KONUM

  • Sermaye örgütleri, egemen kamplar arasındaki çatışmanın sisteme zarar vermeyecek bir mecraya çekilmesi için 'uzlaşma' çağrıları yapıyor.


    Sermaye örgütleri, egemen kamplar arasındaki çatışmanın sisteme zarar vermeyecek bir mecraya çekilmesi için 'uzlaşma' çağrıları yapıyor. Öte yandan, bütün gözler sermaye örgütleri ve peşlerine takılanların, 'memleketin selameti' (bu sömürü ve zulüm düzeninin bekası) için yaptıkları çağrıya çevrilmişken Kürt halkı ve emekçilere yönelik saldırılar pervasızca sürdürülüyor. Newroz'da Roj TV'ye yayın sağladığı gerekçesiyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında soruşturma başlatılan Hayat Televizyonu; Van, Hakkâri, Yüksekova gibi Newroz kutlamalarına devletin kolluk güçlerinin müdahale ettiği yerlerin görüntülerini, İsrail askerlerinin Filistinlilere müdahale görüntüleriyle birlikte yayımladı. Hayat Televizyonu'nun bu görüntüleri yayımlarken sorduğu "İsrail'den ne farkı var" sorusu, devletin Kürt halkına reva gördüğü zulmün özeti gibidir. Yine Roj TV ve Hayat Televizyonu ile Azadiya Welat ve Evrensel gazetelerinden sonra burjuva basın yayın organlarının da görmek zorunda kaldıkları, Hakkâri'de 15 yaşındaki C.E'nin kolunu kameralar önünde gülerek kıran polislerin görüntüsü ise tek kelimeyle insanlığın bittiği anın görüntüsüdür.
    Bugün sermaye örgütlerinin 'itidal' çağrılarına ve Cumhurbaşkanı Gül'ün devreye girmesine rağmen, gerici güçler arasındaki mücadelenin kısa sürede bir uzlaşmayla sonuçlanması kolay görünmüyor. AKP yanlısı medya, Ergenekon ile ilgili 'ifşaat'ları sürdürüyor. Ama durmaları gereken yeri de iyi biliyorlar. Mesela, AKP'nin Genelkurmay ile uzlaşmasından olsa gerek, bugün de varlığını sürdüren ve binlerce faili meçhul ve kayıplarla adları anılan 'özel savaş'ın araçları olan ordu içindeki çete organizasyonlarına hiç dokunulmuyor. Bırakalım bunları, dünyanın gözü önünde bayramını kutlayan halka kurşun sıkan, üzerlerine panzer süren, öldüresiye döven, kol kıran kolluk güçleri, 'demokrasi kahramanı AKP'nin İçişleri ve Adalet bakanlıkları yokmuş gibi ellerini kollarını sallayarak dolaşıyor. Bugün toplanması beklenen Anayasa Mahkemesi'nin, AKP'ye açılan kapatma davası ile ilgili vereceği karar, gerici güçler arasındaki çatışmanın seyri bakımından önemli olacak. Burada şunu unutmamak gerekir ki, gerici güçler arasındaki çatışma, emek ve demokrasi güçlerinin mücadelesi bakımından olanaklar sunmakta ama bu olanağın kullanılması, gericiliğin kampları arasındaki dalaşa yedeklenmemekten; gericiliğin her iki kampına karşı bir mücadele odağı haline gelebilmekten geçmektedir. Bu bakımdan sermaye örgütlerinin yaptığı çağrı öğretici olmalıdır. Sermaye örgütleri, kaderlerini bağladıkları emperyalizm ve uluslararası sermayeyle uyumun zarar görebileceği endişesiyle birleşip harekete geçmiş ve Cumhurbaşkanı Gül ile düzen partilerinin temsilcilerini harekete geçirmiştir.
    Sermaye ve gericiliğin halklarımıza karşı artan saldırganlığına rağmen, emek ve demokrasi güçlerinin gericiliğe karşı birleşme olanaklarını geliştiren gelişmeler de yaşanmaktadır. Newroz'da Kürt halkının ve demokrasi güçlerinin barış, demokrasi ve kardeşlik taleplerini vahşi saldırılara rağmen daha ileriden ve kararlıca savunması, emekçilerin emeklilik ve sağlık haklarını gasp edecek olan Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası'na karşı emek örgütlerinin aldıkları eylem kararları, bu yönde atılmış önemli adımlar olarak değerlendirilmelidir. Emek örgütlerinin 1 Nisan'daki iş bırakma eylemi, Eğitim Sen'in 12 Nisan'da bütün halk güçlerinin katılımıyla yapacağı bölge mitingleri ve yaklaşan 1 Mayıs, insanca yaşam ve demokratik bir ülke mücadelesinin ilerletilmesi; emek, barış ve demokrasi güçlerinin sermaye ve gericiliğe karşı sözünü söylemesi bakımından önemli dönemeçler olacaktır.
    Çetin Diyar
    www.evrensel.net