Avrasya Sirki’nin profesyonel çocukları

Türkiye’nin ilk uluslararası sirki olan Avrasya Sirki’nin çocuk akrobatları, Moğolistan’daki ailelerinden binlerce kilometre uzakta heyecan dolu gösteriler sunuyorlar.


Türkiye’nin ilk uluslararası sirki olan Avrasya Sirki’nin çocuk akrobatları, Moğolistan’daki ailelerinden binlerce kilometre uzakta heyecan dolu gösteriler sunuyorlar. Yaşıtlarından farklı olarak yaşlarından daha çok ülke gezen çocuklar, gösterileriyle büyüyor.
Boş zamanlarında, buldukları ilk internet kafeye koşarak bilgisayar oyunlarına dalan, bisiklete binen, ders çalışan çocuk akrobasi profesyonellerinin ortak mutlulukları, seyirciden gelen alkışlar oluyor. Akrobasi gösterilerinin yıldızı olan çocuklar ise riski yüksek hareketleri büyük bir dikkatle gerçekleştirirken, sirkin bir oyun olmadığına vurgu yapıyorlar.
Grup şefi Jargal Chuluun gözetiminde derslerine çalışan çocuklar, ülkelerinde ya da gösteri için bulundukları ülkelerde konsolosluklar aracılığıyla yeterlilik sınavına girerek sınıf atlıyorlar.
Sirkte doğdu…
Avrasya Sirki’nde köpeklerle gösteriye çıkan 9 yaşındaki Rus Ivan’ın hikayesi, ilköğretimini sirk sanatları kolejinde tamamlayan ve üniversitede ekonomi eğitimi aldıktan sonra; hayvanları, rakamlardan daha çok sevdiğine karar veren annesi Kristina Vinagradova’nın sirklerde çalışmayı tercih etmesi ile başladı.
Sirkte doğan ve büyüyen Ivan, 5 yaşından bu yana annesi ile Japonya, Kore, Belarus ve Ukrayna’nın da içinde olduğu çok sayıda ülkede gösteri sundu. Avrasya Sirki’nde ‘Aslan ve Leopar Şovu’ ile seyirciyle buluşan annesini örnek alan Ivan, bir yandan da ilköğretim 5. sınıfta eğitimine devam ediyor. Sirkte çalışmanın, birçok yeri görmek, daha çok insan tanımak ve arkadaş edinmek gibi güzel yanları olduğunu anlatan Ivan, uzun yolları yorulduğu için sevmediğini belirtmeden de geçemiyor.
Ivan, seyircilerin arasında çocukların çoğunlukta olduğu zamanlarda ise gösterisini daha içten yaptığını söylüyor.
‘Sirk bir kültürdür’
Babası dolmuş şoförü, annesi ise ev kadını olan 12 yaşındaki Uganbayar Ganbayar da ilköğretimini ülkesindeki sirk kolejinde tamamlamış. Ailesi Moğolistan’da yaşayan Ganbayar, sirk kolejinin ardından 6. sınıfta öğrenimine devam ediyor.
8 yaşında profesyonel olan Ganbayar, 4 yıldır ailesinden uzakta akrobasi gösterileri yapıyor. Gezgin yaşamayı seven Ganbayar’ın meslekteki en büyük korkusu, gösteri sırasında dikkatinin dağılması. “O zaman felaket olur” diyen Ganbayar’ın en büyük mutluluğu ise seyircilerin alkışları.
Yolculuk yapmayı çok sevse de kız kardeşini özleyen Ganbayar, gösteri yaptığı ekip arkadaşlarını da ailesinin bir parçası olarak görüyor. “Yaptığın işi oyun olarak görüyor musun” sorusuna tepki gösteren Ganbayar, “Sirk bir oyun değil, bir kültürdür. Sorumluluk ister. Dikkatli ve özenli olmalı” diyerek mesleğinin ciddiyetini ortaya koyuyor. Sorumluluğu böylesine tanıması ve erken büyümesine karşın Ganbayar, kendini sadece gösteri sırasında diğer çocuklardan farklı hissettiğini anlatıyor.
Anne ve babası kasap olan 14 yaşındaki Sainbileg Gendenraujaa da temel eğitimini sirk kolejinde almış. Ortaokul 8. sınıf öğrencisi Sainbileg, 5 yaşından bu yana profesyonel çalışıyor.
Gösteri sırasındaki en küçük bir dikkatsizliğin sakatlıkla sonuçlanabileceğine dikkat çeken Gendenraujaa, seyircinin beğenisini hissettiği zaman daha bir keyifle gösteri yaptığını söyledi. (TOPLUM-YAŞAM)
www.evrensel.net