüğü unutkanlığımla dalga geçen oyunun kurgusu yaptım. ‘Oğul’, dedim şoföre, ‘ben milli iradeyim; nasıl olur da nereye gideceğimi bilmezsin, sorarsın?’ Ankara’da olsaydık ve şoför oyunu geliştirmek isteseydi doğru TBMM’ye giderdi. İstanbul’daydık, şoför bir akıl hastanesinin yolunu tutabilirdi.
    Oyun bu! Olsun, ben milli iradeyi sevdim. Evcil hayvanım yok, olsaydı onu bu uyduruk sözcükle çağırırdım. Ben de kendimi milli irade ilan ettim. Araştırıyorum, bir yerlere tescil ettirebilirsem kimse kendini milli irade diye tanımlayamayacak.
    Sözcüğün neresi uyduruk diye soranlarınız olabilir. ‘Milli takım’, anlıyorum, ülkenin değişik spor takımlarında oynayan oyunculardan en iyilerinin yer aldığı takım demek oluyor. Yani, üst kimlik takım. Peki, ‘milli irade’ ülkede açığa vurulan iradelerin en iyilerini içinde yoğuran bir irade mi oluyor? Ak Parti partinin tüzüğünü ve programını benimseyerek üye olan partililerden oluşuyor. Üye sayısı ne kadar bilmiyorum, ancak kaç kişi olursa olsun milli iradenin partisi denilmez. Aksi halde, parti kapatılırsa milli irade kapatılmış olurdu. Partinin programını ve yapmayı vaat ettiklerini benimseyenler seçimlerde oy kullanırken bu partiyi tercih ederler. Oy kullananların çoğunluğu bu partiyi tercih ederse, TBMM’de bu partiden milletvekilleri çoğunluk olur, hükümeti bu parti kurar. Oy kullananların çoğunluğu, hatta toplamı milli irade değildir; tercihini şu ya bu yönde kullanan seçmenlerin çoğunluğu veya tamamıdır. Milletvekilleri de milli iradenin vekilleri olmazlar, olsalar olsalar meşruiyet kaynağını ‘millet egemenliği’nden alan yasama organının üyeleri olurlar. Yeter sayıda milletvekilinin tercihi sonunda kabul edilen bir yasa milli iradenin değil, ‘millet egemenliği’ temelinde faaliyet gösteren milletvekillerinin çoğunluk tercihidir. Meşruiyetin kaynağı olarak ‘millet egemenliği’ toplumsal bir kurgudur, yani uyduruk sözcük değildir. Ancak millet egemenliği, toplumsal kurgu da olsa, bireylerin toplumsallaşan egemenliğini ifade eder ve bireylere tek tek ya da topluca yasama, yürütme, yargı organlarının faaliyetlerinde yol gösterici, denetleyici, talep edici, eleştirici olma hakkı verir. Bu nedenle, kitle örgütlerinin bir yasanın çıkartılması sürecine katılması ya da çıkartılan yasayı eleştirerek değiştirilmesini istemesi milli iradeye aykırılık oluşturmaz; aksine, egemenliğinin bizzat milleti oluşturduğu varsayılanlarca kullanılmasını ifade eder.
    Genel tercih/genel kabul deyin, çoğunluk tercihi/çoğunluk kabulü deyin, ne derseniz deyin, ama beni de içine katar biçimde milli irade demeyin. Çünkü, oyunumu çoktan kurguladım, ‘milli irade benim!’
    Okurlarıma sesleniyorum (kaç kişi yazılarımı okuyor bilmiyorum; geçenlerde saptadığım kadarıyla 47’ydi): Milli irade uyduruk bir sözcüktür. İlla bu sözcüğe bir anlam kazandırılmak istenirse, demokrasiden uzaklaşılır, despotizmin baş tacı edilir; tıpkı ‘milli şef’ gibi. Ve ben başınızı despotizm tacının altından çekebilmek için uyduruk sözcüğü kendime mal ettim.
    Unutmayın ve unutturmayın:
    Milli irade benim.
    Yücel Sayman
    www.evrensel.net