Kent AŞ işçisi sorunlarını tartışıyor

Bir süre Kent AŞ’nin inisiyatifinde çalışırken sonra VURAL isimli taşeron firmayla yapılan sözleşme sonucu 400’e yakın arkadaşla çalışmaya devam ediyoruz. Çoğu arkadaşımız kadrolu işlerde çalışarak aynı işi yaparken, biz hiçbir hak talep edemiyoruz.


Bir süre Kent AŞ’nin inisiyatifinde çalışırken sonra VURAL isimli taşeron firmayla yapılan sözleşme sonucu 400’e yakın arkadaşla çalışmaya devam ediyoruz. Çoğu arkadaşımız kadrolu işlerde çalışarak aynı işi yaparken, biz hiçbir hak talep edemiyoruz. Sadece çalışma süremiz bazı durumda değişse de genelde aynı diyebiliriz.
Park, bahçe ve atölye gibi işkollarında gruplar halinde çalışmaktayız. Grubun başına verilen çavuşun denetimi ve sorumluluğu altındayız. Öyle oluyor ki çavuşun yukarıya vereceği bilgi, her şeyimizi belirleyebiliyor. Bağırıp çağırması, keyfi tutumu bir yana, uzun süredir bir işkolunda çalışan arkadaşın başka bir işkoluna verilmesine neden olabiliyor. Ne işi kavrayarak verimli olması ne de yapılan birebir de olsa sözleşme dahi göz önünde bulundurulmuyor. Değişik işkollarına verilmemiz, aldığımız ücretlerde de farklılık yaratabiliyor. Çalışmamızdan doğan en doğal yemek hakkımız dahi verilmeyerek 20 YTL de yemek parası kesiliyor.
Sözleşmemizin 31.12.2008 tarihinde biteceğini düşünürken şimdi bir de Bayraklı Belediyesi’ne bağlanmanın sıkıntısıyla karşı karşıyayız. Diyelim büyük ihtimalle sözleşme yenilenerek iş akdimiz devam edecek, yarın Bayraklı Belediyesi’ne bağlandığımızda ne olacağı belirsiz. Birçoğumuz işten çıkarılacağımızın kaygısını taşıyoruz. Ya bir kısmımızı çıkartacaklar ya da yeniden toplu işçi alacaklar. Bu durum kadrolu işçiler dahil hepimizi ilgilendirdiğinden, yoğun tartışma süreci yaşıyoruz.
Gelişmelere bakıp sürece göre hareket ederken, sıkıntımız tam anlamıyla bilgi alamamak olduğu gibi değişik işkollarında çalıştığımız için sağlıklı bir zeminde düşünüp ortak fikir üretemiyoruz. Bu konuda belediyeden ve sendikamızdan beklentilerimiz var. Süreç içerisinde bizi bilgilendirmelerini istiyoruz. Belediyeler arasında yaşanacak rant hesaplaşmasının mağduru olmak istemiyoruz.
Tabii ki belirleyici olan, kadrolu arkadaşlarımızla birlikte alacağımız tutumdur. Nasıl 14 Mart’ta beraber hareket ettiysek, eylemlere, mitinglere birlikte katılıyorsak, bu konuda da ortak tutum belirlemeliyiz. Yarın seçilecek olan belediye başkanının, kurumun tutumu ne olur diye beklemek bizi yanılgıya götürür.
Hükümetin çıkarmaya çalıştığı yasalar önümüzde. İşçinin yasal dayanağının olmayacağı, adaletsiz sömürünün kat be kat arttığı, daha da artacağı koşullar dayatılıyor. Tabii bundan yasal dayanak bulan belediye başkanları, daha cesaretle saldırıya geçecektir. Kimi işçi arkadaşlar ‘ne de olsa belediyeye bağlı işkolunda çalışıyorum, ülkedeki işsizlik, açlık ortada’ diyecekler.
Biz işimizi kaybetmemek için düşünürken Bayraklı Belediye Başkanlığı seçimi tartışmak, düşünmek zorunda. Yarın işçiden, halktan yana seçeceğimiz bir belediye başkanı neden olmasın? Bizlerin sorunlarını anlayan, çözümü için çalışacak birileri...
Evrensel’in bundan sonra da bizim sorunlarımızla ilgili haberler yaparak bizi bilgilendirmesini istiyoruz. Selamlar!..
Bir grup Kent AŞ taşeron işçisi
(İZMİR)
www.evrensel.net